İçinde Apı Bulunan Kelimeler



İçinde API olan 123 kelime bulunuyor. İçerisinde API geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Apı ile başlayan kelimeler. Apı ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

KOPYALAYAPIŞTIR33

14 Harfli Kelimeler

YAPILABİLİRLİK23

13 Harfli Kelimeler

TAPINCAKÇILIK26, YAPIŞTIRILMAK26, YAPISALLAŞMAK25, YAPILANDIRMAK24, KAPILANDIRMAK22

12 Harfli Kelimeler

YAPINTICILIK25, YAPIŞTIRILMA25, YAPISALCILIK25, YAPISALLAŞMA24, YAPILANDIRMA23, KAPILANDIRMA21

11 Harfli Kelimeler

YAPIŞTIRICI27, KESYAPIŞTIR23, YAPIŞTIRMAK23, ŞAPIRDATMAK22, YAPIŞKANLIK22, KAPIŞTIRMAK21, KAPILGANLIK21, SAPIKLAŞMAK21, KAPIMANDALI20, TAPIŞLANMAK20

10 Harfli Kelimeler

YAPIMCILIK23, YAPIŞIKLIK22, YAPIŞTIRMA22, ŞAPIRDATMA21, ŞAPIRDAMAK21, ÜSTYAPISAL21, YAPILAŞMAK21, APIŞTIRMAK20, KAPIŞILMAK20, KAPIŞTIRMA20, SAPIKLAŞMA20, HALKAPINAR19, TAPIŞLAMAK19, TAPIŞLANMA19, YAPISALLIK19, YAPINTISAL19, ALTYAPISAL18, TAPIRDAMAK18, YAPILANMAK18, KAPILANMAK16
Tümünü Gör

9 Harfli Kelimeler

YAPISALCI21, YAPICILIK21, ŞAPIRDAMA20, YAPILAŞMA20, APIŞTIRMA19, KAPICILIK19, KAPIŞILMA19, TAPIŞLAMA18, YAPINTILI18, TAPIRDAMA17, YAPILANMA17, KAPILANMA15, TAPIKLAMA15, KARAPINAR14

8 Harfli Kelimeler

YAPIŞICI23, YAPIMEVİ22, BAŞYAPIT20, YAPIŞMAK19, YAPIŞKAN18, YAPINCAK18, KAPILGAN17, KAPIŞMAK17, TAPINCAK16, YAPINMAK16, YAPILMAK16, SAPIKLIK15, SAPILMAK15, SAPITMAK15, KAPIKULE14, KAPILMAK14, TAPINMAK14

7 Harfli Kelimeler

YAPIMCI19, YAPIŞMA18, YAPIŞIK18, YAPILIŞ18, KAPISIZ17, SAPITIŞ17, ÜSTYAPI17, YAPIŞAK17, APIŞLIK16, APIŞMAK16, KAPICIK16, KAPILIŞ16, KAPIŞMA16, SAPIKÇA16, ŞAPIRTI16, TAPINIŞ16, YAPISAL15, YAPINTI15, YAPINMA15, YAPILMA15
Tümünü Gör

6 Harfli Kelimeler

YAPICI17, APIŞMA15, APIŞIK15, KAPICI15, SAPI15, APIŞAK14, YAPILI14, KAPIDA13, KAPILI12

5 Harfli Kelimeler

YAPIŞ15, SAPIŞ14, KAPIŞ13, TAPIŞ13, YAPIM13, YAPIK12, YAPIT12, SAPIK11

4 Harfli Kelimeler

APIŞ12, YAPI11, KAPI9, TAPI9


KAPI


[isim]
  • Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı

    Çıtalarla yapılma telli bir kapı koymuşlardı ortasına. - Cahit Uçuk

[tarih]
  • Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri
[bilişim]
  • Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı genel ağ sayfası, portal
[mecaz]
  • Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân

    Onların başvuracağı her kapıya gitmiş. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]
  • Gidere yol açan gereksinim

    Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı.

[mecaz]
  • Ev gezmesi için gidilen yer

    Bugün yine kaç kapı dolaştın?

