DOKUMAHANE Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



DOKUMAHANE harflerini içeren 5 harfli 41 kelime bulunuyor. 5 harfli DOKUMAHANE kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

HODAN12, HANDE11, KADEH11, AHMAK10, AHKAM10, HAMAK10, HAKEM10, KEMAH10, KEMHA10, AHENK9, DONUK9, DONMA9, DONAM9, DUMAN9, HANAK9, HANEK9, HAKAN9, KONDU9, MADUN9, NAHAK9, AMADE8, DAMAK8, ENDAM8, KONUM8, KUNDA8, KADEM8, MANDA8, MADEN8, OKUMA8, OKUME8, DEKAN7, KONMA7, KUMAN7, ONMAK7, ONAMA7, ANMAK6, AKMAN6, KANMA6, KAMAN6, KEMAN6, MEKAN6


ANMAK


[-i]
  • Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak

    Onun bu fedakârlığını her yerde, her zaman minnetle anacağım. - Peyami Safa

[-i] [-le]
  • Bir armağanla birinin gönlünü almak

AKMAN


[sıfat]
  • Bozulmamış, saf, temiz

KANMA


[isim]
  • Kanmak işi

KAMAN


[isim]
  • Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri

KEMAN (Kelime Kökeni: Farsça kemān)


[isim] [müzik]
  • Dört teli olan, çenenin altına dayayarak çalınan yaylı saz

    Açık sarı saçlı, zayıf bir kadın keman çalıyordu. - Ömer Seyfettin

[eskimiş]
  • Yay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • keman gibi

Birleşik Kelimeler: keman yayı


MEKÂN (Kelime Kökeni: Arapça mekān)


[isim]
  • Yer, bulunulan yer
[eskimiş] [gök bilimi]
  • Uzay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mekân tutmak

Birleşik Kelimeler: mekân akustiği, mekân grupları, mekân zarfı, başmekân, cennetmekân, tebdilimekân


DEKAN (Kelime Kökeni: Almanca Dekan)


[isim]
  • Üniversitelerde bir fakültenin yönetiminden sorumlu profesör

Birleşik Kelimeler: dekan yardımcısı


KONMA


[isim]
  • Konmak işi

    Şiirde biçim, gerekli parçaların yerli yerine konmasıdır. - Behçet Necatigil


KUMAN


[isim] [tarih]
  • Kıpçak

ONMAK


[nesnesiz]
  • Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak

    Sakın kesme, yaş ağaca balta vuran el onmaz. - Mehmet Emin Yurdakul


ONAMA


[isim]
  • Onamak işi, uygun bulma, tasvip

    Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmî ve özel herhangi bir işle görevlendirilemez. - Anayasa


AMADE (Kelime Kökeni: Farsça āmāde)


[sıfat] [eskimiş]
  • Hazır

DAMAK


[isim] [anatomi]
  • Ağız boşluğunun tavanı

Birleşik Kelimeler: damak eteği, damak tadı, damak ünsüzü, art damak, diş-damak ünsüzü, diş eti-damak ünsüzü, ön damak, sert damak, yumuşak damak


ENDAM (Kelime Kökeni: Farsça endām)


[isim]
  • Vücut, beden, boy bos

    Yıldız'a sezdirmeden genç kızın endamına bakakaldı. - Aka Gündüz

Birleşik Kelimeler: endam aynası, arzıendam


KONUM


[isim]
  • Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon

    İnsanın tabii konumunu en uygun biçim içinde devam ettirme tavrı medeni bir yaşayış tuzağına düşmeden de gösterilebilir. - İsmet Özel

[coğrafya]
  • Yeryüzünde bir noktanın, enlem ve boylamların yardımıyla bulunan yeri, konuş
[coğrafya]
  • Bir şehrin uzak ve yakın çevresiyle her türlü ilişkisini sağlayan ve şehrin gelişmesini etkileyen coğrafi şartlarının bütünü

Birleşik Kelimeler: sosyal konum