İçinde Efr Bulunan Kelimeler



İçinde EFR olan 15 kelime bulunuyor. İçerisinde EFR geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Efr ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

13 Harfli Kelimeler

MEFRUŞATÇILIK29

10 Harfli Kelimeler

MEFRUŞATÇI25

9 Harfli Kelimeler

DEFROSTER19

8 Harfli Kelimeler

MEFRUŞAT19, TEFRİŞAT17

7 Harfli Kelimeler

TEFRİKA13

6 Harfli Kelimeler

MEFR17, TEFRİŞ15, MEFRET13, NEFRİT12, NEFRET12, TEFRİT12, TEFRİK12

5 Harfli Kelimeler

EFRİZ14, EFRAT11


EFRAT (Kelime Kökeni: Arapça efrād)


[isim] [eskimiş]
  • Bireyler, fertler
[askerlik]
  • Erler, erat

    Efrattan bedel alınıp alınmayacağına dair merkezden emir gelmişti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • efradını cami, ağyarını mâni

Birleşik Kelimeler: kura efradı


NEFRİT (Kelime Kökeni: Fransızca nephrite)


[isim] [tıp]
  • Böbrekte görülen iltihap

NEFRET (Kelime Kökeni: Arapça nefret)


[isim]
  • Bir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik duygu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nefret duymak
  • nefret etmek
  • nefret uyandırmak


TEFRİT (Kelime Kökeni: Arapça tefrīṭ)


[isim] [eskimiş]
  • Herhangi bir konuda geride kalma, yeterli ölçüde olmama durumu, ifrat karşıtı

Birleşik Kelimeler: ifrat tefrit


TEFRİK (Kelime Kökeni: Arapça tefrīḳ)


[isim] [eskimiş]
  • Ayırma, ayırt etme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tefrik etmek


TEFRİKA (Kelime Kökeni: Arapça tefriḳa)


[isim]
  • Gazete veya dergilerde çıkan, birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizi

    Geçen yılki turnesini, gazetelerdeki tefrikalardan işitmeyen kalmadı. - Haldun Taner

[sıfat]
  • Bu biçimde yayımlanan
[eskimiş]
  • İkilik

    Türkler arasına tefrika ve nifak koymak için de hürriyet vermişti. - Hüseyin Cahit Yalçın

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tefrika çıkarmak
  • tefrika etmek

Birleşik Kelimeler: tefrika roman


MEFRET (Kelime Kökeni: Arapça mefred)


[sıfat] [eskimiş]
  • Kocaman, iri, büyük, muazzam

    Cehennem, zincire vurulmuş mefret bir ejderhadır. - Hüseyin Rahmi Gürpınar


EFRİZ (Kelime Kökeni: Fransızca frise)


[isim] [mimarlık]
  • Friz

TEFRİŞ (Kelime Kökeni: Arapça tefrīş)


[isim] [eskimiş]
  • Döşeme işi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tefriş etmek


TEFRİŞAT (Kelime Kökeni: Arapça tefrīşāt)


[isim] [eskimiş]
  • Döşeme işleri

MEFRUŞ (Kelime Kökeni: Arapça mefrūş)


[sıfat] [eskimiş]
  • Döşeli

DEFROSTER (Kelime Kökeni: İngilizce defroster)


[isim]
  • 343 buzçözer

MEFRUŞAT (Kelime Kökeni: Arapça mefrūşāt)


[isim]
  • Ev, iş yeri vb. yerleri döşemek için gerekli eşya, döşeme

    Burası, yeni mefruşatla döşenmiş zarif bir yatak odası. - Peyami Safa


MEFRUŞATÇI


[isim]
  • Mefruşat satan kimse, döşemeci

MEFRUŞATÇILIK


[isim]
  • Mefruşatçının işi