İçinde Kma Bulunan Kelimeler



İçinde KMA olan 88 kelime bulunuyor. İçerisinde KMA geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Kma ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

ÇAKMAKLAŞMAK20

11 Harfli Kelimeler

ÇAKMAKÇILIK20, ÇAKMAKLAŞMA19, TAKMAMAZLIK17, OTOMATİKMAN15, TOKMAKLAMAK14

10 Harfli Kelimeler

LOKMACILIK17, KAKMACILIK16, TOKMAKLAMA13

9 Harfli Kelimeler

ÇIKMAZLIK18, ÇAKMAKSIZ18, TOKMAKBAŞ16, ÇIKMAKLIK15, ÇAKMAKLIK14, TAKMAZLIK14

8 Harfli Kelimeler

ÇAKMAKÇI16, LOKMACIK14, TOKMAKÇI14, ÇIRAKMAN13, ÇAKMAKLI13, DOLUKMAK13, BIRAKMAK12, SIKMALIK12, YAKMALIK12, KANIKMAK10, KARIKMAK10, AKMANTAR9

7 Harfli Kelimeler

ÇAKMACI15, YIKMACI15, ÇIKMALI13, LOKMACI13, ACIKMAK12, ÇIRAKMA12, DOLUKMA12, KAKMACI12, AYIKMAK11, BURKMAK11, BIRAKMA11, KIRKMAK9, KORKMAK9, KANIKMA9, KARIKMA9, KAKMALI9, SARKMAK9, KALKMAK8

6 Harfli Kelimeler

ÇIKMAZ14, SIKMAÇ12, YAKMAÇ12, ACIKMA11, ÇIKMAK11, AYIKMA10, BURKMA10, BIKMAK10, ÇAKMAK10, YIKMAK10, BAKMAK9, SOKMAK9, SOKMAN9, SIKMAK9, YAKMAK9, KOKMAK8, KORKMA8, KIRKMA8, SARKMA8, TIKMAK8
Tümünü Gör

5 Harfli Kelimeler

ÇIKMA10, AKMAZ9, BIKMA9, ÇAKMA9, YIKMA9, BAKMA8, SOKMA8, SIKMA8, YAKMA8, KOKMA7, LOKMA7, TIKMA7, AKMAK6, AKMAN6, İKMAL6, KAKMA6, TAKMA6

4 Harfli Kelimeler

AKMA5


AKMA


[isim]
  • Akmak işi
[halk ağzında]
  • Reçine, çam sakızı, akındırık

Birleşik Kelimeler: akma hançer, akma sınırı


AKMAK


[-den]
  • Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek

    Eskiden Sakarya, bu köprünün altından akarmış. - Sait Faik Abasıyanık

[nesnesiz]
  • Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak

    Dam akıyor.

[-e]
  • Art arda ve toplu olarak gitmek

    Öfkeli insanlar, el ele, omuz omuza Taksim'e doğru akıyorlardı. - Yusuf Ziya Ortaç

[nesnesiz]
  • Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak

    Çarşafın kumaşı da yer yer akmış, buruşmuştu. - Refik Halit Karay

[nesnesiz]
  • Boya birbirine karışmak
[-le]
  • Sürüp gitmek

    Nedim divanında bir kaside vardır, müjgân üstüne, hicran üstüne, umman üstüne kafiyeleri ve redifleriyle akar. - Yahya Kemal Beyatlı

[nesnesiz] [mecaz]
  • Zaman çabuk geçmek
[nesnesiz] [mecaz]
  • Karışmak, katılmak
[nesnesiz] [argo]
  • Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • akacak kan damarda durmaz
  • akan sular durmak
  • akara kokara bakma, çuvala girene bak
  • akarı kokarı olmamak
  • akarına bırakmak
  • akıp gitmek
  • akmasa da damlar

Birleşik Kelimeler: akan yıldız, akarsu, akaryakıt


AKMAN


[sıfat]
  • Bozulmamış, saf, temiz

İKMAL (Kelime Kökeni: Arapça ikmāl)


[isim]
  • Eksik bir şeyi tamamlama, daha iyi duruma getirme, bütünleme

    Kolordu ikmaliyle ilgili bir iş için görevli olarak gelmiş. - Attila İlhan

[askerlik]
  • Geri hizmet
[edebiyat]
  • Cümlenin, dizenin anlamını sonra gelen cümle veya dize ile tamamlama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikmale bırakmak
  • ikmale kalmak
  • ikmal etmek

