İçinde Öne Bulunan 8 Harfli Kelimeler



İçerisinde ÖNE olan 8 harfli 21 kelime bulunuyor. İçinde ÖNE olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Öne ile başlayan 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

GÖNENÇLİ21, DÖNENCEL19, GÖNENMEK19, YÖNEYLEM19, YÖNETİCİ19, YÖNELTEÇ19, ÖNEMLİCE18, PARTÖNER18, DÖNENMEK17, DÖNELMEK17, DÖNELEME17, ÖNEMSEME17, YÖNETSEL17, YÖNETMEN17, YÖNETMEK17, YÖNELTME17, YÖNELTİM17, YÖNELMEK17, DÖNEKLİK16, RÖNESANS16, ÖNERİLME15


ÖNERİLME


[isim]
  • Önerilmek işi

DÖNEKLİK


[isim]
  • Dönek olma durumu

RÖNESANS (Kelime Kökeni: Fransızca renaissance)


[isim]
  • XV. yüzyıldan başlayarak İtalya'da ve daha sonra diğer Avrupa ülkelerinde hümanizmin etkisiyle ortaya çıkan, klasik İlk Çağ kültür ve sanatına dayanarak gelişen bilim ve sanat akımı

DÖNENMEK


[halk ağzında] [-de]
  • Olduğu yerde veya bir şeyin çevresinde dönmek

    Öğleye kadar dönendim durdum evin içinde, kendime işler uydurdum. - Erhan Bener


DÖNELMEK


[nesnesiz]
  • En yüksek noktaya çıktıktan sonra alçalmaya başlamak

DÖNELEME


[isim]
  • Dönelemek işi

ÖNEMSEME


[isim]
  • Önemsemek işi

YÖNETSEL


[sıfat]
  • Yönetimsel

YÖNETMEN


[isim]
  • Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör
[sinema] [tiyatro]
  • Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ögeler arasında birlik sağlamaya çalışan kimse, rejisör
[televizyon]
  • Bir televizyon programını hazırlayan görevliler arasında eş güdümü sağlayan, onları belli konularda görevlendiren, yayın malzemelerini değerlendiren ve yayının görsel sorumluluğunu üstlenen kişi

Birleşik Kelimeler: yönetmen yardımcısı, başyönetmen, ses yönetmeni


YÖNETMEK


[-i]
  • Bir kurum veya kuruluşun yasalara, kurallara ve belli şartlara uygun biçimde işlemesini sağlamak, idare etmek, tedvir etmek
[sinema] [tiyatro]
  • Program ve oyunların yapımını, gerçekleşmesini sağlamak

    Filmi yönetmek.

Birleşik Kelimeler: bölyönet


YÖNELTME


[isim]
  • Yöneltmek işi, tevcih
[gök bilimi]
  • Bir teleskobu veya gözlem aracını bakılacak yıldıza doğru çevirme işi
[eğitim bilimi]
  • Öğrencilerin okul yaşamına, izleyecekleri derslere uyumlarını sağlamayı amaçlama, seçecekleri meslekleri yönlendirme işi

YÖNELTİM


[isim]
  • Yöneltme işi

YÖNELMEK


[-e]
  • Belli bir yön tutmak, yüzünü belli bir yöne doğru çevirmek, teveccüh etmek, yönlenmek

    Aslına yönelerek meseleyi kavramaya çalıştığımızda insan ve teknoloji arasındaki ilişki son çağların bir olayı değildir. - İsmet Özel

[mecaz]
  • Amaç olarak benimsemek, yönlenmek

    Şiire veda etti ve sanatın başka bir bölümüne yöneldi, hikâye ve romana. - Yusuf Ziya Ortaç

[mecaz]
  • Hedef almak

    Suçlamalar bana yöneldi.


ÖNEMLİCE


[sıfat]
  • Önemli sayılabilecek kadar

    Eğer önemlice bir iş olmuş ise plan kurar, tertip yaparlar. - Memduh Şevket Esendal


PARTÖNER (Kelime Kökeni: Fransızca partenaire)


[isim]
  • Partner