İçinde Lum Bulunan Kelimeler



İçinde LUM olan 61 kelime bulunuyor. İçerisinde LUM geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Lum ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

MALUMATFURUŞLUK30, TOPLUMSALLAŞMAK27, TOPLUMLAŞTIRMAK27

14 Harfli Kelimeler

TOPLUMSALLAŞMA26, TOPLUMLAŞTIRMA26

13 Harfli Kelimeler

KAPLUMBAĞALAR28, MALUMATSIZLIK22

12 Harfli Kelimeler

MALUMATFURUŞ26, TOPLUMLAŞMAK23, TULUMBACILIK22

11 Harfli Kelimeler

TOPLUMCULUK23, TOPLUMLAŞMA22

10 Harfli Kelimeler

KAPLUMBAĞA25, OLUMSUZLUK19, MALUMATSIZ18, PARABELLUM18, OYLUMLAMAK16, OLUMSALLIK15, TULUMSULAR15, TULUMLULAR14, MALUMATTAR13

9 Harfli Kelimeler

DAVLUMBAZ24, TOPLUMDAŞ21, OYLUMLUCA18, TULUMBACI18, TOPLUMSAL17, MAZLUMLUK16, MARULUMSU15, OYLUMLAMA15, OLUMLULUK14, MALUMATLI13

8 Harfli Kelimeler

DOĞRULUM21, TOPLUMCU19, OYLUMSUZ18, TUZLUMSU16, TULUMCUK15, ALELUMUM12, OLUMLAMA12

7 Harfli Kelimeler

LUMBAGO16, OLUMSUZ15, TULUMCU14, BİLUMUM13, OYLUMLU13, TULUMBA12, OLUMSAL11, SOLUMAK11, TUTULUM11, MALUMAT10

6 Harfli Kelimeler

TOPLUM13, MAZLUM12, OLUMLU10, SOLUMA10, ULUMAK9

5 Harfli Kelimeler

LUM13, DOLUM10, OYLUM10, MALUM8, TULUM8, ULUMA8

4 Harfli Kelimeler

BLUM8, ULUM7


ULUM (Kelime Kökeni: Arapça ʿulūm)


[isim] [eskimiş]
  • Bilimler, ilimler

MALUM (Kelime Kökeni: Arapça maʿlūm)


[sıfat]
  • Bilinen, belli(II)

    Balkan Harbi'nin fecaatlerinden sonraki hadiseler de malumunuzdur. - Etem İzzet Benice

[mecaz]
  • Herkesçe bilinen ancak dile getirilemeyen

    Malum kişi. Malum çevre.

[zarf]
  • Bilindiği üzere, bilindiği gibi, kuşkusuz
[isim] [dil bilgisi]
  • Etken, meçhul karşıtı
[eskimiş] [matematik]
  • Bilinen

Ata Sözleri ve Deyimler

  • malum değil
  • malum olmak
  • malumu ilam etmek
  • malum ya!


TULUM


[isim]
  • Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi
[sıfat] [mecaz]
  • Şişman, tombul

    Bir şeyim yok doktor, bu yaşta annem gibi tulum olacak değilim ya! - Halide Edip Adıvar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tulum çıkarmak
  • tulum çıkmak
  • tulum gibi

Birleşik Kelimeler: tulum peyniri, uyku tulumu, yağ tulumu


ULUMA


[isim]
  • Ulumak işi

    Çılgın gözlerini haddinden fazla açarak uzun uzun bir havlama, bir ulumadır tutturmuş. - Abdülhak Şinasi Hisar


BLUM (Kelime Kökeni: Fransızca blum)


[isim]
  • Bir iskambil oyunu türü

ULUMAK


[nesnesiz]
  • Köpek, kurt, çakal vb. hayvanlar uzun, iniltili, ağlar gibi bir ses çıkarmak

    Geceleyin çakallar etrafta dolaşır, ulurlardı. - Sait Faik Abasıyanık


MALUMAT (Kelime Kökeni: Arapça maʿlūmāt)


[isim]
  • Bilgi

    Bu hakikatler artık çocukların bildikleri en basit malumat sırasına geçmiştir. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • malumat almak
  • malumat edinmek
  • malumat vermek

Birleşik Kelimeler: malumat sahibi


OLUMLU


[sıfat]
  • Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet, pozitif

    Spor sayfalarını okuyarak toplumumuzdaki olumlu gelişmeleri de izleyebilirsiniz. - Necati Cumalı

[dil bilgisi]
  • Olumsuzluk anlatmayan (kelime, cümle)

Birleşik Kelimeler: olumlu cümle, olumlu eylem, olumlu fiil, olumlu tümce


SOLUMA


[isim]
  • Solumak işi

    Bu kaotik şehrin en fazla, zaman tanımayan solumasını seviyordu. - Nermin Bezmen


DOLUM


[isim]
  • Doldurma işi

    Benzin dolum yeri.


OYLUM


[sıfat]
  • İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş
[isim]
  • Hacim
[isim]
  • Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekân karşılığı

Birleşik Kelimeler: oylum oylum, ek oylum


OLUMSAL


[sıfat] [felsefe]
  • Olması kadar olmaması da mümkün bulunan, zorunlu karşıtı

SOLUMAK


[nesnesiz]
  • Nefes alıp vermek

    Soluduğum duman havaya karışırken aniden, kendiliğinden, küçük, bit kadar küçücük bir fikir geldi aklıma. - Elif Şafak

[mecaz]
  • Zorlanmak, gücünün hepsini harcamak

    Otomobil soluyarak Kırmızıtepe'ye tırmanmaya başladı. - Halide Edip Adıvar


TUTULUM


[isim] [gök bilimi]
  • Bir yıl boyunca Güneş'in gök küresi üzerinde çizdiği çemberin sınırladığı daire, ekliptik

ALELUMUM (Kelime Kökeni: Arapça ʿalā'l-ʿumūm)


[zarf] [eskimiş]
  • Genel olarak, genellikle