DEPOLATMAK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler



DEPOLATMAK harflerini içeren 6 harfli 26 kelime bulunuyor. 6 harfli DEPOLATMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

ADAPTE12, KOMPLE12, TOPLAM12, APOLET11, KAPLAM11, MATKAP11, POTKAL11, TAPMAK11, DOLMAK10, DOLAMA10, KAPELA10, PLAKET10, PATLAK10, PEKALA10, DALMAK9, ATOMAL8, ADALET8, KALOMA8, OTLAMA8, OTAMAK8, OKLAMA8, AKAMET7, AMETAL7, ALAMET7, MAKTEL7, MAKALE7


AKAMET (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳāmet)


[isim] [eskimiş]
  • Kısırlık, verimsizlik
[mecaz]
  • Başarısızlık, sonuçsuzluk

    Bu mücadeleden ruhumun yorgun düştüğünü, akamete mahkûm kaldığını görüyorum. - Hüseyin Cahit Yalçın

Ata Sözleri ve Deyimler

  • akamete uğramak


AMETAL (Kelime Kökeni: Fransızca amétale)


[isim] [kimya]
  • Metal olmayan element

    Klor, fosfor, oksijen ametaldir.


ALAMET (Kelime Kökeni: Arapça ʿalāmet)


[isim]
  • Belirti, işaret, iz, nişan

    İnsanlığın belli bir sonuca yöneldiğini gösterir hiçbir alamet yok. - Cemil Meriç

[mecaz]
  • Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne

Birleşik Kelimeler: alametifarika, kıyamet alameti


MAKTEL (Kelime Kökeni: Arapça maḳtel)


[isim] [eskimiş]
  • Cinayet işlenen yer

MAKALE (Kelime Kökeni: Arapça maḳāle)


[isim]
  • Bilim, fen konularıyla siyasal, ekonomik ve toplumsal konuları açıklayıcı veya yorumlayıcı niteliği olan gazete veya dergi yazısı

Birleşik Kelimeler: başmakale


ATOMAL


[sıfat] [fizik]
  • Atomlarla ilgili olan, atomik

ADALET (Kelime Kökeni: Arapça ʿadālet)


[isim]
  • Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe

Ata Sözleri ve Deyimler

  • adalet dağıtmak
  • adalete teslim etmek
  • adalete teslim olmak
  • adaletine sığınmak

Birleşik Kelimeler: adalet kapısı, adalet mahkemesi, adalet örgütü, adalet sarayı, sosyal adalet


KALOMA (Kelime Kökeni: İtalyanca caloma)


[isim] [denizcilik]
  • Demir atmış bir geminin zincirinin su içindeki bölümü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kaloma etmek (veya vermek)


OTLAMA


[isim]
  • Otlamak işi

OTAMAK


[-i] [halk ağzında]
  • Bitkinin yaprak veya köklerini vererek hastalığı iyi etmeye çalışmak, tedavi etmek

OKLAMA


[isim]
  • Oklamak işi

DALMAK


[-e]
  • Suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek

    O çirkin, kaba kunduralarla sıcak günde serin denize dalmışım gibi rahatladım. - Ayla Kutlu

[nesnesiz]
  • Bir yerin içine girmek

    Hızla içeri dalıp mumun başında duran adama doğru iki adım attı. - Elif Şafak

[nesnesiz] [mecaz]
  • Kendini bilmez duruma gelmek, kendinden geçmek

    Çocuk ateşi çıkınca daldı.

[nesnesiz]
  • Uyumak

    O serinlik içinde Tevfik dalmış. Uyandığı vakit güneş çoktan doğmuştu. - Memduh Şevket Esendal

[mecaz]
  • Başka bir şeyle uğraşamayacak veya başka bir şeyi düşünemeyecek biçimde kendini bir şeye kaptırmak
[spor]
  • Güreşte rakibinin belden aşağı bir yerini aniden tutmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dala çıka
  • dalıp çıkmak
  • dalıp gitmek


DOLMAK


[nesnesiz]
  • Dolu duruma gelmek
[mecaz]
  • Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dolup taşmak


DOLAMA


[isim]
  • Dolamak işi
[mimarlık]
  • Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi
[tıp]
  • Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş

Birleşik Kelimeler: dolama otu


KAPELA (Kelime Kökeni: İtalyanca cappello)


[isim]
  • Şapka

    Serseri güruhunun başlarından düşmeyen siperli sipersiz kapelalarla... - Ahmet Rasim