Birleşik Kelimeler: ikmal imtihanı


KAKMA


[isim]
  • Kakmak işi

Birleşik Kelimeler: kakma aşı, sedef kakma


TAKMA


[isim]
  • Takmak işi
[sıfat]
  • Gerçeğinin yerine konulan, eğreti, müstear
[sıfat] [tıp]
  • Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını örtmek amacıyla yapılan (organ veya parça), protez

Birleşik Kelimeler: takma ad, takma ayak, takma bacak, takma diş, takma isim, takma kirpik, takma kol, takma saç


KOKMA


[isim]
  • Kokmak işi

    Yıkanmamayı ve böylece pis pis kokmayı bile göze alırlarmış. - Salâh Birsel


LOKMA (Kelime Kökeni: Arapça luḳme)


[isim]
  • Ağza bir defada alınıp götürülen yiyecek parçası, sokum

    Öbür yemeklerden bile ağzına bir lokma koyamadı. - Ömer Seyfettin

[teknik]
  • Türlü kalınlıktaki cıvataları, boşluğuna geçirip sökmeye veya sıkıştırmaya yarayan metalden alet
[mecaz]
  • Genellikle haksız olarak ele geçirilen mal veya para

    Bu lokma sizin için çok büyüktür, boğazınızdan geçmez; yutamayacaksınız ve boğulacaksınız. - Peyami Safa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • lokma (veya lokması) ağzında büyümek
  • lokma çiğnenmeden yutulmaz
  • lokma dökmek
  • lokma etmek
  • lokma karın doyurmaz, şefkat artırır
  • lokmasını dökmek
  • lokmasını saymak

Birleşik Kelimeler: lokma anahtar, lokma başlığı, lokma göz, lokma tatlısı, bir lokma, haram lokma, et lokması, kibar lokması, saray lokması


TIKMA


[isim]
  • Tıkmak işi

KALKMAK


[nesnesiz]
  • Gitmek üzere yerinden ayrılmak

    Niye kalktınız, biraz daha otursaydınız.

[-den]
  • Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak

    Annem yerinden kalktı, yanıma geldi, bir kolunu uzatarak omzuna doladı. - Halit Ziya Uşaklıgil

[-den]
  • Uyanarak yataktan ayrılmak

    İstemeye istemeye, altüst olmuş yataktan kalktım. - Ömer Seyfettin

[-den]
  • Uçmak, havalanmak

    Uçak pistten kalktı.

[-e]
  • Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak

    At, art ayakları üzerine kalktı.

[-den]
  • Yok olmak, artık bulunmamak

    Ortalıktan kar kalkınca gelebilirim.

[-e]
  • Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek

    Gözlüklerini takmadan okumaya kalktı. - Necati Cumalı

[-e]
  • Bir durumdan başka bir duruma geçmek

    Dörtnala kalkmak.

    Tırısa kalkmak.

[-e] [-den]
  • Başka yere gitmek, taşınmak

    O yıl çok geçmeden piyade taburu bizim ilçeden başka ilçeye kalktı. - Necati Cumalı

[-e]
  • Ayakta beklemek

    Mektepte cezaya kalkmış gibi duruyorsun. - Falih Rıfkı Atay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kalkıp kalkıp oturmak

Birleşik Kelimeler: düşe kalka


KOKMAK


[nesnesiz]
  • Koku çıkarmak

    Her gelişinde üzeri yabancı lavantalar kokuyor. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[mecaz]
  • Olacağıyla ilgili belirtiler göstermek, olacağı hissedilmek

    Ortalık savaş kokuyordu.

[mecaz]
  • Kokusu gelmek

    Kızartma kokmuştur, hemen biraz ye.

[-i] [halk ağzında]
  • Koklamak

Birleşik Kelimeler: kokar ağaç


KORKMA


[isim]
  • Korkmak işi

    İnsanların korkması icap eden en büyük felaket, kötü ahlaktır. - Samiha Ayverdi


KIRKMA


[isim]
  • Kırkmak işi

SARKMA


[isim]
  • Sarkmak işi

TIKMAK


[-e] [-i]
  • İterek, zorla, aceleyle sokmak

    Her birinin ağzına avucundaki et parçasını tıktı. - Falih Rıfkı Atay

[teklifsiz konuşmada]
  • Sokmak

    Hesap kitap, müfettiş derken Aslan'ı kafese tıkmışlar. - Memduh Şevket Esendal

Birleşik Kelimeler: tıka basa