DERMANSIZLIK Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler



DERMANSIZLIK harflerini içeren 7 harfli 41 kelime bulunuyor. 7 harfli DERMANSIZLIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

ALIMSIZ14, DAZKIRI14, SIZIRMA14, AKILSIZ13, KINASIZ13, KIZILMA13, MAZILIK13, SARIKIZ13, SAKIZLI13, ANIZLIK12, AZINLIK12, ADIMLIK12, KADINSI12, SALDIRI12, ENDAMLI11, ISINMAK11, ISIRMAK11, KISILMA11, KISINMA11, KINDIRA11, KADINLI11, SIRMALI11, SIRIMAK11, SARIMLI11, SALINIM11, SAKINIM11, SIKILMA11, SIKINMA11, ASIRLIK10, ILINMAK10, KIRMALI10, KIRILMA10, KIRINMA10, KILINMA10, NASIRLI10, SARILIK10, SARIKLI10, KREMALI9, KARINLI9, MERAKLI9, KENARLI8


KENARLI


[sıfat]
  • Herhangi bir biçimde kenarı olan

    Başında da geniş kenarlı, tüylü ama yine simsiyah bir şapka var. - Adalet Ağaoğlu


KREMALI


[sıfat]
  • Kreması olan

    Kremalı pasta.


KARINLI


[sıfat]
  • Karnı olan

MERAKLI


[sıfat]
  • Her şeyi anlamak ve bilmek isteyen, araştırıcı, mütecessis

    Başımı kaldırınca Mustafa'nın meraklı gözleriyle karşılaşıyorum. - Ahmet Ümit

[halk ağzında]
  • Kaygılı

    O meraklı bir kadındır, patırtı çekemez.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ... meraklısı (olmak)


ASIRLIK


[sıfat]
  • Yüzyıllık

ILINMAK


[nesnesiz]
  • Ilık duruma gelmek, ılımak

KIRMALI


[sıfat]
  • Üstünde kırmaları bulunan (giysi), pilili

    Beyaz, kırmalı, fistolu bir gecelik giymiş, yalnız bir kızı düşünüyorum. - Nezihe Meriç


KIRILMA


[isim]
  • Kırılmak işi

    Ancak diyince şu bilmem ne kulübüyle bilmem ne kulübünün son maçlarındaki kafa, kol, bacak kırılmasından söz açacağımı sanmayınız. - Nazım Hikmet

[mecaz]
  • Yürürken salınma, nazlı yürüyüş
[fizik]
  • Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi

    Gözlükleri pencerelerden yansıyan ışık kırılmalarıyla çevresine gökkuşağı renkleri saçıyor. - Attila İlhan

Birleşik Kelimeler: kırılma noktası


KIRINMA


[isim]
  • Kırınmak işi

KILINMA


[isim]
  • Kılınmak işi

NASIRLI


[sıfat]
  • Nasırı olan, nasır bağlamış, nasırlaşmış

    Geçtiği yollarda, incecik ellerine, kahır görmüş köylülerin nasırlı elleri sarıldı, ninelerin dua ile titreyen dudakları dokundu. - Hamdullah Suphi Tanrıöver


SARILIK


[isim]
  • Sarı olma durumu

    Yalnız, yüzümün sarılığını, hâlsizliğimi babamdan nasıl saklayacağım? - Aka Gündüz

[tıp]
  • Derinin, dokuların ve organizmadaki sıvıların sarı bir renk almasıyla beliren hastalık, karaciğer yangısı, hepatit
[tıp]
  • Derinin sarı renk aldığı bir hastalık belirtisi

SARIKLI


[sıfat]
  • Başına sarık sarmış olan, sarığı olan

    Ak sakallı, hırçın bakışlı sarıklı ihtiyarın karşısında kasketleri ters dönmüş, minder üzerinde oturan on tane delikanlı gördüm. - Fikret Otyam

[isim] [mecaz]
  • Müslüman din adamı, hoca

ENDAMLI


[sıfat]
  • Boylu, boyu bosu yerinde

    Endamlı, balıketinde bir taze. - Attila İlhan


ISINMAK


[nesnesiz]
  • Sıcak duruma gelmek

    Havalar ısınınca bizim ahbaplar ayaklandılar. - Burhan Felek

[mecaz]
  • Yadırgamaz olmak, hoşlanır olmak, alışmak, benimsemek

    Bunca çabamıza karşın halkımızın Batı müziğine ısınamadığını söyledi. - Necati Cumalı

[mecaz]
  • Var olan gerginlik sona ermek

    Çaylar dağıldıktan sonra ortalık oldukça ısındı. - Halide Edip Adıvar