İçinde Buk Bulunan Kelimeler



İçinde BUK olan 67 kelime bulunuyor. İçerisinde BUK geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Buk ile başlayan kelimeler. Buk ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

BUKAĞILAYABİLME31, ÇABUKLAŞABİLMEK27, ÇABUKLAŞTIRILMA27, BUKALEMUNGİLLER24, BUKALEMUNLAŞMAK24

14 Harfli Kelimeler

ÇABUKLAŞABİLME26, ÇABUKLAŞTIRMAK25, BUKALEMUNLAŞMA23

13 Harfli Kelimeler

ÇABUKLAŞTIRMA24, ABUKLAŞTIRMAK21

12 Harfli Kelimeler

BUKAĞILANMAK24, DARBUKACILIK22, ABUKLAŞTIRMA20, BUKALEMUNLUK18

11 Harfli Kelimeler

BUKAĞILANMA23, BUKAĞILAMAK23, ÇABUKLAŞMAK21, KABUKLAŞMAK18, SABUKLANMAK16, KABUKLANMAK15

10 Harfli Kelimeler

BUKAĞILAMA22, ÇUBUKÇULUK22, ÇABUKLAŞMA20, ÇUBUKLAMAK18, ABUKLAŞMAK17, KABUKLAŞMA17, SABUKLANMA15, SABUKLAMAK15, KABUKLANMA14, KABUKLULAR14

9 Harfli Kelimeler

BUKAĞILIK21, DARBUKACI18, ÇUBUKLAMA17, ABUKLAŞMA16, BUKALEMUN14, SABUKLAMA14, ABUKLAMAK13

8 Harfli Kelimeler

BUKAĞILI20, ÇUBUKSUZ20, ÇARÇABUK17, ÇUBUKLUK16, KABUKSUZ16, BUKLESİZ15, ÇABUKLUK15, ABUKLAMA12

7 Harfli Kelimeler

ÇUBUKÇU18, ÇABUKÇA16, ÇUBUKLU15, HALBUKİ14, DARBUKA12, KABUKSU12, ABUKLUK11, KABUKLU11, BUKANAK10, BUKLELİ10, TETABUK10

6 Harfli Kelimeler

BUKAĞI17, ABUKÇA12, BUKRAN9, BUKLET9

5 Harfli Kelimeler

ÇUBUK12, ÇABUK11, BUKLE8, BUKET8, KABUK8

4 Harfli Kelimeler

ABUK7, BUKE7


ABUK


[sıfat]
  • Saçma (söz, kişi, davranış)

BUKE (Kelime Kökeni: Fransızca bouquet)


[isim]
  • Koku, rayiha

    Berrak değildir ama kokuludur, bukesi enfestir. - Refik Halit Karay


BUKLE (Kelime Kökeni: Fransızca boucle)


[isim]
  • Küçük lüle durumunda, kıvrımlı saç

    Saçlarını arkaya atıp ensesine dökülen buklelerini kabarttı. - Haldun Taner


BUKET (Kelime Kökeni: Fransızca bouquete)


[isim]
  • Çiçek demeti

    Beyaz zambaklar etrafına sıralanmış nadir yapraklarla buket fevkalade zarifti. - Kemal Bilbaşar


KABUK


[isim]
  • Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır

    Ağaç kabuğu.

    Meyve kabuğu.

    Midye kabuğu.

[gök bilimi]
  • Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman

    Yer kabuğu.

[tıp]
  • Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm
[hayvan bilimi]
  • Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı

    Herhâlde kabuklu bir deniz hayvanının kabuğu kesmiş olacak. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kabuğu dışına çıkmak
  • kabuğuna çekilmek
  • kabuğunu çatlatmak (veya kırmak)
  • kabuk bağlamak (veya tutmak)
  • kabuk gibi

Birleşik Kelimeler: kabuk bilimi, kabuk böcekleri, kabuk değiştirme, kabuk kahvesi, kabuk yönetim, beyin kabuğu, böcekkabuğu, deniz kabuğu, fındıkkabuğu, limon kabuğu, meyve kabuğu, yer kabuğu


BUKRAN (Kelime Kökeni: Arapça buḳrān)


[isim]
  • Saraçların kullandığı yün kırpıntısı

BUKLET (Kelime Kökeni: Fransızca bouclette)


[isim]
  • Bükülmüş iplik

    Paltom olmadığı için buklet yünden uzun bir ceket örmüştü. - Peride Celal

[sıfat]
  • Bu iplikten dokunmuş (giyecek)

BUKANAK


[isim] [halk ağzında]
  • Ayak

BUKLELİ


[sıfat]
  • Kıvrım kıvrım olan (saç)

    Giderek unuttu ve yalnızca sarı bukleli bir genç kızı hatırlar oldu. - Reha Mağden


TETABUK (Kelime Kökeni: Arapça teṭābuḳ)


[isim] [eskimiş]
  • Uyma, uygun gelme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tetabuk etmek


ABUKLUK


[isim] [argo]
  • Saçmalık

KABUKLU


[sıfat]
  • Kabuğu olan

Birleşik Kelimeler: kabuklu bit


ÇABUK (Kelime Kökeni: Farsça çābuk)


[sıfat]
  • Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı

    Yüreği ağzında, atabildiği kadar çabuk adımlarla o tarafa seğirtti ve çocuğun ardından koridora girdi. - Elif Şafak

[zarf]
  • Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı

    Kanı kanıma sıcak gelmeseydi bu kadar çabuk tanışır ve açılabilir miydik? - Etem İzzet Benice

[ünlem]
  • `Acele et, oyalanma` anlamlarında bir seslenme sözü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • çabuk olmak
  • çabuk parlayan çabuk söner

Birleşik Kelimeler: ayağına çabuk, eli çabuk, eline ayağına çabuk, eline çabuk


ABUKLAMA


[isim]
  • Saçmalama

DARBUKA (Kelime Kökeni: Arapça darabuḳḳa)


[isim] [müzik]
  • Toprak veya madenden yapılan, bir yanı açık, vurmalı çalgı