İçinde Ers Bulunan Kelimeler



İçinde ERS olan 123 kelime bulunuyor. İçerisinde ERS geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ers ile başlayan kelimeler. Ers ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

MUHAYYERSÜMBÜLE33, BENZERSİZLEŞMEK28

14 Harfli Kelimeler

DEĞERSİZLEŞMEK31, GEÇERSİZLEŞMEK29, BENZERSİZLEŞME27, KARTONPİYERSİZ25, KARAKTERSİZLİK18

13 Harfli Kelimeler

DEĞERSİZLEŞME30, GEÇERSİZLEŞME28, TAHAMMÜLFERSA28, DERSHANECİLİK23, SERSERİLEŞMEK19

12 Harfli Kelimeler

FERSİZLEŞMEK26, ÜNİVERSALİZM25, REHBERSİZLİK22, BENZERSİZLİK21, ÜNİVERSİTELİ21, SERSEMLEŞMEK19, MERSİNGİLLER18, SERSERİLEŞME18, SERSEMLETMEK16

11 Harfli Kelimeler

FERSİZLEŞME25, DEĞERSİZLİK24, GEÇERSİZLİK22, HÜNERSİZLİK21, HABERSİZLİK21, SERSEMLEŞME18, KADERSİZLİK17, KEDERSİZLİK17, ŞEYTANTERSİ17, YETERSİZLİK17, KARAKTERSİZ15, SERSEMLETME15, SERSEMLEMEK15, TERSİNİRLİK12

10 Harfli Kelimeler

PERSPEKTİF25, HABERSİZCE23, DERSHANECİ20, ÜNİVERSİTE19, BARİYERSİZ18, MERSİYEHAN18, TERSLEŞMEK15, SERSEMLEME14, SERSERİLİK12, TERSLENMEK12, ERSELİKLİK11

9 Harfli Kelimeler

CEVHERSİZ26, FERSAHLIK21, DAMPERSİZ20, SÜNGERSİZ20, ÇEMBERSİZ19, FERSİZLİK19, REHBERSİZ19, BENZERSİZ18, ÜNİVERSAL18, TERSBEŞİK15, YERSİZLİK15, KATMERSİZ14, MERSERİZE14, SERSERİCE14, TERSLEŞME14, KALKERSİZ13, SERSEMLİK12, TERSLEMEK11, TERSİNMEK11, TERSLENME11
Tümünü Gör

8 Harfli Kelimeler

DEĞERSİZ21, ÇEPERSİZ19, EGZERSİZ19, GEÇERSİZ19, FENERSİZ18, HÜNERSİZ18, HABERSİZ18, VERSİYON18, BİBERSİZ16, SÜNGERSİ16, SERSEFİL16, DERSHANE15, ŞEKERSİZ15, KADERSİZ14, KEDERSİZ14, PERSONEL14, SEMERSİZ14, SERSEMCE14, TEBERSİZ14, YETERSİZ14
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

FERSUDE17, MEĞERSE16, TRAVERS14, EYERSİZ13, BİBERSİ12, PERSENK12, DERSİAM11, MERSİYE11, DERSLİK10, ERSEMEK9, SERSERİ9, ERSELİK8, TERSLİK8, TERSİNE8, TERSANE8

6 Harfli Kelimeler

JERSEY18, FERSAH17, FERSİZ16, YERSİZ12, SERSEM9, YERSEL9, ERSEME8, MERSİN8, TERSİM8

5 Harfli Kelimeler

ERSİZ9, MERSİ7

4 Harfli Kelimeler

DERS7, TERS5


TERS


[sıfat]
  • Gerekli olan duruma karşıt, zıt
[isim]
  • Bir şeyin içe gelen yanı, arkası

    Elinin tersiyle küçük bir tokat vurmuştu. - Çetin Altan

[isim]
  • Kesici bir aletin kesmeyen yanı

    Kollarına bıçağın tersiyle birkaç tane vurmuşlar. - Memduh Şevket Esendal

[mecaz]
  • Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz

    Ters sözlerinle, fazilet iddialarınla beni hırpalama. - Hüseyin Cahit Yalçın

[mecaz]
  • Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert

    Ters adamın işi de ters gider. - Memduh Şevket Esendal

[isim] [mecaz]
  • Bir şeyin aksi, karşıtı

    Anlattığının tersi anlaşılınca utandı.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ters anlamak
  • ters düşmek
  • ters gitmek
  • tersi dönmek
  • tersinden okumak
  • tersine çevirmek
  • tersine dönmek
  • tersine gitmek
  • ters tarafından kalkmak

Birleşik Kelimeler: ters açı, ters baskı, tersbeşik, ters düz, ters evirme, ters pers, ters ters, ters yüz, şeytantersi

[isim]
  • Hayvan pisliği

DERS (Kelime Kökeni: Arapça ders)


[isim]
  • Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi

    Mektepten kaçmıyor, bazı derslerden zevk alıp saatlerce çalıştığım oluyordu. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]
  • Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret

    En iyisi, kıyının verdiği şu ekoloji dersini uygulamak mı dersiniz? - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ders (veya dersi) asmak
  • ders almak
  • ders çalışmak
  • ders görmek
  • ders olmak
  • ders vermek
  • ders yapmak

Birleşik Kelimeler: dersbaşı, ders dışı, dershane, dersiam, ders içi, ders notu, ders programı, ek ders, seçimlik ders, seçmeli ders, yardımcı ders, hayat dersi


ERSELİK


[sıfat] [biyoloji]
  • Erdişi

TERSLİK


[isim]
  • Ters olma durumu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • terslik etmek


TERSİNE


[zarf]
  • Beklenilenin, umulanın aksine, karşıt olarak, bilakis, aksine

    Sesimi duyan Ayça da geliyor yanıma, kardeşinin tersine ilgiyle sokuluyor bana. - Ahmet Ümit


TERSANE (Kelime Kökeni: İtalyanca tersana)


[isim]
  • Gemi yapılan yer, gemilik, tezgâh

    İstanbul'un camileri, tersaneleri, uzaktan seyrettiği sarayları onu çok meşgul etti. - Nazım Hikmet

Birleşik Kelimeler: tersane kethüdası, tersane sergisi


ERSEME


[isim]
  • Ersemek durumu

MERSİN (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [bitki bilimi]
  • Mersingillerden, Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen, yaprakları yaz kış yeşil kalan, gıda ve parfüm sanayisinde ham madde olarak kullanılan, meyvesi murt adıyla bilinen, esansı çıkarılan, beyaz çiçekli, güzel kokulu bir ağaç, mersin ağacı, sazak (Myrtus communis)

    Evlerinin önü mersin / Sular akmaz tersin tersin - Halk türküsü

Birleşik Kelimeler: mersin ağacı, mersin balığı, mersin morinası, yaban mersini

[isim]
  • Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri

TERSİM (Kelime Kökeni: Arapça tersīm)


[isim] [eskimiş]
  • Resmini yapma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tersim etmek


ERSEMEK


[nesnesiz] [halk ağzında]
  • Erkek istemek

SERSERİ (Kelime Kökeni: Farsça serserī)


[sıfat]
  • Belli bir işi ve yeri olmayan, başıboş (kimse), hayta

    Hayran Baba'yı bir serseriyle birlikte demirlemişlerdi. - Falih Rıfkı Atay

[mecaz]
  • Belli bir hedefi olmayan, belli bir hedefe atılmamış olan, rastlantıyla gelen (kurşun, mayın vb.)

    Köpüklü denizin üstünde serseri martılar uçuşuyor, yanımızdan yelkenli bir mavna geçiyordu. - Ömer Seyfettin

[mecaz]
  • Amaçsız

    Birkaç gün serseri bakışlarla ona baktı. - İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Birleşik Kelimeler: serseri kurşun, serseri mayın, serseri serseri


SERSEM (Kelime Kökeni: Farsça sersām)


[sıfat]
  • Herhangi bir sebeple bilinci ve duyguları zayıflamış olan

    Gürültüden sersem oldum.

[mecaz]
  • Düşünmeden hareket eden, ne yaptığının farkında olmayan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • serseme çevirmek
  • serseme dönmek
  • sersem etmek
  • sersem gibi
  • sersem olmak

Birleşik Kelimeler: sersem sepelek, uyku sersemi


YERSEL


[sıfat]
  • Yerle ilgili

ERSİZ


[sıfat]
  • Kocasız

DERSLİK


[isim]
  • Öğrencilerin, bir öğretmenin gözetimi altında, anlatma, araştırma, küme çalışması vb. yollarla ve türlü eğitim araç ve gereçlerinden de yararlanarak ders yaptıkları yer, sınıf, dershane
[sıfat]
  • Ders saati süresine uygun

    Anlatılacak bir derslik konu kaldı.