İçinde Edd Bulunan Kelimeler



İçinde EDD olan 35 kelime bulunuyor. İçerisinde EDD geçen kelimeler ve kelime anlamları.

11 Harfli Kelimeler

MÜSVEDDELİK25, TEREDDÜTSÜZ23, REDDEDİLMEK18, REDDEYLEMEK18, REDDOLUNMAK18

10 Harfli Kelimeler

MÜTEBEDDİL19, TEREDDÜTLÜ18, TEBEDDÜLAT18, MÜTEREDDİT17, REDDOLUNMA17, REDDEYLEME17, REDDEDİLME17, TEREDDÜTLE16

9 Harfli Kelimeler

MEDDAHLIK19, MÜTEREDDİ16, REDDETMEK14

8 Harfli Kelimeler

MÜSVEDDE22, TEMEDDÜH19, MÜSEDDES17, REDDEDİŞ17, TECEDDÜT17, TEBEDDÜL16, MÜKEDDER15, TEMEDDÜN15, TEREDDÜT14, REDDETME13

7 Harfli Kelimeler

EDDEP18, TEEDDÜP17, ŞEDDADİ16, ŞEDDELİ14, REDDİYE13, TEREDDİ11

6 Harfli Kelimeler

MEDDAH15, BEDDUA13

5 Harfli Kelimeler

ŞEDDE12


TEREDDİ (Kelime Kökeni: Arapça tereddī)


[isim] [eskimiş]
  • Yozlaşma

    Kadınlar ve biz zavallı vitaminsiz ruhlu gençler bu tereddinin örnekleriydik. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tereddi etmek


ŞEDDE (Kelime Kökeni: Arapça şedde)


[isim] [eskimiş]
  • Arap yazısında, iki kez okunması gereken ünsüzün üstüne konulan işaret

REDDETME


[isim]
  • Reddetmek işi

REDDİYE (Kelime Kökeni: Arapça reddiyye)


[isim] [eskimiş]
  • Bir düşünceyi, bir öğretiyi çürütmek için yazılan yazı

BEDDUA (Kelime Kökeni: Farsça bed + Arapça duʿā)


[isim]
  • Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış

Ata Sözleri ve Deyimler

  • beddua etmek
  • bedduasını almak
  • bedduası tutmak
  • beddua sinmek


REDDETMEK (Kelime Kökeni: Arapça redd + Türkçe etmek)


[nesnesiz]
  • Verilen veya yapılması istenen bir şeyi kabul etmemek, geri çevirmek

    Kendisine evlenme teklif ettim, reddetti. - Sait Faik Abasıyanık

[-den]
  • Aileden olan birini aileden bir kişi olarak saymamak, tanımamak

    Evlatlıktan reddettim, evime koymayacağım. - Halide Edip Adıvar


TEREDDÜT (Kelime Kökeni: Arapça tereddud)


[isim]
  • Kararsızlık, duraksama, ikircik, ikirciklik

    Bir iki saniye tereddütle gözlerinin içine baktım, dudaklarımı büktüm. - Etem İzzet Benice

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tereddüt etmek


ŞEDDELİ


[sıfat]
  • Üzerinde şedde işareti bulunan veya yan yana iki tane imiş gibi okunan (harf)

Birleşik Kelimeler: şeddeli eşek


MÜKEDDER (Kelime Kökeni: Arapça mukedder)


[sıfat] [eskimiş]
  • Üzgün

    Şimdi artık, meyus ve mükedder yaşayıp gidiyoruz. - Nezihe Meriç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mükedder olmak


TEMEDDÜN (Kelime Kökeni: Arapça temeddun)


[isim] [eskimiş]
  • Uygarlaşma, medenileşme

MEDDAH (Kelime Kökeni: Arapça meddāḥ)


[isim] [eskimiş]
  • Taklitler yaparak, hoş hikâyeler anlatarak halkı eğlendiren sanatçı

    Ramazan geceleri bu kahveye meddahlar, cura, bağlama gibi meşhur saz çalanlar geliyordu. - Osman Cemal Kaygılı

[mecaz]
  • Öven, aşırı övgüde bulunan kimse

MÜTEREDDİ (Kelime Kökeni: Arapça mutereddī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Soysuzlaşmış

TEBEDDÜL (Kelime Kökeni: Arapça tebeddul)


[isim] [eskimiş]
  • Bir durumdan başka bir duruma geçme, değişme

    Onu deli ve meraklı bilen komşular, bu tebeddüle şaşıyorlardı. - Ömer Seyfettin


ŞEDDADİ (Kelime Kökeni: Arapça şeddādī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Çok büyük ve sağlam (yapı)

    İşte, dedi, şeddadi bir bina örneği. - Refik Halit Karay


MÜTEREDDİT (Kelime Kökeni: Arapça mutereddid)


[sıfat]
  • Tereddüt eden, çekingen, kararsız, ikircimli (kimse)

    Kapıya doğru ilerlemek istedi fakat müteredditti. - Nazım Hikmet