FARMAKODİNAMİK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



FARMAKODİNAMİK harflerini içeren 5 harfli 112 kelime bulunuyor. 5 harfli FARMAKODİNAMİK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

FODRA14, FONDA14, AMORF13, FİDAN13, FORMA13, FARAD13, AFONİ12, FİRMA12, KOFRA12, AFAKİ11, FİRİK11, FİRAK11, FİKİR11, FİKRİ11, FRANK11, FAKİR11, İRFAN11, İNFAK11, KAFİR11, NİFAK11, NAFİA11, DONMA9, DONAM9, MADAM9, ADAMA8, DONRA8, DRAMA8, DAİMİ8, DAİMA8, DAMAR8, DAMAK8, DİKİM8, DİRİM8, İDMAN8, İKDAM8, KADİM8, KADRO8, MAADA8, MANDA8, MARDA8, MADİK8, NADİM8, ORADA8, RADON8, ARDAK7, AROMA7, ADANA7, AMMAN7, DAKAR7, DAKİK7, DİNAR7, DAKKA7, İRADİ7, İDRAK7, İDARİ7, KOMAR7, KOMİK7, KONMA7, KOKMA7, KADAR7, KADİR7, MİMAR7, MİMİK7, MİKRO7, MİRİM7, MAMAK7, MARON7, MAKRO7, MAKAM7, NAKDİ7, NADİR7, ORMAN7, ONMAK7, ONAMA7, ROMAN7, RANDA7, ARAMİ6, ARAMA6, ANMAK6, AKKOR6, AKMAK6, AKMAN6, İRMİK6, İRONİ6, İMKAN6, İKRAM6, KONAK6, KONİK6, KORNA6, KRİKO6, KROKİ6, KANMA6, KARMA6, KAMAN6, KAKAO6, KAKMA6, MİNİK6, MARKİ6, MARKA6, MANİA6, MAKAK6, NOKRA6, RAMAK6, RAKAM6, ARAKA5, AKRAN5, İNKAR5, KİNİK5, KRANK5, KANKA5, KARNİ5, RAKİK5


ARAKA (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [bitki bilimi]
  • İri taneli bezelye

AKRAN (Kelime Kökeni: Arapça aḳrān)


[isim]
  • Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür

    Babası silik, adsız bir berberken çocuk bütün akranlarını çekerek dükkânını canlandırdı. - Necati Cumalı


İNKÂR (Kelime Kökeni: Arapça inkār)


[isim]
  • Yaptığını, söylediğini, tanık olduğunu saklama, gizleme, yadsıma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • inkârdan gelmek
  • inkâr etmek


KİNİK (Kelime Kökeni: Fransızca cynique)


[sıfat] [felsefe]
  • Sinik

KRANK (Kelime Kökeni: İngilizce crank)


[isim] [teknik]
  • Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil

Birleşik Kelimeler: krank mili


KANKA


[isim] [teklifsiz konuşmada]
  • Kardeş kadar yakın olan kimse

KARNİ (Kelime Kökeni: Fransızca cornue)


[isim] [kimya]
  • Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan, geniş karınlı, dar ve eğri boyunlu cam kap

RAKİK (Kelime Kökeni: Arapça raḳīḳ)


[sıfat] [eskimiş]
  • İnce, narin

    Yazılarında olduğu gibi konuşurken de kelimelerin en asil ve en rakiklerinden seçiyordu. - Orhan Seyfi Orhon

[mecaz]
  • Merhametli, yufka yürekli

ARAMİ (Kelime Kökeni: Arapça ārāmī)


[isim]
  • MÖ 11-8. yüzyıllarda Mezopotamya'da yaşamış bir halk

ARAMA


[isim]
  • Aramak işi, taharri

    Ankara'ya döner dönmez iş aramayı düşünüyordum. - Adalet Ağaoğlu

[hukuk]
  • Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılan araştırma işlemi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • arama yapmak

Birleşik Kelimeler: arama bülteni, arama emri, arama izni, arama kararı, arama motoru, arama ruhsatı, arama tarama, mayın arama tarama gemisi


ANMAK


[-i]
  • Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak

    Onun bu fedakârlığını her yerde, her zaman minnetle anacağım. - Peyami Safa

[-i] [-le]
  • Bir armağanla birinin gönlünü almak

AKKOR


[sıfat]
  • Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan

    Akkor kömür.


AKMAK


[-den]
  • Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek

    Eskiden Sakarya, bu köprünün altından akarmış. - Sait Faik Abasıyanık

[nesnesiz]
  • Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak

    Dam akıyor.

[-e]
  • Art arda ve toplu olarak gitmek

    Öfkeli insanlar, el ele, omuz omuza Taksim'e doğru akıyorlardı. - Yusuf Ziya Ortaç

[nesnesiz]
  • Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak

    Çarşafın kumaşı da yer yer akmış, buruşmuştu. - Refik Halit Karay

[nesnesiz]
  • Boya birbirine karışmak
[-le]
  • Sürüp gitmek

    Nedim divanında bir kaside vardır, müjgân üstüne, hicran üstüne, umman üstüne kafiyeleri ve redifleriyle akar. - Yahya Kemal Beyatlı

[nesnesiz] [mecaz]
  • Zaman çabuk geçmek
[nesnesiz] [mecaz]
  • Karışmak, katılmak
[nesnesiz] [argo]
  • Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • akacak kan damarda durmaz
  • akan sular durmak
  • akara kokara bakma, çuvala girene bak
  • akarı kokarı olmamak
  • akarına bırakmak
  • akıp gitmek
  • akmasa da damlar

Birleşik Kelimeler: akan yıldız, akarsu, akaryakıt


AKMAN


[sıfat]
  • Bozulmamış, saf, temiz

İRMİK


[isim]
  • Sert buğdaydan elde edilen, taneleri iri, glütence zengin un

Birleşik Kelimeler: irmik helvası, Hint irmiği