İçinde Örm Bulunan Kelimeler



İçinde ÖRM olan 18 kelime bulunuyor. İçerisinde ÖRM geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Örm ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

GÜNGÖRMÜŞLÜK36

11 Harfli Kelimeler

GÖRMEMEZLİK26, GÖRMEMİŞLİK26

10 Harfli Kelimeler

UMURGÖRMÜŞ29

9 Harfli Kelimeler

GÜNGÖRMÜŞ31, GÜNGÖRMEZ29, GÖRMÜŞLÜK27, GÖRMEZLİK23

8 Harfli Kelimeler

ÖNGÖRMEK25, GÖRMEMİŞ23

7 Harfli Kelimeler

ÖNGÖRME24, GÖRMECE21

6 Harfli Kelimeler

GÖRMÜŞ22, GÖRMEZ20, GÖRMEK17

5 Harfli Kelimeler

GÖRME16, ÖRMEK12

4 Harfli Kelimeler

ÖRME11


ÖRME


[isim]
  • Örmek işi

    Kale kapısından yalnız birini açık bırakarak bakilerini örmeye başlamışlardı. - Orhan Seyfi Orhon

[sıfat]
  • Örülerek yapılan

    Üstüne açık kahverengi yün örme bir ceket giymişti. - Peyami Safa

Birleşik Kelimeler: örme kepenek


ÖRMEK


[-i]
  • İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak

    Balık ağı örerken, ağları tamir ederken okur o! - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]
  • Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak

    Yaşadıkça kendi kabuğunu yetiştiren sümüklü böcek gibi talihimizi biz kendimiz öreriz. - Abdülhak Şinasi Hisar


GÖRME


[isim]
  • Görmek işi, rüyet

    İnsanın sözünün başkalarına ulaştığını, onlarla buluştuğunu görmesi gönendirici, güzel bir duygu. - Nezihe Meriç

Birleşik Kelimeler: görme açısı, görme engelli, görme gözesi, görme hücresi, anadan görme, sonradan görme


GÖRMEK


[-i]
  • Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek
[-i] [-den]
  • Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak
[-den]
  • Almak

    Birinden ders görmek.

[nesnesiz]
  • Bir şeye erişmek

    Cebi para görmek.

[nesnesiz]
  • Bir işleme uğramak

    Teftiş görmek.

[nesnesiz]
  • Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak

    Ev güneş görüyor.

[-le]
  • Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak

    Körler parmaklarıyla görürler.

[nesnesiz]
  • Sahne olmak, geçirmek

    Bu ova çok savaş gördü.

[teklifsiz konuşmada]
  • Vermek

    Baba hiç param yok, biraz görsen beni, dediği sabahı minnetle anımsar Ali Bey. - Nezihe Meriç

[spor]
  • Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ...-meye görsün (veya gör)
  • gör (veya görürsün)
  • gör bak
  • gördün deli, savul geri!
  • gören gözün hakkı vardır
  • göresi (veya göreceği) gelmek
  • göreyim seni
  • görme!
  • görmediğe (veya görmemişe) dönmek
  • görmezden gelmek
  • görüp göreceği rahmet bu
  • görüp gözetmek

Birleşik Kelimeler: içgöreç, uzgören, sıtmagörmemiş, güngörmez, dünya görmüş, umurgörmüş, ırakgörür, uzgörür


GÖRMEZ


[sıfat]
  • Görme engelli

GÖRMECE


[zarf]
  • Görmek koşuluyla

GÖRMEZLİK


[isim]
  • Görmemezlik

Ata Sözleri ve Deyimler

  • görmezlikten gelmek

Birleşik Kelimeler: âdetgörmezlik


GÖRMEMİŞ


[sıfat]
  • Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • görmemiş görmüş, güle güle ölmüş
  • görmemişin oğlu olmuş (çekmiş, çükünü koparmış)


ÖNGÖRME


[isim]
  • Öngörmek işi

ÖNGÖRMEK


[-i]
  • Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak

    Bilindiği üzere bu antlaşmalar, Osmanlı Devleti'nin taksimini öngörüyordu. - Attila İlhan


GÖRMEMEZLİK


[isim]
  • Görmemiş gibi davranma, görmezlik

GÖRMEMİŞLİK


[isim]
  • Görmemiş olma durumu

GÖRMÜŞLÜK


[isim]
  • Bir şeyi görmüş olma durumu

    Bu adamı görmüşlüğüm var.

Birleşik Kelimeler: görmüşlük duygusu, görmüşlük hissi, güngörmüşlük, sonradan görmüşlük, umurgörmüşlük


UMURGÖRMÜŞ


[sıfat]
  • Önemli görevlerde bulunmuş (kimse)

GÜNGÖRMEZ


[sıfat] [mecaz]
  • Güneş ışığı almayan (yer)

    Güngörmez, rutubetli mezbele hâlini almış müteaffin aralıklardan sefaletin kokusu sızıyordu. - Hüseyin Rahmi Gürpınar