GÖRDÜRMEK Harflerini İçeren 4 Harfli Kelimeler



GÖRDÜRMEK harflerini içeren 4 harfli 22 kelime bulunuyor. 4 harfli GÖRDÜRMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

GÖMÜ17, GÖRÜ16, ÖRGÜ16, GÖRK14, GÖRE14, ÖRGE14, ÖRÜM13, ÖDEM13, ÖMÜR13, ÖRÜK12, GÜME11, MÜGE11, ÖRME11, GÜRE10, KÖRE10, ÖREK10, GREK8, KÜME7, ÜREM7, DERK6, KÜRE6, KREM5


KREM (Kelime Kökeni: Fransızca crème)


[isim]
  • Tene yumuşaklık vermek veya güneş, yağmur vb. dış etkilerden korunmak için sürülen koyu kıvamlı madde
[sıfat]
  • Bu kıvamda hazırlanmış olan

    Krem deterjan.

[sıfat]
  • Bu renkte olan

    Vücutlarının yumuşaklığını gösteren açık renk, krem veya beyaz elbiseler içinde... - Abdülhak Şinasi Hisar

Birleşik Kelimeler: nemlendirici krem, patakrem, toparlayıcı krem, göz altı kremi, güneş kremi, saç kremi, tıraş kremi


DERK (Kelime Kökeni: Arapça derk)


[isim] [eskimiş]
  • Anlama, kavrama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • derk etmek


KÜRE (Kelime Kökeni: Arapça kure)


[isim] [matematik]
  • Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim

Birleşik Kelimeler: küre kuşağı, ağır küre, ateş küre, düzlem küre, güney küre, hava küre, ışık küre, kuzey küre, su küre, taş küre, yarı küre, yarım küre, yerküre, gök küresi

[isim] [madencilik]
  • Madenci ocağı, maden fırını
[isim]
  • Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri

KÜME


[isim]
  • Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup

    Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler. - Nabizade Nâzım

[eğitim bilimi]
  • Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek
[spor]
  • Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup
[spor]
  • Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kümeden düşmek
  • kümeye çıkmak

Birleşik Kelimeler: küme bulut, küme çalışması, bir küme, boş küme, çift küme, denk küme, toplumsal küme, üst küme, ayrık kümeler, öncüller kümesi, yıldız kümesi


ÜREM


[isim] [ekonomi]
  • Faiz, getiri

GREK (Kelime Kökeni: Fransızca grec)


[isim]
  • Eski Yunan, Helen

GÜRE


[isim] [halk ağzında]
  • Çiftleşmek isteyen kısrak veya dişi eşek
[sıfat] [mecaz]
  • Kuvvetli, dinç
[sıfat] [mecaz]
  • Çekingen, korkak, ürkek

KÖRE (Kelime Kökeni: Farsça kūre)


[isim] [halk ağzında]
  • Karınca yuvası

ÖREK


[isim] [halk ağzında]
  • Duvar

GÜME


[isim] [halk ağzında]
  • Avcı kulübesi

MÜGE (Kelime Kökeni: Fransızca muguet)


[isim] [bitki bilimi]
  • İnci çiçeği

ÖRME


[isim]
  • Örmek işi

    Kale kapısından yalnız birini açık bırakarak bakilerini örmeye başlamışlardı. - Orhan Seyfi Orhon

[sıfat]
  • Örülerek yapılan

    Üstüne açık kahverengi yün örme bir ceket giymişti. - Peyami Safa

Birleşik Kelimeler: örme kepenek


ÖRÜK


[halk ağzında]
  • Saç örgüsü

ÖRÜM


[isim] [halk ağzında]
  • Sürünün gece veya sabaha karşı otlaması

ÖDEM (Kelime Kökeni: Fransızca oedème)


[isim] [tıp]
  • Dokularda, hücreler arası boşluklarda aşırı miktarda sıvı birikmesi.