İçinde Eyr Bulunan Kelimeler



İçinde EYR olan 35 kelime bulunuyor. İçerisinde EYR geçen kelimeler ve kelime anlamları.

15 Harfli Kelimeler

SEYREKLEŞTİRMEK22

14 Harfli Kelimeler

SEYREKLEŞTİRİŞ23, SEYREKLEŞTİRME21

12 Harfli Kelimeler

SEYREKLEŞMEK19, SEYRELTİLMEK16, SEYRELTİKLİK15

11 Harfli Kelimeler

SEYREKLEŞME18, ÇEYREKLEMEK17, SEYREYLEMEK17, SEYREDİLMEK17, SEYRELTİLME15

10 Harfli Kelimeler

SEYRÜSEFER22, ÇEYREKLEME16, SEYREYLEME16, SEYRELTİCİ16, SEYREDİLME16, SEYRELTMEK14

9 Harfli Kelimeler

ZEYREKLİK14, SEYRETMEK13, SEYRELTME13, SEYRELMEK13, SEYRANLIK13, SEYRELTİK12, SEYREKLİK12

8 Harfli Kelimeler

ÜÇÇEYREK18, SEYREKÇE14, SEYRELME12, SEYRETME12

6 Harfli Kelimeler

PEYREV18, BEYRUT11, ÇEYREK11, ZEYREK11, SEYRET9, SEYREK9, SEYRAN9


SEYREK


[sıfat]
  • Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı

    Öğle vapurlarının seyrek ahalisi içinden sıyrıldı, koşarak merdivenleri çıktı. - Peyami Safa

[zarf]
  • Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimde, arada sırada, binde bir, nadir, nadiren, bayramdan bayrama, bayramda seyranda

Birleşik Kelimeler: seyrek otlatma


SEYRAN (Kelime Kökeni: Arapça seyrān)


[isim]
  • Gezme, gezinme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • seyrana çıkmak
  • seyran etmek (veya eylemek)

Birleşik Kelimeler: bayramda seyranda


ÇEYREK (Kelime Kökeni: Farsça çār + yek)


[sıfat]
  • Dörtte bir
[isim]
  • Çeyrek altın
[zarf]
  • On beş dakikalık zaman
[isim] [argo]
  • Alman markı
[isim] [eskimiş]
  • Gümüş mecidiyenin dörtte biri değerinde olan beş kuruş

    Şehre vardığım zaman, iki gümüş çeyrekten başka param yoktu. - Falih Rıfkı Atay

Birleşik Kelimeler: çeyrek altın, çeyrek final, çeyrek finalist, çeyrek son, ilk çeyrek, son çeyrek, üççeyrek


ZEYREK (Kelime Kökeni: Farsça zīrek)


[sıfat] [eskimiş]
  • Anlayışlı, uyanık, zeki
[isim] [halk ağzında]
  • Keten tohumu

SEYRELTİK


[sıfat] [kimya]
  • Seyreltilmiş olan, derişik karşıtı

    Seyreltik sülfürik asit.


SEYREKLİK


[isim]
  • Seyrek olma durumu, nadirlik

    Armut ağaçlarının seyrekliğinde kurulu çadırlar, ay ışığında yalnızlaşıyordu. - Mustafa Necati Sepetçioğlu


SEYRELME


[isim]
  • Seyrelmek işi

SEYRETME


[isim]
  • Seyretmek işi

    Bizim balıkçı Süleyman doyamamış bu güzelliği seyretmeye. - Elif Şafak


SEYRETMEK (Kelime Kökeni: Arapça seyr + Türkçe etmek)


[nesnesiz]
  • Bir şeyin durumunu, oluşumunu gözlemek, bakmak
[-i]
  • Bir olaya karışmadan bakmak

    Rabia biraz şaşkın, salapuryada arkadaş olduğu çocuklu tazenin kocasıyla buluşmasını seyrediyordu. - Halide Edip Adıvar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • seyret!


SEYRELTME


[isim]
  • Seyreltmek işi, seyrekleştirme

SEYRELMEK


[nesnesiz]
  • Seyrekleşmek

    Gelip gidişleri giderek seyreldi ve bir zaman sonra tümüyle yitti Ercan. - Yusuf Atılgan


SEYRANLIK


[isim]
  • Gezinti yeri

    Bu Osmanlı prensini de 1910 sularında İstanbul'un bir seyranlığında görmüştüm. - Falih Rıfkı Atay


SEYRELTMEK


[-i]
  • Seyrekleştirmek

ZEYREKLİK


[isim] [ruh bilimi]
  • Zekilik

SEYREKÇE


[zarf]
  • Biraz seyrek, seyrek bir biçimde