Dir ile Biten Kelimeler



DİR ile biten 16 kelime bulunuyor. Sonu DİR olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Dir ile başlayan kelimeler. İçinde dir olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

8 Harfli Kelimeler

MUKTEDİR12, SİLİNDİR11

7 Harfli Kelimeler

EĞİRDİR16, HANİDİR13, YERİDİR11, AKSEDİR10

6 Harfli Kelimeler

BENDİR10, KENDİR8, TAKDİR8, TEKDİR8

5 Harfli Kelimeler

İĞDİR14, GADİR11, BEDİR9, SEDİR8, KADİR7, NADİR7


KADİR (Kelime Kökeni: Arapça ḳadr)


[isim] [eskimiş]
  • Değer, kıymet, itibar
[gök bilimi]
  • Bir yıldızın parlaklık bakımından bulunduğu basamak

    Birinci kadirde on dokuz, ikincide elli yedi, üçüncüde yüz yetmiş dört yıldız bulunur.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kadrini anlamak
  • kadrini bilmek

Birleşik Kelimeler: kadirbilir, kadirbilmez, Kadir Gecesi

[sıfat]
  • Güçlü, gücü yeter, erkli

    Binaya yakışacak mobilyayı satın almaya kadir babayiğit çıkmadı. - Reşat Nuri Güntekin

[din bilgisi]
  • Her şeye gücü yeten (Tanrı)

    Evlerinin önü yüksek çevirme / Kadir Mevla'm bugünlük de ayırma - Halk türküsü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kadir olmak


NADİR (Kelime Kökeni: Arapça nādir)


[sıfat]
  • Seyrek, az bulunur

    Bazı nadir inciler, elmaslar vardır ki onların biri yalnız saltanat tacı olabilir. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

[zarf]
  • Seyrek

    Üsküp'e o gün nadir görülür bir kar yağmış. - Yahya Kemal Beyatlı


KENDİR


[isim] [bitki bilimi]
  • Kenevir
[sıfat]
  • Kenevirden yapılmış

TAKDİR (Kelime Kökeni: Arapça taḳdīr)


[isim]
  • Beğenme, beğenip belirtme, değer verme

    Hakkında sarf edilen alaycı sözlere mukabil şimdi takdirler, hürmetkâr iltifatlarla karşılıyordu. - Asaf Halet Çelebi

[din bilgisi]
  • Yazgı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • takdir etmek (veya eylemek)
  • takdirini kazanmak
  • takdir olunmak

Birleşik Kelimeler: takdir hakkı, takdiriilahi, takdirname, takdir yetkisi, ezelî takdir


TEKDİR (Kelime Kökeni: Arapça tekdīr)


[isim] [eskimiş]
  • Azarlama, paylama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tekdir etmek


SEDİR (Kelime Kökeni: Arapça ṣadr)


[isim]
  • Arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen, oturmaya veya yatmaya yarayan ev eşyası, divan

    Bizi geniş sedirlerle çevrilmiş keten örtülü bir büyük odaya aldılar. - Burhan Felek

[isim] [bitki bilimi]
  • Kozaklılardan, çiçekleri sarı veya açık yeşil renkli, boyu 40 metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı, dağ servisi (Cedrus)

Birleşik Kelimeler: aksedir


BEDİR (Kelime Kökeni: Arapça bedr)


[isim] [eskimiş]
  • Dolunay

AKSEDİR


[isim] [bitki bilimi]
  • Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist)

BENDİR


[isim]
  • Alaturka müzikte vurmalı çalgı aleti

SİLİNDİR (Kelime Kökeni: Fransızca cylindre)


[isim] [matematik]
  • Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane
[teknik]
  • Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi
[teknik]
  • Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer

Ata Sözleri ve Deyimler

  • silindir gibi ezmek

Birleşik Kelimeler: silindir kalıplama, silindir makinesi, silindir şapka, silindir yağı, dik silindir, eğik silindir


YERİDİR


Ata Sözleri ve Deyimler

  • yer açmak
  • yer almak
  • yer bakır gök demir kesilmek
  • yer bulmak
  • yer çevirmek
  • yer değiştirmek
  • yerde kalmak
  • yer demir gök bakır
  • yerden göğe kadar
  • yerden yere çalmak
  • yerden yere vurmak
  • yere bakan (veya bakıp) yürek yakan
  • yere bakmak
  • yere baktırmak
  • yere batasıca (veya batsın)
  • yere batmak
  • yere çalmak
  • yere göğe koymamak
  • yere sağlam basmak
  • yere sermek
  • yer etmek
  • yere vurmak
  • yere yığılmak
  • yere yıkılmak
  • yeri başka
  • yeri gelmek
  • yeri göğü ben yarattım demek
  • yeri göğü birbirine katmak
  • yeri göğü inletmek
  • yeri göğü tırmalamak
  • yeri göğü tutmak
  • yerinde duramamak
  • yerinde kalmak
  • yerinden fırlamak
  • yerinden oynamak
  • yerinden oynatmak
  • yerinde olmak
  • yerinde saymak
  • yerinde su çıkmak
  • yerinde yeller esmek
  • yerin dibine batırıp çıkarmak
  • yerin dibine geçmek (veya batmak veya girmek)
  • yerine geçmek
  • yerine gelmek
  • yerine getirmek
  • yerine koymak
  • yerine oturmak
  • yerini almak
  • yerini beğenmek
  • yerini bulmak
  • yerini doldurmak
  • yerini ısıtmak
  • yerini sevmek
  • yerini tutmak
  • yerini yapmak
  • yerin kulağı var
  • yeri olmak
  • yeri öpmek
  • yeri soğumadan
  • yeri var!
  • yeri yurdu belirsiz olmak
  • yer kabul etmez
  • yer kaplamak
  • yer kapmak
  • yerle beraber
  • yerle bir etmek
  • yerle gök bir olsa
  • yerlerde sürünmek
  • yerlere geçmek
  • yerlere kadar eğilmek
  • yerleri süpürmek
  • yerle yeksan etmek
  • yer öpmek
  • yer tutmak
  • yer vermek
  • yer yarılıp içine girmek (veya geçmek)
  • yer yerinden oynamak


GADİR (Kelime Kökeni: Arapça ġadr)


[isim] [eskimiş]
  • Haksızlık etme, zarar verme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • gadre uğramak

Birleşik Kelimeler: gadretmek, gadrolmak, gadrolunmak


MUKTEDİR (Kelime Kökeni: Arapça muḳtedir)


[sıfat]
  • Erkli

Ata Sözleri ve Deyimler

  • muktedir olmak


HANİDİR


Ata Sözleri ve Deyimler

  • hani ya
  • hani yok mu


İĞDİR


[isim] [tarih]
  • Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri