İçinde Hne Bulunan Kelimeler



İçinde HNE olan 20 kelime bulunuyor. İçerisinde HNE geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Hne ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

11 Harfli Kelimeler

HNELEŞMEK25, SAHNELETMEK17, SAHNELENMEK17

10 Harfli Kelimeler

HNELEŞME24, SAHNELEYİŞ20, SAHNELETME16, SAHNELENME16, SAHNELEMEK16

9 Harfli Kelimeler

HNETSİZ18, SAHNELEME15

8 Harfli Kelimeler

HNEMEK19, KÖHNELİK18, MİHNETLİ13

7 Harfli Kelimeler

HNEME18

6 Harfli Kelimeler

HNEN13, MİHNET11

5 Harfli Kelimeler

HNE15, ŞAHNE12, SAHNE10, RAHNE9


RAHNE (Kelime Kökeni: Farsça raḫne)


[isim] [eskimiş]
  • Gedik

    Bir taraftan aylık taksiti bütçesinde büyük bir rahne açan bu borcu senelerce ödeye ödeye bitirememiş. - Abdülhak Şinasi Hisar


SAHNE (Kelime Kökeni: Arapça ṣaḥne)


[isim]
  • İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk

    Tiyatro yönetimi ve sahne düzeni her bakımdan ilkel, çağın koşullarına uygun olarak bozuktu. - Metin And

[mecaz]
  • Tanık olunan, gözlenen olay

    Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm. - Aka Gündüz

[mecaz]
  • Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı

    Politika sahnesinde adları duyulan kişiler.

[tiyatro]
  • Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri

    Gök Korsan konusunu açtığımda, henüz tasarlama hâlindeyken yazdığım bazı sahneleri okumuştu. - Cahit Uçuk

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sahne almak
  • sahne olmak
  • sahneye çıkmak
  • sahneye koymak

Birleşik Kelimeler: sahne dengesi, sahne sanatları, döner sahne


MİHNET (Kelime Kökeni: Arapça miḥnet)


[isim]
  • Sıkıntı

    Her mihnet kabulüm yeter ki / Gün eksilmesin penceremden - Cahit Sıtkı Tarancı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mihnet çekmek


ŞAHNE (Kelime Kökeni: Arapça şaḥne)


[isim] [eskimiş]
  • Anadolu ve İran'da devlet kurmuş halklarda devlet görevlisi

MİHNETLİ


[sıfat]
  • Sıkıntılı, eziyetli olan

ZİHNEN (Kelime Kökeni: Arapça ẕihnen)


[zarf]
  • Zihince

SAHNELEME


[isim]
  • Sahnelemek işi

    Her oyunda, ele aldığım konu için yeni bir şekil, dramatik açıdan ve sahneleme açısından yeni bir üslup bulmaya çalışıyorum. - Nazım Hikmet


KÖHNE (Kelime Kökeni: Farsça kohne)


[sıfat]
  • Eskiyip yıpranmış, bakımsız kalmış

    Annemin çocukluğundan beri yanından ayırmadığı köhne ciltli, küçük bir Mushaf'ı vardı. - Yahya Kemal Beyatlı

[mecaz]
  • İçinde yaşanılan zamana göre geride kalmış, eskimiş, çağ dışı

    Köhne bir düşünce.


SAHNELETME


[isim]
  • Sahneletmek işi

SAHNELENME


[isim]
  • Sahnelenmek işi

SAHNELEMEK


[-i]
  • Sahneye koymak
[mecaz]
  • Görüntü vermek

    İdeal koca rolünü başarıyla sahneleyerek onu dünyaevine sokmakta güçlük çekmemiş. - Ahmet Ümit


SAHNELETMEK


[-i]
  • Sahneleme işini yaptırmak

SAHNELENMEK


[nesnesiz]
  • Oyun sahneye konulmak

    Okulda yazdığım bir oyun sahnelenince yüreklendiğimi anlattım. - Refik Erduran

[mecaz]
  • Bir durum, bir olay ortaya çıkmak, görünür olmak
[mecaz]
  • Bir durum, bir olay gerçekleştirilmek

MİHNETSİZ


[sıfat]
  • Sıkıntısız, eziyetsiz olan

KÖHNELİK


[isim]
  • Köhne olma durumu