İçinde Doğ Bulunan 8 Harfli Kelimeler



İçerisinde DOĞ olan 8 harfli 29 kelime bulunuyor. İçinde DOĞ olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Doğ ile başlayan 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GÖKDOĞAN28, DOĞUMEVİ26, BOZDOĞAN24, DOĞRUSUZ24, DOĞRAYIŞ24, DOĞURUCU24, DOĞURGAN23, DOĞULUCA23, DOĞAÜSTÜ23, DOSDOĞRU23, DOĞDURMA22, DOĞUŞTAN22, DOĞUMSAL21, DOĞRULUM21, DOĞRUDAN21, DOĞAÇTAN21, DOĞANŞAR21, DOĞANYOL21, DOĞRUSAL20, DOĞRULUK20, DOĞRULTU20, DOĞRULMA20, DOĞURMAK20, DOĞURTMA20, DOĞRATMA19, DOĞRANMA19, DOĞRAMAK19, DOĞALLIK19, SARDOĞAN19


DOĞRATMA


[isim]
  • Doğratmak işi

DOĞRANMA


[isim]
  • Doğranmak işi

DOĞRAMAK


[-i]
  • Keserek parçalamak veya elle küçük parçalara ayırmak

    Ekmeği, bir sütçü dükkânının köpürmüş inek sütüyle dolu kâsesine doğrayacağım. - Sait Faik Abasıyanık


DOĞALLIK


[isim]
  • Doğal olma durumu, tabiilik, natürellik

    Onu kökenindeki doğallıktan uzaklaştıran etkenlerden sıyırmalı. - Haldun Taner


SARDOĞAN


[isim] [hayvan bilimi]
  • Sarı renkli bir tür doğan

DOĞRUSAL


[sıfat]
  • Bir doğru ile ilgili olan
[matematik]
  • Aynı doğruya ait olan

    Doğrusal olmayan farklı üç nokta bir düzlem belirtir.

Birleşik Kelimeler: doğrusal denklem


DOĞRULUK


[isim]
  • Doğru ve dürüst olma durumu, doğru olana yakışır davranış, dürüstlük, adalet

    Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma / Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma - Tevfik Fikret

[felsefe]
  • Düşüncenin gerçekle uyuşması, yargı ve önermelerin gerçeğe uygun olması

DOĞRULTU


[isim]
  • Yön, istikamet

    Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda ... devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. - Anayasa

[matematik]
  • Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum

    Düz gittiği veya geldiği düşünülen bir okun uzayda kalan izi, okun doğrultusunu gösterir.

[matematik]
  • Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet

DOĞRULMA


[isim]
  • Doğrulmak işi

DOĞURMAK


[-i] [nesnesiz]
  • Yavru dünyaya getirmek, doğum yapmak

    Bir kadın tarlada doğuruyor, bir kadın hastanede doğuramıyor. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]
  • Ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak

    Bir kıvılcım isyan havası doğuruyor ve zor önlemlerin alınmasına yol açıyor. - Ayla Kutlu

Birleşik Kelimeler: mantardoğuran


DOĞURTMA


[isim]
  • Doğurtmak işi

DOĞUMSAL


[sıfat]
  • Doğumdan, soydan gelen

    Doğumsal kalp hastalıkları.


DOĞRULUM


[isim] [biyoloji]
  • Yönelim

Birleşik Kelimeler: güne doğrulum, ışığa doğrulum, yere doğrulum, kimya doğrulumu


DOĞRUDAN


[sıfat]
  • Aracısız

    Doğrudan pazarlık.

[zarf]
  • Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan

    Devreye girmeselerdi seninle doğrudan görüşmek niyetindeydim. - Ahmet Ümit

Birleşik Kelimeler: doğrudan doğruya


DOĞAÇTAN


[zarf]
  • Doğaçlama