İçinde Üda Bulunan Kelimeler



İçinde ÜDA olan 16 kelime bulunuyor. İçerisinde ÜDA geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Üda ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

11 Harfli Kelimeler

MÜDAFAANAME23

10 Harfli Kelimeler

ÜLKÜDAŞLIK20, KETHÜDALIK19

8 Harfli Kelimeler

MÜDAHALE17

7 Harfli Kelimeler

MÜDAVİM19, MÜDAFAA18, MÜDAHİL16, ÜLKÜDAŞ16, KETHÜDA15, ÜSKÜDAR14

6 Harfli Kelimeler

MÜDA17, MÜDA17, MÜDARA11, MÜDANA11

4 Harfli Kelimeler

HÜDA12, CÜDA11


MÜDARA (Kelime Kökeni: Arapça mudārā)


[isim] [eskimiş]
  • Yüze gülme, yüze gülücülük, dost gibi görünme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • müdara etmek


MÜDANA (Kelime Kökeni: Arapça mudāhane)


[isim] [halk ağzında]
  • Yaranmaya, iyi görünmeye çalışma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • müdana etmemek


C


[kimya]
  • Karbon elementinin simgesi

HÜDA (Kelime Kökeni: Farsça ḫudā)


[isim]
  • Tanrı

    Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda / Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda - Mehmet Akif Ersoy


ÜSKÜDAR


[isim]
  • İstanbul iline bağlı ilçelerden biri

KETHÜDA (Kelime Kökeni: Farsça ked + ḫudā)


[isim] [tarih]
  • Zengin kimselerin ve devlet büyüklerinin buyruğunda çalışan, onların birtakım işlerini gören kimse, kâhya

Birleşik Kelimeler: kethüda bey, akıl kethüdası, kapı kethüdası, kul kethüdası, sultan kethüdası, tersane kethüdası


MÜDAHİL (Kelime Kökeni: Arapça mudāḫil)


[sıfat] [eskimiş]
  • Karışan
[hukuk]
  • Davaya müdahale eden, katılan

    Müdahil avukat.


ÜLKÜDAŞ


[isim]
  • Aynı ülküye bağlı olanlardan her biri

MÜDAHALE (Kelime Kökeni: Arapça mudāḫale)


[isim]
  • Karışma, araya girme

    Sözümü adi bir müdahale zanneder diye korktum. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[hukuk]
  • Bir dava sonucu verilecek olan kararın, dolaylı olarak etkileyeceği üçüncü kişilerin davaya katılmaları

Ata Sözleri ve Deyimler

  • müdahale etmek

Birleşik Kelimeler: cerrahi müdahale


MÜDAVİ (Kelime Kökeni: Arapça mudāvī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Hastaya bakan (kimse)

MÜDAFİ (Kelime Kökeni: Arapça mudāfiʿ)


[isim] [eskimiş]
  • Savunucu
[hukuk]
  • Bir davada, davacı veya davalının haklarını savunan kimse

MÜDAFAA (Kelime Kökeni: Arapça mudāfaʿa)


[isim]
  • Savunma, koruma

    Bu kuyruk acısıyla kendilerini müdafaaya kalkıştılar. - Asaf Halet Çelebi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • müdafaa etmek

Birleşik Kelimeler: müdafaaname, meşru müdafaa, millî müdafaa, nefsi müdafaa, nefis müdafaası


KETHÜDALIK


[isim]
  • Kethüdanın yaptığı iş

MÜDAVİM (Kelime Kökeni: Arapça mudāvim)


[sıfat]
  • Bir yere sürekli olarak giden (kimse), gedikli

    Her kanepenin önünde ayrı ayrı durarak parkta müdavimleri selamlarlar. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • müdavim olmak


ÜLKÜDAŞLIK


[isim]
  • Ülküdaş olma durumu