İçinde KAF olan 58 kelime bulunuyor. İçerisinde KAF geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Kaf ile başlayan kelimeler. Kaf ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
MÜKAFATLANDIRMA28
12 Harfli Kelimeler
KAFATASÇILIK24, KAFİYESİZLİK24, DİKKAFALILIK22
11 Harfli Kelimeler
KAFİRLEŞMEK21
10 Harfli Kelimeler
KAFADAŞLIK22, KAFASIZLIK22, KAFESÇİLİK20, KAFİRLEŞME20, MÜSAKKAFAT20, KAFADARLIK19, KAFEŞANTAN19, KAFESLEMEK18, MANKAFALIK18, KAFİRİSTAN17
9 Harfli Kelimeler
BAŞKAFİYE22, KAFİYESİZ21, KAFATASÇI20, DİKKAFALI18, MÜKAFATEN18, KAFALILIK17, KAFESLEME17, KAFETERYA17, KARAKAFES16
8 Harfli Kelimeler
KAFTANCI18, BATİSKAF17, KURUKAFA16, KAFATASI16, KAFİYELİ16, İSTİNKAF15, KAFİRLİK14
7 Harfli Kelimeler
KAFDAĞI23, MUKAFFA21, KAFFESİ20, KAFADAŞ18, KAFASIZ18, KAFESÇİ17, MÜKAFAT16, KAFADAN15, KAFADAR15, KAFAKOL14, KAFESLİ14, MANKAFA14
6 Harfli Kelimeler
KAFACA15, KAFİYE14, KAFALI13, İTİKAF12, KAFEİN12, KAFİLE12, KAFTAN12
5 Harfli Kelimeler
EVKAF17, KAFES12, KAFUR12, SAKAF12, KAFİR11
4 Harfli Kelimeler
KAFA10, KAFE10, KAFİ10
KAFA
(Kelime Kökeni: Arapça ḳafā)
[isim]
[mecaz]
[mecaz]
Ata Sözleri ve Deyimler
- kafa (veya kafasını) dinlendirmek
- kafa (veya kafasını) karıştırmak
- kafa (veya kafasını) şişirmek
- kafa (veya kafasını) ütülemek
- kafa (veya kafayı) çekmek
- kafa (veya kafayı veya kafasını) dinlemek
- kafa atmak
- kafa bulmak
- kafa cilalamak
- kafa eskitmek
- kafa göz yarmak
- kafa kafaya vermek
- kafa kalmamak
- kafa patlatmak
- kafa sallamak
- kafası (veya kafasına) takılmak
- kafası almamak (veya sarmamak)
- kafası bir dünya
- kafası bozulmak
- kafası bulanmak
- kafası dolmak
- kafası dönmek
- kafası dumanlanmak
- kafası durmak
- kafası düzelmek
- kafası ile oynamak
- kafası işlemek (veya çalışmak)
- kafası karışmak (veya allak bullak olmak)
- kafası kazan (gibi) olmak
- kafası kızmak
- kafasına dank etmek
- kafasına estiği gibi
- kafasına geçirmek
- kafasına girmek
- kafasına girmemek
- kafasına göre
- kafasına koymak
- kafasına sığmamak
- kafasına söz girmemek
- kafasına uymak
- kafasına vura vura
- kafasına vur, ekmeğini elinden al
- kafasına vurmak
- kafasından çıkarmak (veya atmak)
- kafasından geçirmek
- kafasında şimşek çakmak
- kafasında tutmak
- kafasını ezmek
- kafasını işletmek
- kafasını kaldırmak
- kafasını kaldırmamak
- kafasını kaşıyacak vakti olmamak
- kafasını kırmak
- kafasını kullanmak
- kafasını kurcalamak
- kafasının bir tahtası eksik (veya noksan) (olmak)
- kafasının dikine gitmek
- kafasının etini yemek
- kafasının kontağı atmak
- kafasını sarmak (veya açmak)
- kafasını sokmak
- kafasını taştan taşa çarpmak (veya vurmak)
- kafasını toplamak
- kafasını tütsülemek
- kafasını uçurmak
- kafasını vurmak
- kafası sarmamak
- kafası sersem sepet (olmak)
- kafası şişmek
- kafası yerinde olmamak
- kafası yerine gelmek
- kafa tutmak
- kafaya almak
- kafaya çıkmak
- kafa yapmak
- kafaya takmak
- kafayı (bir yere) vurmak
- kafayı bulandırmak
- kafayı bulmak
- kafayı çalıştırmak (veya işletmek)
- kafayı değiştirmek
- kafayı tütsülemek (veya dumanlamak)
- kafayı üşütmek
- kafayı yemek
- kafa yok!
