Hal ile Başlayan 5 Harfli Kelimeler



HAL harfleri ile başlayan 5 harfli 15 kelime bulunuyor. Başında HAL olan 5 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "hal ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde Hal olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HALFA15, HALEF15, HALİÇ12, HAL12, HALAY11, HALİM10, HALİS10, HALUK10, HALAS10, HALEN9, HALET9, HALİK9, HALKA9, HALEL9, HALAT9


HÂLEN (Kelime Kökeni: Arapça ḥālen)


[zarf]
  • Şimdi, şu anda, bugünkü günde

HÂLET (Kelime Kökeni: Arapça ḥālet)


[isim] [eskimiş]
  • Durum

    Huşu içinde, başları önlerine eğik olarak oturmaları hep ölümden sonraki ve dirilişten evvelki hâlete işarettir. - Asaf Halet Çelebi

Birleşik Kelimeler: hâletinez, hâletiruhiye


HALİK (Kelime Kökeni: Arapça ḫāliḳ)


[isim] [din bilgisi]
  • Tanrı

HALKA (Kelime Kökeni: Arapça ḥalḳa)


[isim]
  • Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember

    Belinde uzun gümüş halkalarla asılı gümüş anahtarları vardı. - Falih Rıfkı Atay

[sıfat]
  • Çember biçiminde olan
[spor]
  • Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri

Ata Sözleri ve Deyimler

  • halka olmak

Birleşik Kelimeler: halka dizilişli, halka oyunları, halka yay, nişan halkası, yıl halkası


HALEL (Kelime Kökeni: Arapça ḫalel)


[isim] [eskimiş]
  • Bozma, bozukluk

Ata Sözleri ve Deyimler

  • halel gelmek
  • halel getirmek
  • halel vermek


HALAT (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim]
  • Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip

Birleşik Kelimeler: halat çekme, halat fitili, halat ızgarası, halat tamburu, çelik halat, hamhalat, tel halat, açmaz halatı, baş halatı, çekme halatı, varagele halatı


HALİM (Kelime Kökeni: Arapça ḥalīm)


[sıfat] [eskimiş]
  • Yumuşak huylu (kimse)

Birleşik Kelimeler: halim selim


HALİS (Kelime Kökeni: Arapça ḫāliṣ)


[sıfat]
  • Katışık olmayan, katışıksız, saf

    Devşirme değil, cetbecet Türk, özüm gibi halis Sivaslı, aslan gibi kumandan. - Nazım Hikmet

Birleşik Kelimeler: halis muhlis, halisüddem


HALUK (Kelime Kökeni: Arapça ḫalūḳ)


[sıfat] [eskimiş]
  • Temiz huylu, iyi ahlaklı

    Ahmet Naci, ağırbaşlı, çalışkan ve haluk bir gençti. - Reşat Nuri Güntekin


HALAS (Kelime Kökeni: Arapça ḫalāṣ)


[isim] [eskimiş]
  • Kurtuluş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • halas olmak


HALAY


[isim]
  • Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde genellikle davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu

    Davullar dövüldü, zurnalar halay havaları üfürdü, düğün dernek kutlandı. - Nezihe Araz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • halay çekmek (veya tepmek)

Birleşik Kelimeler: Acem halayı


HALİÇ (Kelime Kökeni: Arapça ḫalīc)


[isim]
  • Koy, körfez
[coğrafya]
  • Gelgit olayının belirgin olduğu yerlerde, bu olaydan doğan akıntıların etki yaptığı kıyılarda akarsu ağızlarının huni biçiminde genişlemiş durumu

HALAÇ


[isim]
  • İran'ın güneydoğusundaki bir Türk topluluğu veya bu topluluktan olan kimse

HALFA (Kelime Kökeni: Arapça ḥalfe)


[isim] [bitki bilimi]
  • Buğdaygillerden, lifleri ip, çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki (Sitipa tenacissima)

HALEF (Kelime Kökeni: Arapça ḫalef)


[isim]
  • Birinin ardından gelip onun makamına geçen kimse, ardıl, selef karşıtı

Birleşik Kelimeler: halef selef, hayrulhalef