DÖVÜŞTÜRMEK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



DÖVÜŞTÜRMEK harflerini içeren 5 harfli 41 kelime bulunuyor. 5 harfli DÖVÜŞTÜRMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

DÖVÜŞ24, DÖVME20, ÖVMEK18, DÖŞEM17, KÖMÜŞ17, DÖŞEK16, DÖKÜM16, ÖRTÜŞ16, DÜVER15, ÖTÜRÜ15, DÖKME14, DÜŞKÜ14, DÜŞÜT14, DÜŞÜK14, KÖMÜR14, TÜMÖR14, DÜŞME13, KÜŞÜM13, KÜTÖR13, KÜVET13, ÖRTÜK13, ÖRDEK13, TÜREV13, ÜŞÜME13, DÜRÜM12, MÜDÜR12, ÖRMEK12, ÖRTME12, ÖTMEK12, RÜKÜŞ12, ŞÜKÜR12, ÜRKÜŞ12, DÜRTÜ11, ÜŞMEK11, DÜRME10, TÜMÜR10, TÜRÜM10, ÜRÜME10, TÜRKÜ9, ÜTMEK8, ÜRKME8


ÜTMEK


[-i] [halk ağzında]
  • Bir şeyi, tüylerini yakmak için alevden geçirmek
[-i] [halk ağzında]
  • Oyunda yenerek bir şey kazanmak, utmak

ÜRKME


[isim]
  • Ürkmek işi, tevahhuş

TÜRKÜ (Kelime Kökeni: Türkçe türk + Arapça -ī)


[isim] [edebiyat]
  • Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş manzume

    Kulak ver ki havasında bahçemizin / Gök maviliğinden, dal yeşilliğinden / Bir türkü söylenmede kendiliğinden - Cahit Sıtkı Tarancı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • türkü çağırmak (veya çığırmak)
  • türkü söylemek
  • türküsünü çağırmak
  • türkü tutturmak
  • türkü yakmak

Birleşik Kelimeler: köy türküsü


DÜRME


[isim]
  • Dürmek işi
[halk ağzında]
  • Lahana

TÜMÜR


[isim] [anatomi]
  • Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı

TÜRÜM


[isim]
  • Varlıkların oluşumu
[felsefe]
  • Bütün var olanların Tanrı'dan, ondan hiçbir şey eksiltmeksizin çıkması

ÜRÜME


[isim]
  • Ürümek işi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir


DÜRTÜ


[isim] [ruh bilimi]
  • Bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim

    Sevgi bir dürtüdür.


ÜŞMEK


[-e] [halk ağzında]
  • Üşüşmek

    Herkes başıma üştü. Ekmeğe karınca üştü.


DÜRÜM


[isim]
  • Dürme işi, silindir biçiminde kıvırma
[halk ağzında]
  • İçine türlü katıklar konularak sarılmış yufka ekmeği veya ince pide

Birleşik Kelimeler: dürüm dürüm, dürüm ekmeği


MÜDÜR (Kelime Kökeni: Arapça mudīr)


[isim]
  • İdare eden, yöneten

    Yazı işleri müdürleri böyle öyküler istiyorlar. - Necati Cumalı

Birleşik Kelimeler: müdür muavini, müdür yardımcısı, başmüdür, genel müdür, umum müdür, eczacı mesul müdürü, gemi müdürü, nahiye müdürü, telaşe müdürü


ÖRMEK


[-i]
  • İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak

    Balık ağı örerken, ağları tamir ederken okur o! - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]
  • Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak

    Yaşadıkça kendi kabuğunu yetiştiren sümüklü böcek gibi talihimizi biz kendimiz öreriz. - Abdülhak Şinasi Hisar


ÖRTME


[isim]
  • Örtmek işi
[halk ağzında]
  • Başörtüsü

    Kızlığında, başlarına soluk örtmelerini alır, yünlerini sırtlar, ırmak boyuna yün boyamaya giderdi. - Nezihe Meriç

[halk ağzında]
  • Üstü kapalı, önü açık yer

    Damın örtmesinin altında hasta koyunlara bakıyordu bir adamla beraber. - Yaşar Kemal


ÖTMEK


[nesnesiz]
  • Kuş veya böcekler, değişik tonda ses çıkarmak

    Gelmiş o yaylanın baharı / Öter bülbüller hoştur avazı - Âşık Veysel

[argo]
  • Anlamsız, boş konuşmak

    Onlar saçma sapan ötüp dururken ben içimden şöyle düşünüyordum. - Refik Halit Karay

[argo]
  • (Sarhoş) kusmak
[argo]
  • Gizli bir şeyi söylemek

RÜKÜŞ (Kelime Kökeni: Arapça ruḳşe)


[sıfat]
  • Gülünç bir biçimde giyinip süslenen (kadın)

    Sadece kasabanın adam çekiştirmesinden başka bir şey bilmeyen seviyesiz ve rüküş kadınlarını tenkit ediyordu. - Reşat Nuri Güntekin