İçinde Beh Bulunan Kelimeler



İçinde BEH olan 15 kelime bulunuyor. İçerisinde BEH geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Beh ile başlayan kelimeler. Beh ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

10 Harfli Kelimeler

VEÇHİŞEBEH32

9 Harfli Kelimeler

MÜŞABEHET21, BEHERGLAS20, BEHEMEHAL20, BEHİMİLİK16

8 Harfli Kelimeler

HODBEHOT22, MÜŞEBBEH22, BEHRESİZ18

7 Harfli Kelimeler

BEHRE15

6 Harfli Kelimeler

BEHİŞT15, BEHİME13, BEHİMİ13

5 Harfli Kelimeler

BEHEY13, BEHRE11, BEHER11


BEHRE (Kelime Kökeni: Farsça behre)


[isim] [eskimiş]
  • Pay, nasip, hisse

BEHER (Kelime Kökeni: Farsça beher)


[sıfat] [eskimiş]
  • Her bir
[isim] [kimya]
  • Beherglas

BEHİME (Kelime Kökeni: Arapça behīme)


[isim] [eskimiş]
  • Dört ayaklı hayvan

    Bu sefil, kalpsiz, hissiz, behimeyi andıran halka, gördüklerini naklettiler. - Yahya Kemal Beyatlı


BEHİMİ (Kelime Kökeni: Arapça behīmī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Hayvanca, hayvana yakışır bir biçimde olan (duygu)

    Bir behimi zevk gibi kucaklamış, avuçlarımın hararetini ona vakfetmiştim. - Sait Faik Abasıyanık


BEHEY


[ünlem]
  • Çıkışma bildirmek için kullanılan bir söz

    Behey Allah'tan korkmaz! - Hüseyin Rahmi Gürpınar


BİBEHRE (Kelime Kökeni: Farsça bībehre)


[sıfat] [eskimiş]
  • Behresiz

BEHİŞT (Kelime Kökeni: Farsça behişt)


[isim] [eskimiş] [din bilgisi]
  • Cennet

BEHİMİLİK


[isim]
  • Behimi olma durumu

    Dünyayı ne iyilik ne kötülük ne aşk ne behimilik, hiçbir şey kurtaramıyor. - Sait Faik Abasıyanık


BEHRESİZ


[sıfat]
  • Payı, nasibi, hissesi olmayan, bibehre

    İnsaftan behresiz.


BEHERGLAS (Kelime Kökeni: Almanca Becherglas)


[isim] [kimya]
  • Silindir biçiminde cam deney çubuğu, beher (II)

BEHEMEHÂL (Kelime Kökeni: Farsça be+ heme + Arapça ḥāl)


[zarf] [eskimiş]
  • Her hâlde, ne olursa olsun, ne yapıp yapıp, mutlaka

    Evvela ben, behemehâl kongreye dâhil olmalı ve onu idare etmeli idim. - Atatürk


MÜŞABEHET (Kelime Kökeni: Arapça muşābehet)


[isim] [eskimiş]
  • İki şey arasında benzerlik, benzeşlik

HODBEHOT (Kelime Kökeni: Farsça ḫõdbeḫõd)


[zarf] [eskimiş]
  • Kendi kendine, kendi kafasıyla, kendiliğinden, kimseye danışmadan

MÜŞEBBEH (Kelime Kökeni: Arapça muşebbeh)


[sıfat] [eskimiş]
  • Bir şeyle arasında benzerlik bulunan, benzetilen

VEÇHİŞEBEH (Kelime Kökeni: Arapça vech + şebeh)


[isim] [edebiyat]
  • Benzetme yönü