FİZYOTERAPİ Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



FİZYOTERAPİ harflerini içeren 5 harfli 50 kelime bulunuyor. 5 harfli FİZYOTERAPİ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Fizyoterapi ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Fizyoterapi olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

FEYİZ16, FRAPE15, EFRİZ14, FİREZ14, İZAFE14, İZAFİ14, İFRAZ14, PİYAZ14, ZİFİR14, ZARİF14, ZAFER14, ZEFİR14, FİYAT13, PATOZ13, TOPAZ13, FORTE12, POYRA12, TRAFO12, TAZİP12, ARİFE11, ETRAF11, EFRAT11, FİTRE11, İFRAT11, İFRİT11, İFTAR11, PAYET11, RAFİT11, TARİF11, TERFİ11, TAYİP11, APOTR10, APORT10, OPERA10, PORTE10, YEZİT10, ORTEZ9, PİRİT9, PARTİ9, ROZET9, TAPİR9, TEPİR9, AZERİ8, ORTAY8, TİRİZ8, TARİZ8, TERZİ8, ZİRAİ8, TEORİ6, İRİTE5


İRİTE (Kelime Kökeni: Fransızca irrité)


[isim]
  • `Sinirlendirmek, rahatsız etmek` ve tıp alanında `tahriş etmek, kaşındırmak` anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz

TEORİ (Kelime Kökeni: Fransızca théorie)


[isim]
  • Kuram

    Alışılmış kalıpların çok dışında yeni fikir akımları, modern teoriler konuşulurdu o dünyada. - Çetin Altan

Birleşik Kelimeler: komplo teorisi, Güneş Dil Teorisi


AZERİ (Kelime Kökeni: Farsça āẕer + Arapça -ī)


[isim]
  • Azerbaycan Türkü

ORTAY


[sıfat] [matematik]
  • Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi)

Birleşik Kelimeler: açıortay, kenarortay


TİRİZ


[isim]
  • Giysilerin yırtmacına ve eteğine eklenen ensiz kumaş parçası
[denizcilik]
  • Çarpma ve sürtüşmelerden korunmak için güvertesiz teknelerin, direklerin ve dubaların dış kenarlarına takılan, tahtadan veya halat örgüsüyle yapılmış çıkıntı

TARİZ (Kelime Kökeni: Arapça taʿrīż)


[isim] [eskimiş]
  • Kapalı bir biçimde, dolaylı olarak söz söyleme, taşlama

    Bununla beraber sitemleri ve tarizleri onunkilerden çok daha ince ve nezihtir. - İbrahim Alâeddin Gövsa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tarizde bulunmak
  • tariz etmek


TERZİ (Kelime Kökeni: Farsça derzī)


[isim]
  • Giysi biçip diken kimse, dikişçi

    Bir şehrin yedi mahallesinde herkesin baş eğdiği bir terzi olmalıydım. - Attila İlhan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • terzi kendi söküğünü dikemez

Birleşik Kelimeler: terzihane, kumaşlı terzi, kumaşsız terzi, erkek terzisi, kadın terzisi


ZİRAİ (Kelime Kökeni: Arapça zirāʿī)


[sıfat]
  • Tarımsal

Birleşik Kelimeler: zirai işletme


ORTEZ (Kelime Kökeni: Fransızca orthèse)


[isim]
  • Kemikteki biçim bozukluğunu düzelten, bozukluğun ekleme vereceği yükü azaltan veya felçli kasa destek veren araç

PİRİT (Kelime Kökeni: Fransızca pyrite)


[isim] [jeoloji]
  • Birçok doğal maden sülfürü ve özellikle demir ve bakır sülfürü

PARTİ (Kelime Kökeni: Fransızca parti)


[isim]
  • Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka

    Parti tarafından önerilen genel konular ile ozanın duyduğu şey arasında çelişki olamaz. - Necip Fazıl Kısakürek

Birleşik Kelimeler: parti ocağı, partilerüstü, kardeş parti, merkez parti, siyasal parti, siyasi parti, muhalefet partisi

[isim]
  • Bir bütünün parçası, kısım

    Yedi sekiz balyalık bir partiden bir buçuk iki kilo tütün yürütüyordu. - Necati Cumalı

[ekonomi]
  • Tutam (II)
[mecaz]
  • Çok ucuza elde edilen şey
[mecaz]
  • Vurgun, kazanç

    Kazanmakta olduğu partinin güme gitmesinden korkan terlikçi İhsan... - Haldun Taner

[müzik]
  • Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri

Ata Sözleri ve Deyimler

  • parti çevirmek
  • parti vermek
  • partiyi kaybetmek
  • partiyi vurmak

Birleşik Kelimeler: gardenparti


ROZET (Kelime Kökeni: Fransızca rosette)


[isim]
  • Yakaya takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun sembolü sayılacak genellikle küçük metal nesne

    Bir süs, bir rozet gibi yakasına iliştirmiştir. - Sait Faik Abasıyanık

[bitki bilimi]
  • Güney Anadolu sahillerinde yetişen, pembe ve beyaz çiçekleri olan süs bitkisi

TAPİR (Kelime Kökeni: Fransızca tapir)


[isim] [hayvan bilimi]
  • Tapirgillerden, bir çeşidi Asya ve Afrika'nın tropikal bölgelerinde yaşayan, 2 metre uzunluğunda, kısa hortumlu bir tür hayvan (Tapirus)

TEPİR


[isim] [halk ağzında]
  • Tahılı saman ve kavuzlardan ayırmaya yarayan, kıldan veya kamıştan yapılmış elek

APOTR (Kelime Kökeni: Fransızca apôtre)


[isim]
  • Yardımcı, koruyucu, havari

    Şimdi, senin apotrların (havarilerin) kimlerdir? - Yakup Kadri Karaosmanoğlu