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kapı açmak
  • kapı almak (veya yapmak)
  • kapı aralamak
  • kapı aramak
  • kapı baca açık (olmak)
  • kapıda kalmak
  • kapıdan çevirmek
  • kapıdan kovsan bacadan düşer (veya girer)
  • kapı dışarı etmek (veya atmak)
  • kapı gibi
  • kapı kadar
  • kapı kapı aramak
  • kapı kapı dolaşmak (veya gezmek)
  • kapıları açık tutmak
  • kapıları kapamak
  • kapılar yüzüne (veya üzerine veya üstüne) kapanmak
  • kapısına kilit vurmak
  • kapısını aşındırmak
  • kapısını çalmak
  • kapıya dayanmak
  • kapı yapmak
  • kapıyı açmak
  • kapıyı büyük açmak
  • kapıyı göstermek

Birleşik Kelimeler: kapı ağası, kapı ağzı, kapıaltı, kapı bir komşu, kapı çuhadarı, kapı duvar, kapı halkı, kapı kâhyası, kapı kapamaca, kapı karşı komşu, kapı kethüdası, kapı kolu, kapı komşu, kapıkule, kapı kulu, kapı mandalı, kapı oğlanı, kapı perdesi, kapı tokmağı, kapı yoldaşı, kapısı açık, açık kapı, ana kapı, ara kapı, çakma kapı, çarpma kapı, çat kapı, çekme kapı, çelik kapı, çift kapı, demir kapı, dış kapı, döner kapı, sağır kapı, taç kapı, topal kapı, yağlı kapı, yavru kapı, adalet kapısı, ağa kapısı, cümle kapısı, çıkış kapısı, devlet kapısı, ekmek kapısı, el kapısı, geçim kapısı, giriş kapısı, gümrük kapısı, hacet kapısı, hükûmet kapısı, kısmet kapısı, koltuk kapısı, komşu kapısı, kuzu kapısı, kuzuluk kapısı, mahkeme kapısı, masraf kapısı, mide kapısı, nizamiye kapısı, paşa kapısı, serasker kapısı, servis kapısı, sınır kapısı, sokak kapısı, şeyhülislam kapısı, umut kapısı, ümit kapısı


TAPI


[isim] [eskimiş]
  • Tapınılan şey

    Karacaoğlan der ki taptığım tapı / Yıkılmaz Tanrı'nın yaptığı yapı - Karacaoğlan


SAPIK


[sıfat]
  • Tavır ve davranışları normal olmayan veya geleneklerden, törelerden ayrılan, anormal (kimse), gayritabii, anormal

    Sapık düşünce.

Birleşik Kelimeler: cinsel sapık, telefon sapığı


YAPI


[isim]
  • Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina
[biyoloji]
  • Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni
[felsefe]
  • Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün
[toplum bilimi]
  • Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür

Birleşik Kelimeler: yapı adası, yapı bilgisi, yapı bilimi, yapı elemanı, yapı kooperatifi, yapı malzemesi, yapı taşı, yapı yeri, altyapı, ana yapı, düzlek yapı, eş yapı, kaba yapı, öz yapı, sosyal yapı, toplumsal yapı, üstyapı, Allah yapısı, fizik yapısı, kul yapısı, soy yapısı, toplum yapısı


KAPILI


[sıfat]
  • Kapısı olan
[mecaz]
  • Özellikle resmî bir işte çalışan

YAPIK


[isim] [halk ağzında]
  • Belleme (II)
[tarih]
  • Yeniçerilerin giydikleri üstlük

YAPIT


[isim]
  • Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser

    Yapıtının sağlamlığına güvenen her sanatçı gibi şakasını da iyi karşılamıştı. - Haldun Taner

Birleşik Kelimeler: başyapıt


APIŞ


[isim]
  • Butların iç tarafı

Birleşik Kelimeler: apış arası


KAPIDA


[zarf]
  • Gelmek üzere

    Kış kapıda.


KAPIŞ


[isim]
  • Kapma işi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kapış kapış gitmek
  • kapış kapış yapmak


TAPIŞ


[isim]
  • Tapma işi

YAPIM


[isim]
  • Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon
[biyoloji]
  • Özümleme
[sinema] [televizyon]
  • Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon

Birleşik Kelimeler: yapım eki, yapımevi, eş yapım, ortak yapım, üstün yapım


KARAPINAR


[isim]
  • Konya iline bağlı ilçelerden biri

KAPIKULE


[isim] [mimarlık]
  • Eski kale ve saraylarda iki yanında korunma kuleleri bulunan anıtsal kapı

KAPILMAK


[-e]
  • Kapma işine konu olmak
[mecaz]
  • Birine güvenip boş bulunarak aldanmak

    Ben onun sözlerine kapıldım.

[mecaz]
  • Bir kimseye tutulmak, bağlanmak, aşırı sevgi duymak

    Kızın güzelliğine kapılarak evlenme teklif etti.

[mecaz]
  • Bir şeyin veya kimsenin güçlü etkisinde kalmak

    Bu iki şiiri övenler onların kalıbından gelen ucuz bir güzelliğe kapılırlar. - Salâh Birsel