Ebi ile Biten Kelimeler



EBİ ile biten 9 kelime bulunuyor. Sonu EBİ olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde ebi olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

DEMİRLEBLEBİ19

9 Harfli Kelimeler

MUHALLEBİ17

7 Harfli Kelimeler

LEBLEBİ11

6 Harfli Kelimeler

HALEBİ12, ÇELEBİ11, ECNEBİ11

5 Harfli Kelimeler

EDEBİ9

4 Harfli Kelimeler

DEBİ8, NEBİ6


NEBİ (Kelime Kökeni: Arapça nebī)


[isim] [din bilgisi]
  • Kendisine kitap indirilmemiş peygamber

DEBİ (Kelime Kökeni: Fransızca débit)


[isim] [coğrafya]
  • Bir akarsuyun herhangi bir kesiminden saniyede geçen suyun hacmi, akım

EDEBÎ (Kelime Kökeni: Arapça edebī)


[sıfat]
  • Edebiyatla ilgili, edebiyata ilişkin, yazınsal

    Gazete idaresinde biriken edebî mecmuaların yapraklarını karıştırıyorum. - Ahmet Haşim

Birleşik Kelimeler: edebî dil, edebî eser, edebî sanat


LEBLEBİ (Kelime Kökeni: Farsça leblebī)


[isim]
  • Dış kabuğu çıkarıldıktan sonra fırında kavrulup çerez olarak yenen nohut

Ata Sözleri ve Deyimler

  • leblebiden nem kapmak

Birleşik Kelimeler: leblebi şekeri, demir leblebi, sakız leblebisi


ÇELEBİ (Kelime Kökeni: Türkçe çalap + Arapça -ī)


[isim]
  • Bektaşi ve Mevlevi pirlerinin en büyüklerine verilen unvan
[eskimiş]
  • Hristiyan tüccar

    Çelebi, tütün mü alacaksınız?

[sıfat]
  • Görgülü, terbiyeli, olgun (kimse)

    Yeleği gümüş köstekli, fesi kalıpsız, orta yaşlı bir adamdı. Son derece Osmanlı ve çelebi. - Attila İlhan

Birleşik Kelimeler: çöpten çelebi

[isim]
  • Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri

ECNEBİ (Kelime Kökeni: Arapça ecnebī)


[sıfat]
  • Yabancı

    Ekseriya gelen ecnebiler ve Hristiyanlar teamül olarak ayrı bir yerde ve hürmeten ayakta durup ayini seyrederlerdi. - Asaf Halet Çelebi


HALEBİ (Kelime Kökeni: Arapça ḥalebī)


[isim] [eskimiş]
  • Genellikle kumaş ölçmekte kullanılan, uzunluğu 50-70 santimetre arasında olan bir ölçü birimi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • halebi orada ise arşın burada


MUHALLEBİ


[isim]
  • Süt, şeker ve pirinç ununun kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı

    Tatlıya öyle düşkünmüş ki geceleri usulcacık kalkar, tel dolaptaki muhallebiyi, revaniyi, kadayıfı ne bulursa hepsini süpürürmüş. - Peyami Safa

Birleşik Kelimeler: muhallebi çocuğu, su muhallebisi


DEM (Kelime Kökeni: Farsça dem)


[isim]
  • Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından istenilen durumu
[halk ağzında]
  • Pişirilen yemeklerin yenecek kıvamda olması
[eskimiş]
  • Soluk, nefes
[eskimiş]
  • İçki
[eskimiş]
  • Koku

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dem çekmek
  • dem tutmak
  • dem vurmak

Birleşik Kelimeler: her dem

[isim] [eskimiş]
  • Kan

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dem dökmek

Birleşik Kelimeler: deveranıdem