İçinde Dia Bulunan Kelimeler



İçinde DİA olan 20 kelime bulunuyor. İçerisinde DİA geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Dia ile başlayan kelimeler. Dia ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

LATİFUNDİACILIK29

11 Harfli Kelimeler

İDDİASIZLIK21, İDDİALAŞMAK19

10 Harfli Kelimeler

İDDİACILIK19, LATİFUNDİA19, İDDİALAŞMA18

9 Harfli Kelimeler

KEDİAYAĞI21, PEDİATRİK15, İDDİANAME14, KREDİAÇAN14

8 Harfli Kelimeler

ABDİACİZ18, İDDİASIZ17, DİASPORA16, PEDİATRİ14

7 Harfli Kelimeler

İDDİACI15, TEVDİAT15, İDDİALI12, DİALKOL10

5 Harfli Kelimeler

VEDİA13, İDDİA9


İDDİA (Kelime Kökeni: Arapça iddiʿā)


[isim] [hukuk]
  • Sav

    Mahkemenin elinde bu iddiaları yalanlayacak bir belge yoktu. - Tarık Buğra

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iddia etmek
  • iddiaya girmek (veya tutuşmak)

Birleşik Kelimeler: iddia makamı, iddianame


DİALKOL (Kelime Kökeni: Fransızca dialcool)


[isim] [kimya]
  • Glikol

İDDİALI


[sıfat]
  • Bir iddiası olan
[mecaz]
  • Kendine çok güvenen

VEDİA (Kelime Kökeni: Arapça vedīʿa)


[isim] [eskimiş]
  • Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet

    Vatan sana vediadır.

[hukuk]
  • Kendine korunması, saklanması için eşya verilen kimsenin durumunu gösteren sözleşme

İDDİANAME (Kelime Kökeni: Arapça iddiʿā + Farsça nāme)


[isim] [hukuk]
  • Savcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve iddialarını içinde topladığı, mahkemede okunan yazı, savca

KREDİAÇAN


[isim] [ekonomi]
  • Sağladığı bir kredi, mal veya hizmet karşılığında bir para ödenmesini veya bir yükümlülüğün yerine getirilmesini istemeye hakkı olan taraf, kreditör

İDDİACI


[sıfat]
  • Dediğinde, iddiasında haksız da olsa direnen, inatçı (kimse)

    Kaldı ki Sakallı Celâl sakalı dışında iddiacı bir adam da değildi. - Haldun Taner


TEVDİAT (Kelime Kökeni: Arapça tevdīʿāt)


[isim] [eskimiş]
  • Banka vb. yerlere para, senet yatırma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tevdiatta bulunmak


DİASPORA (Kelime Kökeni: Fransızca diaspora)


[isim]
  • Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer

İDDİASIZ


[sıfat]
  • Bir iddiası olmayan
[mecaz]
  • Alçak gönüllü, mütevazı

    Sessiz, iddiasız, dört duvar arasında bir memur hayatı sürüyordu. - Yusuf Ziya Ortaç


İDDİALAŞMA


[isim]
  • İddialaşmak işi

ABDİÂCİZ (Kelime Kökeni: Arapça ʿabd + ʿāciz)


[isim] [eskimiş]
  • Kişinin alçak gönüllülük göstermek amacıyla kendisini tanımlamak için söylediği bir söz

İDDİALAŞMAK


[nesnesiz] [-le]
  • Karşılıklı iddiaya girmek

İDDİACILIK


[isim]
  • İddiacı olma durumu

    Zaman zaman iddiacılığını da bırakamazdı, bu böyledir diye kesip atardı. - Haldun Taner


LATİFUNDİA (Kelime Kökeni: Fransızca latifundia)


[isim]
  • İlkel yöntemlerle ve düşük verimle işletilen geniş tarım alanları