İŞGÜZARLIK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



İŞGÜZARLIK harflerini içeren 5 harfli 26 kelime bulunuyor. 5 harfli İŞGÜZARLIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

GAZLI13, ILGAZ13, GALİZ12, İŞGAL12, GIRLA10, ILGAR10, KARGI10, ARIZİ9, AZLIK9, AŞLIK9, ALKIŞ9, KIŞLA9, KARIŞ9, KAŞLI9, KARŞI9, KAGİR9, KALIŞ9, KAZIL9, ŞIRAK9, ŞARKI9, İŞKAL8, İKRAZ8, KİRAZ8, ŞİKAR8, ŞARKİ8, KARLI6


KARLI


[sıfat]
  • Üstünde kar bulunan

    Baş pınarın karlı suyun içelim / Gurbet kalesini tezce geçelim - Halk türküsü

[sıfat]
  • Kârı olan, kazançlı

    Şimdi ayrıntılara girmeyelim. Kitapta yazılanlara inanmak, inanmamaktan çok daha kârlıdır. - Nazım Hikmet

Birleşik Kelimeler: kârlı iş


İŞKÂL (Kelime Kökeni: Arapça işkāl)


[isim] [eskimiş]
  • Güçleştirme, zorlaştırma, çetinleştirme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • işkâl etmek


İKRAZ (Kelime Kökeni: Arapça iḳrāż)


[isim] [eskimiş]
  • Borç veya ödünç verme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikraz etmek


KİRAZ (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [bitki bilimi]
  • Gülgillerden, ılıman iklimlerde yetişen bir meyve ağacı (Cerasus avium)

Birleşik Kelimeler: kiraz dudaklı, kiraz domates, kiraz elması, kiraz reçeli, kiraz zamkı, ekşi kiraz, kokulu kiraz, yabani kiraz, Hint kirazı, kuş kirazı

[isim]
  • İzmir iline bağlı ilçelerden biri

ŞİKÂR (Kelime Kökeni: Farsça şikār)


[isim] [eskimiş]
  • Av

ŞARKİ (Kelime Kökeni: Arapça şarḳī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Doğu'yla ilgili, Doğu'ya özgü olan

ARIZİ (Kelime Kökeni: Arapça ʿāriżī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Sonradan olan, dıştan gelen

AZLIK


[isim]
  • Az olma durumu

    Bu hususlardaki vesikaların azlığı maalesef ancak küçük bir ipucu üzerinde yapılan tahminlerden ibaret kalıyor. - Asaf Halet Çelebi


AŞLIK


[isim]
  • Aş yapmak için hazırlanan ve saklanan şeyler

ALKIŞ


[isim]
  • Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • alkış almak
  • alkış kopmak
  • alkış toplamak
  • alkış tufanı kopmak
  • alkış tutmak

Birleşik Kelimeler: alkış ağası


KIŞLA


[isim] [askerlik]
  • Askerlerin toplu olarak barındıkları yapılar bütünü

    Gece gündüz kışlada kaldığımızdan sivil hayat ile temasımız pek azdı. - Falih Rıfkı Atay

[halk ağzında]
  • Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği veya kışın barındığı kapalı ağıl

KARIŞ


[isim]
  • Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık

    Yürüyüp geçeceğim, basacağım yerlerin her bir karış mübarek toprağı benim için mukaddesti. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Birleşik Kelimeler: karış karış, bir karış


KAŞLI


[sıfat]
  • Herhangi bir nitelikte kaşı olan

    Çatık kaşlı adam. İnce kaşlı kadın. Kaşlı yüzük.

Birleşik Kelimeler: kaşlı gözlü, çatık kaşlı, dört kaşlı, kalem kaşlı, samur kaşlı


KARŞI


[isim]
  • Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi

    Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor. - Halide Edip Adıvar

[sıfat]
  • Bulunan yere göre önde, ileride olan

    Karşı evin kızları. Karşı mahalle.

[sıfat]
  • Karşıt, zıt, muhalif

    İlkin bütün bunların bir emperyalizm numarası olduğunu söyleyerek kesin bir karşı tavır koydu. - Murathan Mungan

[zarf]
  • Yüzünü bir şeye doğru çevirerek

    Bahçeye karşı oturmak.

[zarf]
  • Karşılık olarak, mukabil

    Bir ölüm haberine karşı ben içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum. - Abdülhak Şinasi Hisar

[zarf]
  • İçin, hakkında

    Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı? - Sait Faik Abasıyanık

[zarf]
  • -e doğru

Ata Sözleri ve Deyimler

  • karşı çıkmak
  • karşı durmak
  • karşı gelmek
  • karşı koymak
  • karşı olmak
  • karşısına almak
  • karşısına dikilmek
  • karşısına geçmek

Birleşik Kelimeler: karşı akın, karşı devrim, karşı düşünce, karşı düşürüm, karşı gelim, karşı görüş, karşı karşıya, karşı olum, karşı oy, karşı sav, kapı karşı komşu, karşıdan karşıya, sabaha karşı


KÂGİR (Kelime Kökeni: Farsça kārgīr)


[sıfat] [mimarlık]
  • Taş veya tuğladan yapılan (yapı), kârgir

    Kâgir ev.