İçinde Ed Bulunan 5 Harfli Kelimeler



İçerisinde ED olan 5 harfli 49 kelime bulunuyor. İçinde ED olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ed ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HEDEF17, GEDİZ14, SEDEF14, EDVAR13, FED13, İVEDİ13, MEDÜZ13, REDİF13, VEDİA13, GEDME12, MEDİH12, ŞEDDE12, YEDİZ12, BEDÜK11, GEDİK11, HEDER11, HEDİK11, PEDAL11, PEDER11, TEDİP11, ÇEDİK10, EDİNÇ10, MEDYA10, SEDYE10, ŞEDİT10, YEDME10, CEDEL10, CEDİT10, CEDRE10, ADEDİ9, BEDİR9, BEDİK9, BEDİİ9, BEDEN9, BEDEL9, EBEDİ9, EDEBİ9, LEDÜN9, NEDBE9, YEDEK9, EDALI8, MEDET8, MEDAR8, NEDİM8, SEDİR8, KREDİ7, KEDER7, NEDEN7, TED7


KREDİ (Kelime Kökeni: Fransızca crédit)


[isim] [ekonomi]
  • Borç ödemede güvenilir olma durumu

    Piyasada kredisi var.

[ekonomi]
  • Ödünç alınan veya verilen mal, para

    Kredi almada, senet ödemede, şunda bunda oldum olası kolaylık göstermişlerdir. - Attila İlhan

[mecaz]
  • Güven, saygınlık, itibar
[eğitim bilimi]
  • Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak bir yarıyıl veya bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini nicelik olarak gösteren birim

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kredi açmak
  • kredisi düşmek

Birleşik Kelimeler: kredi anlaşması, kredi kartı, kredi limiti, kredi mektubu, kredi sözleşmesi, açık kredi, bağlı kredi, dış kredi, emlak kredisi, kabul kredisi, konut kredisi, acil ihtiyaç kredisi


KEDER (Kelime Kökeni: Arapça keder)


[isim]
  • Acı, üzüntü, dert, sıkıntı, ızdırap, tasa

    Hiçbir kederim yoktu ki onun bir tatlı kelamıyla bertaraf olmasın. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • keder çekmek
  • keder vermek

Birleşik Kelimeler: keyfekeder


NEDEN


[zarf]
  • Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin

    Biz Şarklılar neden ille her şeyi büyütüp efsaneleştiririz? - Haldun Taner

[isim]
  • Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep

    İzmir'in işgali faciası, özel nedenlerden onu ayrıca ilgilendiriyor. - Attila İlhan

[felsefe]
  • Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • neden olmak

Birleşik Kelimeler: neden bilimi, neden sonra, ereksel neden, ağırlaştırıcı neden, hafifletici neden, varlık nedeni


TEDAİ (Kelime Kökeni: Arapça tedāʿī)


[isim] [eskimiş] [ruh bilimi]
  • Çağrışım

    Birbirini bütün tedaileriyle karşılayan iki kelimeye ne aynı dilde rastlarsınız ne iki ayrı dilde. - Cemil Meriç


EDALI


[sıfat]
  • Herhangi bir biçim ve görünüşlü olan

MEDET (Kelime Kökeni: Arapça meded)


[isim]
  • Yardım, imdat

    Bekleyiniz ha başlıyor ha başlayacak, ha bire medet efendim... - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[ünlem]
  • `Yardım edin, imdat` anlamında kullanılan bir seslenme sözü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • medet Allah!
  • medet ummak (veya beklemek)


MEDAR (Kelime Kökeni: Arapça medār)


[isim] [eskimiş] [coğrafya]
  • Dönence, cezir karşıtı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • medar olmak

Birleşik Kelimeler: medarımaişet


NEDİM (Kelime Kökeni: Arapça nedīm)


[isim] [eskimiş]
  • Arkadaş, yakın dost

SEDİR (Kelime Kökeni: Arapça ṣadr)


[isim]
  • Arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen, oturmaya veya yatmaya yarayan ev eşyası, divan

    Bizi geniş sedirlerle çevrilmiş keten örtülü bir büyük odaya aldılar. - Burhan Felek

[isim] [bitki bilimi]
  • Kozaklılardan, çiçekleri sarı veya açık yeşil renkli, boyu 40 metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı, dağ servisi (Cedrus)

Birleşik Kelimeler: aksedir


ADEDÎ (Kelime Kökeni: Arapça ʿadedī)


[zarf] [eskimiş]
  • Sayıca

BEDİR (Kelime Kökeni: Arapça bedr)


[isim] [eskimiş]
  • Dolunay

BEDİK


[isim]
  • Kazak Türklerinde bir hastalığın iyileşmesi için yapılan tören

BEDİİ (Kelime Kökeni: Arapça bedīʿī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen

    En zengin, en bedii sokaklarımıza pis diyoruz. - Ömer Seyfettin

[isim] [felsefe]
  • Estetik

BEDEN (Kelime Kökeni: Arapça beden)


[isim]
  • Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut

Birleşik Kelimeler: beden cezası, beden dili, beden eğitimi, beden işçisi, beden terbiyesi, battal beden, sıfır beden, dümen bedeni, kale bedeni


BEDEL (Kelime Kökeni: Arapça bedel)


[isim]
  • Değer, fiyat, kıymet
[sıfat]
  • Eşit, denk

    Emsalini göremeyeceğiniz bir saadetle beş on dakika yaşarsınız ki bütün bir hayata bedeldir. - Refik Halit Karay

[askerlik]
  • Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para

    Efrattan bedel alınıp alınmayacağına dair merkezden emir gelmişti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[halk ağzında]
  • Bir ücret karşılığında çalışan kimse

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bedel tutmak
  • bedel vermek

Birleşik Kelimeler: rayiç bedel, kira bedeli, nefaset bedeli, piyasa bedeli, satış bedeli, tayın bedeli