BUYURGANLAŞMA Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



BUYURGANLAŞMA harflerini içeren 5 harfli 77 kelime bulunuyor. 5 harfli BUYURGANLAŞMA kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Buyurganlaşma ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Buyurganlaşma olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

YABGU14, BURGU13, BULGU13, GULAŞ13, GABYA13, UYGUR13, UYGUN13, BULUŞ12, GAYUR12, GAMBA12, UYGAR12, BUYUR11, BUYMA11, MUŞLU11, YAŞAM11, ABRAŞ10, BRANŞ10, BAMYA10, BAYMA10, LUGAR10, MUYLU10, MANGA10, RUGAN10, ŞABAN10, ŞAYAN10, URGAN10, UYUMA10, YUMRU10, YARAŞ10, AŞAMA9, ALMAŞ9, ALBAY9, BURUN9, BURMA9, BUNMA9, BUNLU9, BULMA9, BALYA9, BAYAN9, LAGAR9, RUMBA9, ŞUARA9, ŞAMAR9, ŞAMAN9, YABAN9, YUNMA9, AMBAR8, BANMA8, LAMBA8, MALYA8, MARYA8, MAYNA8, URBAN8, ULUMA8, YULAR8, YAMAN8, YANMA8, YARMA8, ARABA7, AYRAN7, ABANA7, ALYAN7, BARAN7, BANAL7, BALAR7, MARUL7, NURLU7, NAMLU7, ULAMA7, YANAL7, YARAN7, YALAN7, ARAMA6, ANLAM6, ALMAN6, ALARM6, MARAL6


ARAMA


[isim]
  • Aramak işi, taharri

    Ankara'ya döner dönmez iş aramayı düşünüyordum. - Adalet Ağaoğlu

[hukuk]
  • Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılan araştırma işlemi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • arama yapmak

Birleşik Kelimeler: arama bülteni, arama emri, arama izni, arama kararı, arama motoru, arama ruhsatı, arama tarama, mayın arama tarama gemisi


ANLAM


[isim] [dil bilimi]
  • Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör
[mantık]
  • Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey

Ata Sözleri ve Deyimler

  • anlam çıkarmak
  • anlamına gelmek
  • anlam vermek

Birleşik Kelimeler: anlam aykırılığı, anlam bayağılaşması, anlam bilimi, anlam bilimsel, anlam daralması, anlam değişmesi, anlam genişlemesi, anlam iyileşmesi, anlam kayması, anlam kötüleşmesi, bağlamsal anlam, eş anlam, ikiz anlam, bir anlamda


ALMAN (Kelime Kökeni: Fransızca allemand)


[isim]
  • Cermen soyundan olan halk

Birleşik Kelimeler: Alman gümüşü, Alman papatyası, Almansever, Alman usulü


ALARM (Kelime Kökeni: Fransızca alarme)


[isim]
  • Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret

Ata Sözleri ve Deyimler

  • alarma geçmek


MARAL (Kelime Kökeni: Moğolca)


[isim] [hayvan bilimi]
  • Dişi geyik

ARABA


[isim]
  • Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı

    Sarhoşların araba sürmeleri sakıncalıdır. - Elif Şafak

[sıfat]
  • Bu taşıtın aldığı miktarda olan

    İki araba saman. Bir araba kömür.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • araba devrilince yol gösteren çok olur
  • araba ile tavşan avlanmaz
  • araba kullanmak
  • arabanın ön tekerleği nereden geçerse art tekerleği de oradan geçer
  • arabanın tekerine taş koymak
  • arabasını düze çıkarmak

Birleşik Kelimeler: araba araba, araba falakası, araba mezarlığı, araba vapuru, bir araba, yaylı araba, at arabası, çöp arabası, domuz arabası, el arabası, kağnı arabası, kira arabası, makam arabası, muhacir arabası, ordövr arabası, öküz arabası, polis arabası, servis arabası, şeytanarabası, tanzifat arabası, taş arabası, tatar arabası, tay tay arabası, top arabası, yarış arabası, yük arabası


AYRAN


[isim]
  • Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ayranı kabarmak
  • ayranım budur, yarısı sudur
  • ayranı yok içmeye, atla (veya tahtırevanla) gider sıçmaya

Birleşik Kelimeler: ayran ağızlı, ayran budalası, ayran delisi, ayran gönüllü


ABANA


[isim]
  • Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri

ALYAN (Kelime Kökeni: İngilizce allen)


[isim] [teknik]
  • Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet

Birleşik Kelimeler: alyan anahtarı


BARAN (Kelime Kökeni: Farsça bārān)


[isim] [eskimiş]
  • Yağmur

BANAL (Kelime Kökeni: Fransızca banal)


[sıfat]
  • Herkesçe kullanılan, anlaşılan
[mecaz]
  • Bayağı, sıradan

BALAR (Kelime Kökeni: Farsça bālār)


[isim] [eskimiş]
  • Pedavra

MARUL (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [bitki bilimi]
  • Birleşikgillerden, geniş ve uzun olan yeşil yaprakları taze olarak yenilen bir bitki (Lactuca sativa)

    Anası mutfakta bir tabağa marul doğruyor. - Yusuf Atılgan

Birleşik Kelimeler: acı marul, kıvırcık marul, yabani marul, deniz marulu, eşek marulu, yağ marulu


NURLU


[sıfat]
  • Aydınlık, ışıklı, parlak

    Mehtap bize bir nurlu avize gibi gelirdi. - Abdülhak Şinasi Hisar

[mecaz]
  • Saygı uyandıran

NAMLU (Kelime Kökeni: Farsça nāmlū)


[isim] [askerlik]
  • Tüfek, tabanca, top vb. ateşli silahların ucunda bulunan boru biçimindeki parça