İçinde Des Bulunan Kelimeler



İçinde DES olan 125 kelime bulunuyor. İçerisinde DES geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Des ile başlayan kelimeler. Des ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

DESPOTLAŞABİLME29, MUKADDESATÇILIK27, DESTANLAŞABİLME24, DESTELEYEBİLMEK23, DESTEKLEYEBİLME23, DESTANLAŞTIRMAK23, DESTEKLENEBİLME21

14 Harfli Kelimeler

DESTELEYİCİLİK22, DESTELEYEBİLME22, DESTANLAŞTIRMA22

12 Harfli Kelimeler

DESPOTLAŞMAK24, DESİNATÖRLÜK23, MUKADDESATÇI23, ABDESTSİZLİK21, DESTEKLEYİCİ20, DESTEKSİZLİK19, DESTEKLEŞMEK19, DESTANLAŞMAK19, DESTEKLETMEK16, DESTEKLENMEK16

11 Harfli Kelimeler

GÖVDESİZLİK33, DESPOTLAŞMA23, ABDESTBOZAN22, PERDESİZLİK21, ZİYADESİYLE21, DESTANCILIK19, DESTELEYİCİ19, DESTEKLEYİŞ19, DESTANLAŞMA18, DESTEKLEŞME18, DESTEKLENİŞ17, DESTEKÇİLİK17, İRADESİZLİK17, KAİDESİZLİK17, ABDESTLİLİK16, DESTEKLEMEK15, DESTELETMEK15, DESTELENMEK15, DESTEKLETME15, DESTEKLENME15

10 Harfli Kelimeler

DESKRİPTİF23, ABDESTHANE19, DESTANIMSI17, MUKADDESAT17, DESENCİLİK16, DESTELENİŞ16, DESTECİLİK16, DESENLEMEK14, DESTEKLEME14, DESTELETME14, DESTELENME14, DESTELEMEK14

9 Harfli Kelimeler

DESPOTİZM21, ABDESTSİZ18, DESTURSUZ18, DESPOTLUK18, DESİNATÖR18, DESİKATÖR18, DESTANSIZ17, DESTEKSİZ16, DESTROYER15, KARİDESÇİ15, MÜRDESENK15, ABDESTLİK14, DESTELEME13, DESTANSAL13, DESTANLIK13, DESİMETRE13, DESENLEME13, DESİLİTRE12

8 Harfli Kelimeler

GÖVDESİZ30, GÖVDESEL27, DESPOTÇA19, PERDESİZ18, GÜLDESTE17, MÜSEDDES17, DESPOTİK16, DESİGRAM16, DESTANCI15, DESENSİZ15, MUKADDES15, DESTEKÇİ14, İRADESİZ14, KAİDESİZ14, MADDESEL14, RENDESİZ14, ABDESTLİ13, BEDESTEN13, DESTANSI13, DESTURLU13
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

VADESİZ19, ZEDESİZ16, HENDESE14, HENDESİ14, MİDESİZ14, DESTECİ13, DESENCİ13, ELDESİZ13, İADESİZ13, DESİBEL12, DERDEST12, DESİMAL11, DESTARİ10, DESTANİ10, DESENLİ10, KARİDES10

6 Harfli Kelimeler

GÖRDES19, DESPOT14, ABDEST11, DESSAS11, DESTUR10, DESİSE10, DESTEK9, DESTAR9, DESTAN9

5 Harfli Kelimeler

KODES9, ADESE8, DESTE8, DESEN8, LADES8


ADESE (Kelime Kökeni: Arapça ʿadese)


[isim] [fizik]
  • Mercek

    Yaşamayı tatsız, dünyayı mahdut gösteren bu adese bana babamdan mı yadigâr kalmıştı? - Kemal Bilbaşar

[bitki bilimi]
  • Kovucuk

DESTE


[isim]
  • Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam

    Destenin en itibarlı kâğıtları, bilindiği gibi beyler yani aslar oluyor. - Haldun Taner

[matematik]
  • Aynı cinsten onluk bir küme
[spor]
  • Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri

Birleşik Kelimeler: güldeste


DESEN (Kelime Kökeni: Fransızca dessin)


[isim]
  • Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılan çizim

LADES (Kelime Kökeni: Farsça yād + dest)


[isim]
  • Tavuğun lades kemiğini iki kişinin birer ucundan tutarak kırmasından sonra birinin bir şeyi `aklımda` veya `hatırımda` demeden ötekinden almasıyla yenik sayılması kuralına dayanan bir oyun, lades oyunu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • lades tutuşmak

Birleşik Kelimeler: lades kemiği, lades oyunu


DESTEK (Kelime Kökeni: Farsça destek)


[isim]
  • Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda
[ekonomi]
  • Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi
[askerlik]
  • Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma
[fizik]
  • Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru
[mecaz]
  • Maddi ve manevi yardımcı, dayanak

    Kızardı, söylenirdi ama gene de tek desteği oydu hayatta. - Orhan Hançerlioğlu

[mecaz]
  • Yardım

Ata Sözleri ve Deyimler

  • destek görmek
  • destek olmak

Birleşik Kelimeler: destek oyun


DESTAR (Kelime Kökeni: Farsça destār)


[isim] [eskimiş]
  • Sarık
[halk ağzında]
  • Örtü

DESTAN (Kelime Kökeni: Farsça destān)


[isim] [edebiyat]
  • Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir, epope

    Manas, Şehname, İlyada, Kalevala birer destan örneğidir.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • destan düzmek
  • destan gibi
  • destan yazmak


KODES (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [argo]
  • Cezaevi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kodese tıkmak
  • kodesi boylamak


DESTARİ (Kelime Kökeni: Farsça destār + Arapça -ī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Sarıkla ilgili
[isim]
  • Sarık yapan kimse

DESTANİ (Kelime Kökeni: Farsça destān + Arapça -ī)


[sıfat] [edebiyat]
  • Destansı

    Selma Hanım onu seyrederken, âdeta destani bir rüyaya dalmış gibiydi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu


DESENLİ


[sıfat]
  • Üzerinde desen bulunan

Birleşik Kelimeler: desenli kaplama


KARİDES (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim]
  • Denizlerde veya tatlı sularda yaşayan, yüzücü, orta büyüklükte kabuklu, eti yenir bir deniz hayvanı

    Elimi çapçağa daldırdım, karidesi bıyığından yakaladım. - Sait Faik Abasıyanık

Birleşik Kelimeler: karides ağı


DESTUR (Kelime Kökeni: Farsça destūr)


[isim] [eskimiş]
  • İzin, müsaade
[ünlem]
  • (destu:r) `Yol verin, savulun, izin verin` anlamlarında kullanılan bir söz
[ünlem]
  • (destu:r) Karanlık, ıssız yerlere pis veya atık su dökerken cin çarpmasın diye yüksek sesle söylenen bir söz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • destur almak
  • destur vermek


DESİSE (Kelime Kökeni: Arapça desīse)


[isim] [eskimiş]
  • Aldatma, oyun, düzen, hile, entrika

    Bilmem hangi ağa desiseyle işret meclisine davet ettiriyor. - Orhan Kemal


DESİMAL (Kelime Kökeni: Fransızca décimal)


[isim] [matematik]
  • Ondalık sistem