- kafa yormak
Birleşik Kelimeler: kafa çıkışı, kafa dengi, kafa sesi, kafa işçisi, kafa kâğıdı, kafa koçanı, kafakol, kafatası, kafası boş, kafası bulutlu, kafası çatlak, kafası dumanlı, kafası iyi, kafası kıyak, kafası kontak, kafası küflü, kafası örümcekli, kafası tembel, kalın kafa, kurukafa, kuru kafa, taş kafa
KAFE
[isim]
-
İçecek ve hafif yiyeceklerin satıldığı, bazılarında kapı önlerinde oturacak yerlerin bulunduğu ayaküstü yiyecek yerleri
KÂFİ
(Kelime Kökeni: Arapça kāfī)
[sıfat]
[ünlem]
Ata Sözleri ve Deyimler
KÂFİR
(Kelime Kökeni: Arapça kāfir)
[isim] [din bilgisi]
-
Tanrı'nın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse
[ünlem]
-
Sevilen birine takılmak, sitem etmek için kullanılan bir seslenme sözü
[mecaz]
[halk ağzında]
İTİKÂF
(Kelime Kökeni: Arapça iʿtikāf)
[isim] [eskimiş]
-
Bir kenara çekilme, ortalıkta görünmeme
[din bilgisi]
-
Ramazan ayının son on gününde Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak üzere dünya işlerinden ilgiyi kesip camiye kapanarak ibadet etme
KAFEİN
(Kelime Kökeni: Fransızca caféine)
[isim]
-
Kahve ve çayda bulunan, hekimlikte kullanılan, kasları, sinirleri uyarıcı, mide salgısını ve metabolik hızı artırıcı etki yapan bir madde
KAFİLE
(Kelime Kökeni: Arapça ḳāfile)
[isim]
[eskimiş]
KAFTAN
[isim] [tarih]
Birleşik Kelimeler: biçilmiş kaftan
KAFES
(Kelime Kökeni: Arapça ḳafes)
[isim]
[argo]
[eskimiş]
-
Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer
[eskimiş]
Ata Sözleri ve Deyimler
- kafese girmek
- kafese koymak
- kafes gibi
Birleşik Kelimeler: kafes teli, karakafes, tel kafes, göğüs kafesi, kaporta kafesi, kuş kafesi
KÂFUR
(Kelime Kökeni: Arapça kāfūr)
[isim] [eskimiş]
-
Kâfur ağacından elde edilen, hekimlikte kullanılan, beyaz ve yarı saydam, kolaylıkla parçalanan, güzel kokulu bir madde
Hastaneye gider gitmez gene kan aldırdılar, kâfuru şırınga ettiler, daha bilmem neler yaptılar, hasta açılmadı.
- Memduh Şevket Esendal
[sıfat] [mecaz]
Birleşik Kelimeler: kâfur ağacı
SAKAF
(Kelime Kökeni: Arapça saḳf)
[isim] [eskimiş]
-
Çatı, dam
Genç âlimlerin, binbir rica, yüz bin teşekkürle gezip yıkık sakaflarının ... resimlerini almadıkları bu harabe, iki yüz yaşını çoktan doldurmuştu.
- Ömer Seyfettin
KAFALI
[sıfat]
[mecaz]
-
Bilgili, kavrayışlı ve anlayışlı
Kafalı adam.
Birleşik Kelimeler: boş kafalı, dar kafalı, dibek kafalı, dikkafalı, eski kafalı, eşek kafalı, et kafalı, geri kafalı, horoz kafalı, kabak kafalı, kalın kafalı, kaz kafalı, kısa kafalı, örümcek kafalı, sepet kafalı, uzun kafalı
KÂFİRLİK
[isim]
KAFAKOL
[isim] [spor]
Ata Sözleri ve Deyimler
KAFESLİ
[sıfat]
-
Kafesi olan veya kafes biçiminde olan