BUĞULANDIRMAK Harflerini İçeren 8 Harfli Kelimeler



BUĞULANDIRMAK harflerini içeren 8 harfli 41 kelime bulunuyor. 8 harfli BUĞULANDIRMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

BUĞULAMA20, BAĞILDAK20, BAĞIRDAK20, UĞULDAMA20, AĞDIRMAK19, BAĞIRMAK19, BAĞLANIM19, BAĞRILMA19, DAĞILMAK19, UĞURLAMA18, UĞRULAMA18, UĞRANMAK17, KURLAĞAN16, BULDURMA15, BUDANMAK14, BANDIRMA14, BAKIMDAN14, BURKULMA13, BURULMAK13, BULUNMAK13, BALDIRAN13, BALDIRAK13, DURULAMA13, DURULMAK13, DUMANLIK13, ARDILMAK12, ANDIRMAK12, ALDIRMAK12, BUNALMAK12, BULANMAK12, BARINMAK12, DARILMAK12, DIRLANMA12, KANDIRMA12, KALDIRMA12, DALKIRAN11, KURULAMA11, KALANDIR11, KALDIRAN11, NUMARALI11, MALKIRAN10


MALKIRAN


[isim] [halk ağzında]
  • Hayvan vebası

DALKIRAN


[isim] [hayvan bilimi]
  • Kabuk böcekleri familyasından, fındık ağaçlarında yaşayan kın kanatlı böcek (Anisandrus dispar)
[halk ağzında]
  • Şiddetli esen rüzgâr

KURULAMA


[isim]
  • Kurulamak işi

    Kocaman bir tas içinde su geliyor, sabun, havlu, kurulama deyinceye kadar hiddeti geçiyor sultanın. - Necip Fazıl Kısakürek


KALANDIR


[isim]
  • Dokunmuş kumaş ve bezleri buhar altında veya belli bir ısıda silindir arasından geçirerek ütüleme, parlatma, istenilen boy ve ene göre çektirip germe

Birleşik Kelimeler: kalandır makinesi


KALDIRAN


[isim] [anatomi]
  • Bazı organları yukarıya doğru hareket ettiren kas

NUMARALI


[sıfat]
  • Belli bir numarası olan

    Tokatlıyan'ın sırasındaki yirmi beş numaralı apartmanı arıyorum. - Ömer Seyfettin

Birleşik Kelimeler: bir numaralı


ARDILMAK


[-e] [halk ağzında]
  • Birisinin sırtına asılmak
[mecaz]
  • Musallat olmak, asılmak, takılmak

ANDIRMAK


[-i]
  • Benzer yanları bulunmak, çağrıştırmak

    Şiirde gazete havadisini andıran bir mısra da bulunabilir. - Asaf Halet Çelebi


ALDIRMAK


[nesnesiz]
  • Alma işini yaptırmak

    Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım. - Necati Cumalı

[-e] [-i]
  • Getirtmek

    Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı. - Cahit Uçuk

[-den]
  • Başkasına kaptırmak

    Elimden aldırdım gül yüzlü yâri / Ben bir daha buldum ellere nispet - Emrah

[-e] [-i]
  • Sığdırmak

    Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız.

[-e] [mecaz]
  • Önem vermek, değer vermek

    Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz - Enis Behiç Koryürek


BUNALMAK


[nesnesiz]
  • Soluk alması güçleşmek

    Hoca bu son sözleri söylerken havasızlıktan bunalıyor gibi başını tavana kaldırıyor. - Reşat Nuri Güntekin

[mecaz]
  • Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak

    Geçenlerde yeni çıkan uzunca bir şiirini okuyuncaya kadar bunaldım. - Necati Cumalı


BULANMAK


[-e]
  • Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak

    Parfüme bulanmış bir ter, boyalı suratlarından buharlaşıyor. - Attila İlhan

[nesnesiz]
  • Duruluğunu yitirmek

    Havuz bulandı.

[nesnesiz]
  • Parlaklığını ve açıklığını yitirmek

    Hava bulandı.

[nesnesiz]
  • Mide bulantısı olmak
[nesnesiz] [mecaz]
  • Karışmak

BARINMAK


[nesnesiz]
  • Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak

    İnsan barınacak yerler yaptı, yiyeceğini pişirerek yemeye başladı. - Nazım Hikmet

[nesnesiz] [mecaz]
  • Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak
[mecaz]
  • Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak

    Girip çıktığı mesleklerin hiçbirinde üç dört, hadi bilemediniz, altı aydan fazla barınamadı. - Haldun Taner


DARILMAK


[nesnesiz]
  • Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek

    Kalenin üzerine top atmadılar bahanesiyle darılmadı mıydı? - Ömer Seyfettin


DIRLANMA


[isim]
  • Dırlanmak işi

KANDIRMA


[isim]
  • Kandırmak işi

    O bakışta hiç de melunca bir kandırma fikri gizlenemez. - Feridun Fazıl Tülbentçi