İçinde Esu Bulunan Kelimeler



İçinde ESU olan 21 kelime bulunuyor. İçerisinde ESU geçen kelimeler ve kelime anlamları.

15 Harfli Kelimeler

MESULİYETSİZLİK24

13 Harfli Kelimeler

AKSESUARCILIK21

12 Harfli Kelimeler

MESULİYETSİZ21, GİRESUNLULUK20

11 Harfli Kelimeler

MESULİYETLİ16

10 Harfli Kelimeler

AKSESUARCI17

9 Harfli Kelimeler

GİRESUNLU16, MESULİYET14

8 Harfli Kelimeler

MESUDİYE15, CESURLUK14, MESUDANE13, CESURANE13, AKSESUAR11

7 Harfli Kelimeler

CESURCA15, GİRESUN13, MESUTÇA13

6 Harfli Kelimeler

İNCESU11

5 Harfli Kelimeler

CESUR10, MESUT8, MESUL8, RESUL7


RESUL (Kelime Kökeni: Arapça resūl)


[isim] [din bilgisi]
  • Kendisine kitap indirilmiş peygamber
[eskimiş]
  • Haberci

MESUT (Kelime Kökeni: Arapça mesʿūd)


[sıfat]
  • Mutlu

    Bu eseri vücuda getiren bir milletin evladı, bir ordunun başkumandanı olduğumdan, ilelebet mesut ve bahtiyarım. - Atatürk

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mesut etmek
  • mesut olmak


MESUL (Kelime Kökeni: Arapça mesʾūl)


[sıfat] [eskimiş]
  • Sorumlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mesul olmak
  • mesul tutmak

Birleşik Kelimeler: eczacı mesul müdürü


CESUR (Kelime Kökeni: Arapça cesūr)


[sıfat]
  • Yürekli

    Bu, yeterince cesur olamadığımın bir göstergesi olabilir. - İhsan Oktay Anar

[zarf]
  • Yürekli bir biçimde

    Erkeklere karşı ilk tanışmada cesur ve ümit verici davranırdı. - Refik Halit Karay


AKSESUAR (Kelime Kökeni: Fransızca accessoire)


[isim]
  • Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne
[tiyatro]
  • Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya

İNCESU


[isim]
  • Kayseri iline bağlı ilçelerden biri

MESUDANE (Kelime Kökeni: Arapça mesʿūd + Farsça -āne)


[zarf] [eskimiş]
  • Mesutça

    Mesudane bir hayat geçireceğimizi, annemin bizi yakında cennette beklediğini söylüyorlardı. - Yahya Kemal Beyatlı


CESURANE (Kelime Kökeni: Arapça cesūr + Farsça -āne)


[sıfat] [eskimiş]
  • Cesura yakışan

    Cesurane ve daha ziyade ısrara bırakmayan bir katiyetle yalan söyledim. - Halit Ziya Uşaklıgil

[zarf]
  • Cesurca

    Süratle merdivenleri çıktı, cesurane idare heyeti odasına girdi. - Reşat Nuri Güntekin


GİRESUN


[isim]
  • Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri

MESUTÇA


[zarf]
  • Mesut bir biçimde, mesut olarak, mesudane

MESULİYET (Kelime Kökeni: Arapça mesʾūliyyet)


[isim]
  • Sorumluluk

    Hatta utanmasalar bütün Çırçır yangınının mesuliyetini ona yükleyecekler. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mesuliyet almak


CESURLUK


[isim]
  • Yüreklilik, gözü pek olma durumu

    Onlarda aradığımız vasıfların başlıcası cesurluk ve kahramanlık idi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu


MESUDİYE


[isim]
  • Ordu iline bağlı ilçelerden biri

CESURCA


[sıfat]
  • Cesura yakışan

    O zamanlar bu gerçekten cesurca, üstelik fazla atak bir adımdı. - Hüseyin Cahit Yalçın

[zarf]
  • (cesu'rca) Cesura yakışan bir biçimde, cesur gibi, cesaretle, yiğitçe, cesurane

MESULİYETLİ


[sıfat]
  • Sorumlu