DEVLEŞEBİLME Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



DEVLEŞEBİLME harflerini içeren 5 harfli 27 kelime bulunuyor. 5 harfli DEVLEŞEBİLME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Devleşebilme ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Devleşebilme olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

EVDEŞ16, DEVİM14, İŞLEV14, BEŞME11, DEŞME11, BELEŞ10, BEŞLİ10, MEBDE10, BELDE9, BEDEL9, DEBİL9, EŞLEM9, EBEDİ9, EDEBİ9, İŞEME9, İŞLEM9, MELEŞ9, ŞİLEM9, BİLME8, DEMLİ8, DELME8, DİLME8, BELLİ7, DELİL7, EBELİ7, ELEME6, MİLEL6


ELEME


[isim]
  • Elemek işi, eliminasyon
[spor]
  • Çeyrek sona katılacak sporcu ve takımları ayırmak için düzenlenen seçme yarışı

Birleşik Kelimeler: eleme sınavı, ön eleme


MİLEL (Kelime Kökeni: Arapça milel)


[isim] [eskimiş]
  • Milletler, uluslar

Birleşik Kelimeler: beynelmilel


BELLİ


[sıfat]
  • Beli olan

    Hani sen benim gibi ince belli sarışınları severdin? - Nezihe Araz

Birleşik Kelimeler: karınca belli

[sıfat]
  • Bilinmedik bir yanı olmayan, malum

    Hâlimiz, vaktimiz sizce belli. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • belli etmek
  • belli olmak

Birleşik Kelimeler: belli başlı, belli belirsiz


DELİL (Kelime Kökeni: Arapça delīl)


[isim]
  • İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare

    Milletlerin hürriyet için yaptıkları fedakârlıklardan canlı deliller gösteriyordu. - Peyami Safa

[hukuk] [mantık]
  • Kanıt

    Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bırakıldı. - Sait Faik Abasıyanık

[eskimiş]
  • (deli:li) Kılavuz, rehber

EBELİ


[sıfat]
  • Ebesi olan

BİLME


[isim]
  • Bilmek işi

    Bir cemiyetin ilerlemesi, neyin ehemmiyetli olduğunu bilmeye bağlıdır. - Mehmet Kaplan

[felsefe]
  • Bir şeyin ne olduğunun bilincine varma
[felsefe]
  • Bilgi edinmenin gaye ve sonucu

DEMLİ


[sıfat]
  • Çok demlenmiş, koyu (çay)

DELME


[isim]
  • Delmek işi
[sıfat]
  • Delinerek yapılmış
[halk ağzında]
  • Yelek

DİLME


[isim]
  • Dilmek işi

BELDE (Kelime Kökeni: Arapça belde)


[isim] [eskimiş]
  • İlçeden küçük, belediye ile yönetilen yer
[mecaz]
  • Mekân, yer, çevre

    Bugün toz hâlinde sallanan bu iklim, asırların uykusundan, bunca sanat beldeleri gibi bir gün sıyrılacak. - Yahya Kemal Beyatlı


BEDEL (Kelime Kökeni: Arapça bedel)


[isim]
  • Değer, fiyat, kıymet
[sıfat]
  • Eşit, denk

    Emsalini göremeyeceğiniz bir saadetle beş on dakika yaşarsınız ki bütün bir hayata bedeldir. - Refik Halit Karay

[askerlik]
  • Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para

    Efrattan bedel alınıp alınmayacağına dair merkezden emir gelmişti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[halk ağzında]
  • Bir ücret karşılığında çalışan kimse

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bedel tutmak
  • bedel vermek

Birleşik Kelimeler: rayiç bedel, kira bedeli, nefaset bedeli, piyasa bedeli, satış bedeli, tayın bedeli


DEBİL (Kelime Kökeni: Fransızca débile)


[sıfat] [tıp]
  • Bedensel ve zihinsel bakımdan güçsüz

EŞLEM


[isim]
  • Kopya

EBEDÎ (Kelime Kökeni: Arapça ebedī)


[sıfat]
  • Sonsuz, ölümsüz, bengi

    Geçtik hepimiz dörtnala cennet kapısından / Gördük ebedî cetleri bir anda yakından - Yahya Kemal Beyatlı

Birleşik Kelimeler: ebedî uyku


EDEBÎ (Kelime Kökeni: Arapça edebī)


[sıfat]
  • Edebiyatla ilgili, edebiyata ilişkin, yazınsal

    Gazete idaresinde biriken edebî mecmuaların yapraklarını karıştırıyorum. - Ahmet Haşim

Birleşik Kelimeler: edebî dil, edebî eser, edebî sanat