İçinde Ehi Bulunan Kelimeler



İçinde EHİ olan 86 kelime bulunuyor. İçerisinde EHİ geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ehi ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

ŞEHİRLİLEŞTİRME26

14 Harfli Kelimeler

ESKİŞEHİRLİLİK22

13 Harfli Kelimeler

NEVŞEHİRLİLİK26, ŞEHİRLİLEŞMEK24, KIRŞEHİRLİLİK21

12 Harfli Kelimeler

ŞEHİRLİLEŞME23

11 Harfli Kelimeler

FORMALDEHİT25, PREHİSTORYA23, ŞEHİRLEŞMEK22, PREHİSTORİK21, ESKİŞEHİRLİ19, ZEHİRLENMEK19, ZEHİRLETMEK19, LEHİMLETMEK17, LEHİMLENMEK17

10 Harfli Kelimeler

DOĞANŞEHİR27, BÜYÜKŞEHİR25, NEVŞEHİRLİ23, VİRANŞEHİR23, SEYDİŞEHİR22, ŞEHİRLEŞME21, ŞEHİRCİLİK20, MÜTTEHİDEN19, KIRŞEHİRLİ18, LEHİMCİLİK18, ŞEHİTKAMİL18, ZEHİRLEMEK18, ZEHİRLENME18, ZEHİRLETME18, ŞEHİRLİLİK17, TEHİRİİCRA17, ZEHİRLİLİK17, LEHİMLEMEK16, LEHİMLENME16, LEHİMLETME16

9 Harfli Kelimeler

İSCEHİSAR18, YENİŞEHİR18, ESKİŞEHİR17, ZEHİRLEME17, BEHİMİLİK16, LEHİMLEME15

8 Harfli Kelimeler

GÜLŞEHİR21, MÜFTEHİR21, NEVŞEHİR21, BAŞŞEHİR20, BEYŞEHİR19, MÜNTEHİP19, PANZEHİR19, ZEHİRSİZ19, MÜÇTEHİT18, KIRŞEHİR16, TEHİRSİZ16, ALAŞEHİR15, MÜTTEHİT15, MÜNTEHİR15, ŞEHİTLİK15

7 Harfli Kelimeler

VEHİMLİ18, MÜŞTEHİ17, ŞEHİRCİ17, LEHİMCİ15, AKŞEHİR14, ŞEHİRLİ14, ZEHİRLİ14, ALDEHİT13, LEHİMLİ12, TEHİRLİ11

6 Harfli Kelimeler

BEHİŞT15, BEHİME13, BEHİ13, REHİNE10

5 Harfli Kelimeler

FEHİM16, SEHİV16, VEHİM16, ŞEHİT12, ŞEHİR12, ZEHİR12, CEHİL12, NEHİY11, SEHİM11, LEHİM10, MEHİL10, NEHİR9, REHİN9, TEHİR9

4 Harfli Kelimeler

EHİL8, TEHİ8


EHİL (Kelime Kökeni: Arapça ehl)


[isim]
  • Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap

    O, bu işin ehlidir.

[halk ağzında]
  • Karı kocadan her biri, eş

    Bu adam ehliyle iyi geçinmiyor.

[eskimiş]
  • Topluluk, cemaat

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ehil olmak

Birleşik Kelimeler: ehlibeyit, ehlidil, ehlihibre, ehlikeyif, ehlikitap, ehlisalip, ehlisünnet, ehlivukuf, ehlizevk, ırz ehli, keyif ehli, kitap ehli, söz ehli, sünnet ehli, tevhit ehli, zevk ehli


TEHİ (Kelime Kökeni: Farsça tehī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Boş

    Vallahi rüyasını görmüştüm, geçen gece, tenha, tehi bir yoldaymışız. - Haldun Taner


NEHİR (Kelime Kökeni: Arapça nehr)


[isim]
  • Irmak

    Bir nehre benzeyen tarihte hiçbir an tekrarlanmaz. - Mehmet Kaplan

Birleşik Kelimeler: nehir roman


REHİN (Kelime Kökeni: Arapça rehn)


[isim] [ticaret]
  • Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey

    Evim rehinde olduğu için ona dalgıçlık etmek zorundayım. - Halikarnas Balıkçısı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • rehin almak
  • rehine koymak (veya vermek)
  • rehin etmek
  • rehin vermek


TEHİR (Kelime Kökeni: Arapça teʾḫīr)


[isim]
  • Sonraya bırakma, erteleme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tehir etmek

Birleşik Kelimeler: tehiriicra, takdim tehir


REHİNE (Kelime Kökeni: Arapça rehīne)


[isim]
  • Bir anlaşma, sözleşme veya isteğin yerine getirilmesini sağlamak için güvence olarak ele geçirilen kimse, tutak

    Bu anda elimizde bir rehinemiz var, onun için karşı karşıya olan vaziyetimiz sizinkinden çok sağlamdır. - Hüseyin Rahmi Gürpınar


LEHİM (Kelime Kökeni: Arapça laḥm)


[isim]
  • Erime noktaları düşük metalleri tutturma işlemlerinde kullanılan, kalay ve kurşun alaşımlarının genel adı

MEHİL (Kelime Kökeni: Arapça mehl)


[isim] [eskimiş] [hukuk]
  • Bir işin tamamlanması için tanınan ek süre, önel

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mehil vermek

Birleşik Kelimeler: mehil müddeti


TEHİRLİ


[sıfat]
  • Geciktirilmiş
[zarf]
  • Gecikmiş bir biçimde

    Tren tehirli geldi.


NEHİY (Kelime Kökeni: Arapça nehy)


[isim] [eskimiş]
  • Bir işin yapılmasını yasak etme, engelleme, menetme

SEHİM (Kelime Kökeni: Arapça sehm)


[isim] [eskimiş]
  • Hisse bedeli
[mimarlık]
  • Yüksek çelik binaların tepesinin sürekli olarak sağa sola yaylanması

LEHİMLİ


[sıfat]
  • Lehimle tutturulmuş

ŞEHİT (Kelime Kökeni: Arapça şehīd)


[isim]
  • Kutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölen kimse

    Ey mavi göklerin kızıl ve beyaz süsü. Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü. - Arif Nihat Asya

Ata Sözleri ve Deyimler

  • şehit düşmek (veya olmak)
  • şehit edilmek

Birleşik Kelimeler: görev şehidi, vazife şehidi


ŞEHİR (Kelime Kökeni: Farsça şehr)


[isim]
  • Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site

Birleşik Kelimeler: şehir coğrafyası, şehir efsanesi, şehir hatları, şehir kulübü, şehir merkezi, şehir rehberi, şehir turu, şehirler arası, açık şehir, ana şehir, başşehir, büyükşehir, kardeş şehir


ZEHİR (Kelime Kökeni: Farsça zehr)


[isim]
  • Organizmaya girdiğinde kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde, ağı, sem

    Evvela bir yumruk vurdu sersemledim, sonra ağzıma bilmediğim bir zehir tıktı, işte bu zehirle bayıldım. - Falih Rıfkı Atay

[mecaz]
  • Büyük üzüntü, acı, keder, sıkıntı

    Dünya ile küsmüş, içi zehir dolu olarak yaşamıştı bütün gençliğini. - Necati Cumalı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • zehir gibi
  • zehir kesilmek
  • zehir saçmak

Birleşik Kelimeler: zehir hafiye, zehir zemberek, zehir zıkkım, zehretmek, zehrolmak, beyaz zehir, panzehir, kurbağazehri