İçinde Has Bulunan Kelimeler



İçinde HAS olan 120 kelime bulunuyor. İçerisinde HAS geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Has kelimesinin anlamı nedir? Has ile başlayan kelimeler. Has ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

MÜSAMAHASIZLIK29, VELHASILIKELAM28, HASBETENLİLLAH25, HASTALANDIRMAK23

13 Harfli Kelimeler

MUHASEBECİLİK25, MÜTEHASSISLIK25, HASTALANDIRMA22

12 Harfli Kelimeler

MAVİHASTALIK25, HASEKİKÜPESİ24

11 Harfli Kelimeler

MÜSAMAHASIZ25, MURAHHASLIK23, HASARSIZLIK22, HASBELKADER20, HASILIKELAM19, HASROLUNMAK19, HASIRLANMAK18, HASETLENMEK17, HASTALANMAK17

10 Harfli Kelimeler

MUHASEBECİ22, HASIRCILIK21, MUHASİPLİK21, MÜTEHASSIS21, HASATÇILIK20, MÜTEHASSİS20, HASANBEYLİ19, HASSASİYET19, HASTALANIŞ19, MUHASSASAT19, MÜNHASIRAN19, HASETÇİLİK18, HASROLUNMA18, MUHASSENAT18, HASIRLAMAK17, HASIRLANMA17, HASTALIKLI17, HASETLENME16, HASTALANMA16, HASTANELİK15

9 Harfli Kelimeler

HASANKEYF22, HASTAHANE18, HASEBİYLE18, MUHASEBAT18, MÜSTEHASE18, HASSASLIK17, MUHASSALA17, MUHASAMAT17, HASILATLI16, HASIRALTI16, HASIRLAMA16, HASİYETLİ16, HASRETMEK15, HASRETLİK14

8 Harfli Kelimeler

MÜŞAHHAS23, VELHASIL20, HASBİHAL19, MURAHHAS19, HASARSIZ18, HASSİYUM18, MÜBAHASE18, PAHASINA18, MUHASEBE17, MUHASSAS17, MUHASSIL17, MÜNHASIR17, TAHASSÜS17, BİLHASSA16, HASIMLIK16, TAHASSÜR16, HASBİLİK15, MUHASARA15, TAHASSUN15, HASTALIK14
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

ÇUHASIZ20, MUHASİP18, HASIRCI17, HASIMCA17, HASATÇI16, MUHASIM16, HASETÇİ15, MUHASIR15, HASİYET14, HASIRLI14, ELHASIL13, HASMANE13, HASARLI13, HASILAT13, HASTANE12, HASENAT12, HASETLİ12

6 Harfli Kelimeler

HASKÖY19, DAHASI14, HASILI13, HASSAS13, HASILA12, HASEKİ11, HASLET11, HASRET11, HASTEL11

5 Harfli Kelimeler

HASPA14, HASEP14, EŞHAS13, HASIM12, HAS12, HASUT11, HASSE11, HASSA11, HASİS11, HASIL11, HASIR11, HASAR10, HASTA10, HASET10, HASAT10

4 Harfli Kelimeler

HASA9

3 Harfli Kelimeler

HAS8


HAS (Kelime Kökeni: Arapça ḫāṣṣ)


[sıfat]
  • Özgü

    Her medeniyet kendine has değerleri gerçekleştirerek insanlığın ortak hazinesini zenginleştirir. - Cemil Meriç

[mecaz]
  • İyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kimse)
[isim] [tarih]
  • Başmaklık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • has olmak

Birleşik Kelimeler: has un, kendine has


HASA


[isim]
  • Patiska

HASAR (Kelime Kökeni: Arapça ḫasār)


[isim]
  • Herhangi bir olayın yol açtığı kırılma, dökülme, yıkılma gibi zarar

    Yağmur yollarda hasara yol açtı.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hasara uğramak


HASTA (Kelime Kökeni: Farsça ḫaste)


[sıfat]
  • Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız

    Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu. - Yahya Kemal Beyatlı

[mecaz]
  • Aşırı düşkün, tutkun

    Maç hastası.

[argo]
  • Parasız, züğürt
[teklifsiz konuşmada]
  • Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ... hastası (olmak)
  • hasta etmek
  • hasta ol benim için, öleyim senin için
  • hasta olmak (veya düşmek)
  • hasta olmayan sağlığın kadrini bilmez
  • hastaya bakmaktan hasta olması yeğdir
  • hastaya döşek sorulmaz

Birleşik Kelimeler: hasta bakıcı, hasta hakları, hasta kâğıdı, hastane, ağır hasta, akıl hastası, kalp hastası, ruh hastası, sinir hastası


HASET (Kelime Kökeni: Arapça ḥased)


[isim]
  • Kıskançlık, çekememezlik, günü

    Gözlerinde bir fena haset kıvılcımı, bir bayağılık yakalıyordu. - Reşat Nuri Güntekin

[sıfat]
  • Kıskanç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • haset etmek


HASAT (Kelime Kökeni: Arapça ḥaṣād)


[isim]
  • Ürün kaldırma, ekin biçme işi

HASEKİ (Kelime Kökeni: Arapça ḫāṣṣe + Farsça -gi)


[isim] [tarih]
  • Osmanlı Devleti'nde bir görevde eskimiş olanlara verilen unvan

Birleşik Kelimeler: hasekiküpesi, haseki sultan


HASLET (Kelime Kökeni: Arapça ḫaṣlet)


[isim] [eskimiş]
  • İnsanın yaradılışından gelen özellik, huy

HASRET (Kelime Kökeni: Arapça ḥasret)


[isim]
  • Özlem

    Hasretimden deli olacak hâle geldim. - Nazım Hikmet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hasret bırakmak
  • hasret çekmek
  • hasret gidermek
  • hasret gitmek
  • hasretini çekmek
  • hasret kalmak


HASTEL (Kelime Kökeni: Fransızca hostel)


[isim]
  • Daha ziyade gençlerin ve araştırmacıların konaklaması için yapılmış ve belirli kurallara göre yönetilen ucuz tesisler

HASUT (Kelime Kökeni: Arapça ḥasūd)


[sıfat] [eskimiş]
  • Kıskanç

    Bu hasutların dedikodularına inanmak caiz mi? - Peyami Safa


HASSE


[isim]
  • Patiska

HASSA (Kelime Kökeni: Arapça ḫāṣṣa)


[isim] [eskimiş]
  • Özellik

    Büyüklerin çoğunda bu hassa yoktur. - Necip Fazıl Kısakürek

Birleşik Kelimeler: hassa askeri

[isim]
  • Hatay iline bağlı ilçelerden biri

HASİS (Kelime Kökeni: Arapça ḫasīs)


[sıfat] [eskimiş]
  • Cimri

    Hasis kadın tozu dumana katar, kıyameti koparır. - Peyami Safa

[mecaz]
  • Bayağı, insanı küçülten, değersiz

    Hasis menfaatler.


HASIL (Kelime Kökeni: Arapça ḥāṣil)


[sıfat]
  • Olan, ortaya çıkan, görünen

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hasıl etmek
  • hasıl olmak

Birleşik Kelimeler: hasılıkelam