İçinde Ahz Bulunan Kelimeler



İçinde AHZ olan 20 kelime bulunuyor. İçerisinde AHZ geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ahz ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

MAHZUNLAŞMAK25

11 Harfli Kelimeler

MAHZUNLAŞMA24, MÜSTAHZARAT22

9 Harfli Kelimeler

MAHZURSUZ23, MÜSTAHZAR20, MAHZUNLUK19, MAHZUNANE18

8 Harfli Kelimeler

AHZÜKABZ22, MAHZUNCA20, LAHZACIK19, MAHZURLU18, AHZETMEK16

7 Harfli Kelimeler

AHZÜİTA16, LAHZADA16, AHZETME15

6 Harfli Kelimeler

MAHZUR15, MAHZUN15, MAHZEN14, MAHZAR14

5 Harfli Kelimeler

LAHZA12


LAHZA (Kelime Kökeni: Arapça laḥẓa)


[isim] [eskimiş]
  • Zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir parçası, an(I)

    Top gürleyip oruç bozulan lahzadan beri / Bir nurlu neşe kapladı kerpiçten evleri - Yahya Kemal Beyatlı

Birleşik Kelimeler: bir lahza


MAHZEN (Kelime Kökeni: Arapça maḫzen)


[isim]
  • Yapılarda yer altı deposu

    Gözleri karanlık bir mahzende yolunu şaşırmış gibi dalgın. - Nazım Hikmet


MAHZAR (Kelime Kökeni: Arapça maḥżar)


[isim] [eskimiş]
  • Yüksek makamlı bir kimsenin yanı, huzuru
[hukuk]
  • Mahkeme sicil defteri

AHZETME


[isim]
  • Ahzetmek işi

MAHZUR (Kelime Kökeni: Arapça maḥẕūr)


[isim]
  • Sakınca

    Artık söylemekte bir mahzur olmadığından gizlemek abes. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mahzur doğurmak
  • mahzur görmek


MAHZUN (Kelime Kökeni: Arapça maḥzūn)


[sıfat]
  • Üzgün

    Bir gün gayet mağmum ve mahzun, bir gün de son derece neşeli ve uçarı. - Necip Fazıl Kısakürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mahzun etmek
  • mahzun olmak

Birleşik Kelimeler: melul mahzun


AHZETMEK (Kelime Kökeni: Arapça aḫẕ + Türkçe etmek)


[-i]
  • Almak, kabul etmek

AHZÜİTA (Kelime Kökeni: Arapça aḫẕ + iʿṭāʾ)


[isim] [eskimiş]
  • Alışveriş

LAHZADA


[zarf]
  • Çabucak

    Karısının yiyeceğini lahzada pişirir. - Halit Ziya Uşaklıgil

Birleşik Kelimeler: bir lahzada


MAHZUNANE (Kelime Kökeni: Arapça maḥzūn + Farsça -āne)


[zarf] [eskimiş]
  • Mahzunca

MAHZURLU


[sıfat]
  • Sakıncalı

MAHZUNLUK


[isim]
  • Mahzun olma durumu

    Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama. - Orhan Veli Kanık


MÜSTAHZAR (Kelime Kökeni: Arapça mustaḥżar)


[sıfat] [eskimiş]
  • Kullanıma hazır duruma getirilmiş, hazırlanmış
[isim] [tıp]
  • Önceden hazırlanarak eczanede bulundurulan ticari ilaç, preparat

Birleşik Kelimeler: güzellik müstahzarları


MAHZUNCA


[zarf]
  • Mahzun bir biçimde, üzgün olarak, mahzunane

MÜSTAHZARAT (Kelime Kökeni: Arapça mustaḥżarāt)


[isim] [tıp]
  • Eczanelerde hazır olarak bulundurulan ilaçlar