İçinde Kab Bulunan 8 Harfli Kelimeler



İçerisinde KAB olan 8 harfli 23 kelime bulunuyor. İçinde KAB olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Kab ile başlayan 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

AHZÜKABZ22, HOKKABAZ18, KABUSSUZ17, KABLOSUZ16, KABUKSUZ16, MUNKABIZ16, KABADAYI15, KABIZLIK15, KABZIMAL15, KABALACI14, KABARCIK14, AYAKKABI13, KABARECİ13, AKABİNDE12, KABİLDEN12, MURAKABE12, MUKABELE12, AKABİLME11, KABAKLIK11, KABALİST11, KABARALI11, KABARMAK11, KABARTMA11


AKABİLME


[isim]
  • Akabilmek işi

KABAKLIK


[isim]
  • Karpuz veya kavunun ham olma durumu
[mecaz]
  • Bilgisizlik, görgüsüzlük

KABALİST (Kelime Kökeni: Fransızca cabaliste)


[isim] [din bilgisi]
  • Kabalacı (I)

    Şair, âlim, mütefennin, feylesof, mutasavvıf ve kabalist olduğu kadar hayalperverdi. - Ömer Seyfettin


KABARALI


[sıfat]
  • Kabara çakılmış olan

    Erkekler kabaralı ayakkabılarıyla birer ikişer evlerine döndüler. - Necati Cumalı


KABARMAK


[nesnesiz]
  • Ağırlığı artmadan hacmi büyümek

    Ekmek iyi kabardı.

[mecaz]
  • Bulanmak
[mecaz]
  • Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek

    Bu olayı duyunca delikanlının yüreği öç alma duygusuyla kabarır. - Necati Cumalı

[-e] [nesnesiz] [mecaz]
  • Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak
[mecaz]
  • Böbürlenmek, gururlanmak

    Kumandan, atını şahlandırarak hurra hurra diye kendisini alkışlayan keyifli halka boyun kırarak kabarıyordu. - Ömer Seyfettin


KABARTMA


[isim]
  • Kabartmak işi

    Pansiyon sahipleri, kirada gösterdikleri bu ehveniyeti diğer hileli muamelelerinde kabartmanın yolunu bilirler. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[sıfat]
  • Kabartılarak yapılan

    Kabartma harita.

Birleşik Kelimeler: kabartma tozu, alçak kabartma


AKABİNDE


[zarf]
  • Arkasından, hemen arkadan, ardından, hemen ardından

    Kulağı iki kesik tırnak kıskacına aldıktan sonra başı şiddetle sağa sola sarsar, akabinde yanaklarda patlayan iki şimşek alevi gözlerden çıkar. - Ahmet Rasim


MURAKABE (Kelime Kökeni: Arapça murāḳabe)


[isim] [eskimiş]
  • Denetleme

    Onun tatlı sert murakabesi, konağın her ferdince kabul edilmiş. - Samiha Ayverdi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • murakabe etmek


MUKABELE (Kelime Kökeni: Arapça muḳābele)


[isim]
  • Karşılık verme, karşılama, karşılık
[eskimiş]
  • Karşılaştırma, karşılıklı yapılan okuma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mukabelede bulunmak
  • mukabele etmek
  • mukabele okumak


AYAKKABI


[isim]
  • Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılan giyecek, başmak, pabuç

    Elbiselerini bizzat yamıyorlar, ayakkabılarını tamir ediyorlar, hayvanlarını öz elleriyle sağıyorlar. - Necip Fazıl Kısakürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ayakkabılarını çevirmek
  • ayakkabı vurmak


KABARECİ


[isim]
  • Kabare oynayan oyuncu

    Şu üç delikanlı bugün gerçekten Avrupa klası birer kabareci olma yolundadır. - Haldun Taner


KABALACI


[isim] [din bilgisi]
  • Kabala (I) konusunda uzmanlaşmış kimse, kabala ile uğraşan kişi
[isim]
  • Kabala (II) iş yapan kimse

KABARCIK


[isim]
  • İçi su, hava dolu ufak kabartı veya kürecik

    Bardağın içindeki maden suyu kabarcıklarının pıtır pıtır söndüğü bile duyuluyordu. - Haldun Taner

[fizik]
  • Metal biliminde sıvı veya katıların içinde oluşan gaz hacmi

Birleşik Kelimeler: karakabarcık


KABADAYI


[isim]
  • Kendine özgü namus kurallarını esas alıp toplum kurallarının dışına çıkarak zorbalık yapan kimse

    Ramazan, sertliği, zulmü ile ün salmış bir kabadayı idi. - Halide Edip Adıvar

[sıfat] [mecaz]
  • Yürekli

    Doğrusu kabadayı çocuktur.

[halk ağzında]
  • Bir şeyin en iyisi, başta geleni

    Bunun en kabadayısı yüz bin lira.

Birleşik Kelimeler: kaldırım kabadayısı


KABIZLIK


[isim]
  • Kabız