DAĞILABİLMEK Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler



DAĞILABİLMEK harflerini içeren 6 harfli 31 kelime bulunuyor. 6 harfli DAĞILABİLMEK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

AĞDALI16, BAĞLIK16, BAĞLAM16, DAĞLIK16, MEBLAĞ16, AĞALIK14, BADEMA11, BADELİ10, DAMALI10, ADAKLI9, AMBALE9, BİLMEK9, BALLIK9, BELALI9, DİLMEK9, DALMAK9, DEMLİK9, KILADE9, MABLAK9, AMALIK8, BELLİK8, DİLLEK8, ELMALI8, IKLAMA8, KABİLE8, KAMALI8, MİKALI8, ALLAME7, MAAİLE7, MAKALE7, ALKALİ6


ALKALİ (Kelime Kökeni: Fransızca alcali)


[isim] [kimya]
  • Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı

Birleşik Kelimeler: alkali metaller, alkalimetre


ALLAME (Kelime Kökeni: Arapça ʿallāme)


[sıfat]
  • Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili

    Tarihî zihniyet taşımak için tarihçi olmak şart değildir. İlmî düşünebilmek için allame olmak şart olmadığı gibi. - Sabahattin Eyuboğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • allame kesilmek

Birleşik Kelimeler: allameicihan


MAAİLE (Kelime Kökeni: Arapça maʿaʿāʾile)


[zarf] [eskimiş]
  • Ailece, ev halkıyla birlikte

    Bizim evin bacası çekmiyor. Bütün kış, maaile kömür vuruyor bizi bu yüzden. - Nazım Hikmet


MAKALE (Kelime Kökeni: Arapça maḳāle)


[isim]
  • Bilim, fen konularıyla siyasal, ekonomik ve toplumsal konuları açıklayıcı veya yorumlayıcı niteliği olan gazete veya dergi yazısı

Birleşik Kelimeler: başmakale


ÂMÂLIK


[isim]
  • Görme engellilik

BELLİK


[isim]
  • İşaret, marka

DİLLEK


[sıfat] [halk ağzında]
  • Dedikoducu

ELMALI


[isim]
  • Antalya iline bağlı ilçelerden biri

IKLAMA


[isim]
  • Iklamak işi

KABİLE (Kelime Kökeni: Arapça ḳabīle)


[isim] [toplum bilimi]
  • Boy (II)

    Avla geçinen bir kabile, bu gıdaları tesadüfe borçlu olduğuna inanabilir. - Cemil Meriç


KAMALI


[sıfat]
  • Kaması olan

    Kamalı top.


MİKALI


[sıfat]
  • Yapımında mika maddesi kullanılan

Birleşik Kelimeler: mikalı cam


ADAKLI


[sıfat]
  • Adağı olan, adak adamış olan
[isim] [halk ağzında]
  • Nişanlı
[isim]
  • Bingöl iline bağlı ilçelerden biri

AMBALE (Kelime Kökeni: Fransızca emballé)


[isim]
  • `Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek` anlamlarındaki ambale etmek ve `çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek` anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz

BİLMEK


[nesnesiz]
  • Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak

    Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu. - Adalet Ağaoğlu

[-i]
  • Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak

    Yani kısacası bu mükemmel dilimizi kimse bilmez, okumaz. - Burhan Felek

[-i]
  • Sorumlu tutmak

    Ben arkadaşını bilmem, seni bilirim.

[-i]
  • İşine gelmek, uygun bulmak

    Mal almasını bildi de parasını vermeyi mi bilmiyor?

[-i]
  • Saymak

    Teşekkürü borç bilirim.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bildiğinden şaşmamak (veya kalmamak)
  • bildiğini okumak
  • bildiğini yapmak
  • bildiğini yedi mahalle bilmez
  • bildim bileli
  • bilemedin (veya bilemediniz)
  • bilir bilmez
  • bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp
  • bilmem hangi (veya kaç veya kim veya nasıl veya ne)

Birleşik Kelimeler: yolbil, değerbilmez, iyilikbilmez, kadirbilmez