İçinde Hus Bulunan Kelimeler



İçinde HUS olan 16 kelime bulunuyor. İçerisinde HUS geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Hus ile başlayan kelimeler. Hus ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

10 Harfli Kelimeler

HUSUMETKAR18

9 Harfli Kelimeler

HUSUSUYLA20, HUSUSİYET19, ALELHUSUS17, LOHUSALIK17

8 Harfli Kelimeler

TEFAHHUS24

7 Harfli Kelimeler

BAHUSUS17, HUSUMET15, NUHUSET14

6 Harfli Kelimeler

HUSUSİ14, LOHUSA13, MENHUS13

5 Harfli Kelimeler

HUSUF18, HUSUS13, HUSYE13, HUSUL12


HUSUL (Kelime Kökeni: Arapça ḥuṣūl)


[isim]
  • Olma, oluş, oluşma, meydana gelme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • husul bulmak
  • husule gelmek


LOHUSA (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim]
  • Yeni doğum yapmış kadın

    Annemin lohusa yatağı, evin cepheye doğru, sonundaki ön odada idi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: lohusa humması, lohusa otu, lohusa şekeri, lohusa şerbeti


MENHUS (Kelime Kökeni: Arapça menḥūs)


[sıfat] [eskimiş]
  • Uğursuz

    Odanın içinde yine o menhus koku, o cehennem mazinin kokusu vardı. - Aka Gündüz


HUSUS (Kelime Kökeni: Arapça ḫuṣūṣ)


[isim]
  • Konu, madde

    Mallarımın idaresi hususunda kendisinden hiçbir yardım esirgemiyorlar. - Ercüment Ekrem Talu


HUSYE (Kelime Kökeni: Arapça ḫuṣye)


[isim] [anatomi]
  • Er bezi, testis

NUHUSET (Kelime Kökeni: Arapça nuḥūset)


[isim] [eskimiş]
  • Uğursuzluk

HUSUSİ (Kelime Kökeni: Arapça ḫuṣūṣī)


[sıfat]
  • Özel

    Kadıköy vapurunun hususi kamarasında, boyları birer metreyi aşmayan bir müvezzi kalabalığı kaynaşıyor. - Necip Fazıl Kısakürek

[zarf]
  • Özel olarak, özel bir biçimde

    Annemle babam dört gün içinde üç defa hususi konuştular. - Aka Gündüz


HUSUMET (Kelime Kökeni: Arapça ḫuṣūmet)


[isim]
  • Hasım olma durumu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • husumet beslemek


ALELHUSUS (Kelime Kökeni: Arapça ʿalā'l-ḫuṣūṣ)


[zarf] [eskimiş]
  • Hele, özellikle

    Alelhusus öyle ufak tefek âdetleri, sayılı, hesaplı şeyleri hiç sevmez. - Ercüment Ekrem Talu


LOHUSALIK


[isim]
  • Lohusa olma durumu

BAHUSUS (Kelime Kökeni: Farsça bā + Arapça ḫuṣūṣ)


[zarf] [eskimiş]
  • Özellikle

    Köşk geniş, ben kalabalığı severim, bahusus etrafımda sizin gibi gençler olursa büsbütün içim açılır. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu


HUSUMETKÂR (Kelime Kökeni: Arapça ḫuṣūmet + Farsça -kār)


[sıfat] [eskimiş]
  • Düşmanlık besleyen, kin güden (kimse)
[zarf]
  • Düşmanca

    Eniştesinin saflığından cesaret alarak ablasının husumetkâr davranması, evdeki mevkisini güçleştiriyordu. - Ercüment Ekrem Talu


HUSUF (Kelime Kökeni: Arapça ḫusūf)


[isim] [eskimiş] [gök bilimi]
  • Ay tutulması

HUSUSİYET (Kelime Kökeni: Arapça ḫuṣūṣiyyet)


[isim]
  • Özellik

    Zaten insanın en büyük hususiyeti, içinde bulunduğu hâlden kurtulma arzusudur. - Ahmet Muhip Dranas


HUSUSUYLA


[zarf]
  • Özellikle