BOZDURULABİLME Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



BOZDURULABİLME harflerini içeren 5 harfli 133 kelime bulunuyor. 5 harfli BOZDURULABİLME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Bozdurulabilme ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Bozdurulabilme olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

BOZUM13, DOMUZ13, BUZLU12, BUZUL12, BOZMA12, BOMBE11, BOMBA11, BODUR11, BUZLA11, BAMBU11, BALOZ11, DOZER11, DİZEM11, DİZME11, DEİZM11, MEBİZ11, RUMUZ11, ZORBA11, ZEBUR11, ARMUZ10, BİZAR10, BORDA10, BİRAZ10, BİBLO10, BEZİR10, BARDO10, BARİZ10, BADEM10, BALDO10, DORUM10, DOMUR10, DOLUM10, DİZEL10, DOBRA10, DUMUR10, DUBLE10, DUBAR10, DURUM10, İMROZ10, İZABE10, İBRAZ10, İBZAL10, MEZRU10, MARUZ10, MAZUR10, OLMAZ10, ZORLU10, ZEBRA10, ABİDE9, AMUDİ9, BİBER9, BİDAR9, BURMA9, BULMA9, BEMOL9, BEDİR9, DOLMA9, DOLAM9, DURMA9, DEBİL9, DARBE9, DERBİ9, EMRAZ9, İZLEM9, İZOLE9, İLZAM9, LİMBO9, LİZOL9, MİRZA9, MEZRA9, MEZAR9, MODEL9, MOBİL9, MUDİL9, MARİZ9, OMBRA9, RUMBA9, REMİZ9, ZORLA9, ZAMİR9, ZALİM9, AZERİ8, ABULİ8, ALİZE8, AMBER8, BİLME8, BAREM8, DOLAR8, DURAL8, DEMLİ8, DEMİR8, DİLME8, İZALE8, İDAME8, LEZAR8, LODER8, LAZER8, MADER8, MEDAR8, OLURU8, REZİL8, RUBLE8, RUBAİ8, ULUMA8, ZELİL8, BİLAR7, BELLİ7, BERİL7, DELİL7, DAİRE7, İBARE7, İRADE7, İDEAL7, İDARE7, LİDER7, LİBRE7, MORAL7, MOLLA7, MUARE7, MALUL7, MARUL7, MELUL7, ULEMA7, ALLEM6, AMELİ6, İMALE6, LAMEL6, MİLEL6, MAİLE6, MELAL6, RİMEL6, REMİL6, RALLİ5


RALLİ (Kelime Kökeni: İngilizce rally)


[isim]
  • Yarışmacıların otomobille belli yolları izleyerek ve özel kurallara uyarak belirli bir yere ulaşmalarına dayanan otomobil yarışı

ALLEM


[isim]
  • `Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak` anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer

    Nitekim allem ettiler, kallem ettiler, beni buradan mahrum etmek için her şeyi yaptılar. - Necip Fazıl Kısakürek


AMELÎ (Kelime Kökeni: Arapça ʿamelī)


[sıfat]
  • Uygulamalı

    Kitaplardan gelen fikirler nazari, yaşanan fikirler ise amelîdir. - Mehmet Kaplan


İMALE (Kelime Kökeni: Arapça imāle)


[isim] [eskimiş]
  • Bir tarafa yatırma, eğme
[edebiyat]
  • Aruz vezninde kısa okunması gereken heceyi ölçüye uydurmak için uzun okuma, zihaf karşıtı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • imale etmek
  • imale yapmak


LAMEL (Kelime Kökeni: Fransızca lamelle)


[isim]
  • Mikroskopla yapılan incelemede bazen lamların üstüne kapatılan dört köşe, küçük ve ince cam parçası
[biyoloji]
  • Çok ince tabaka

MİLEL (Kelime Kökeni: Arapça milel)


[isim] [eskimiş]
  • Milletler, uluslar

Birleşik Kelimeler: beynelmilel


MAİLE (Kelime Kökeni: Arapça māʾile)


[isim] [eskimiş] [coğrafya]
  • Aklan

MELAL (Kelime Kökeni: Arapça melāl)


[isim] [eskimiş]
  • Can sıkıntısı, usanç

    Melalimizi avutmak için bin türlü eğlence, bin türlü zevk icat ettik. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • melal duymak


RİMEL (Kelime Kökeni: Fransızca rimmel)


[isim]
  • Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme, maskara

    Nihayet kirpiklerine de birer fırça rimel dokundurdu, onları da dikleştirdi. - Peyami Safa


REMİL (Kelime Kökeni: Arapça reml)


[isim] [eskimiş]
  • Kumda birtakım çizgiler çizerek fala bakma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • remil atmak (veya dökmek)


BİLAR (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [denizcilik]
  • Katranlı kıldan yapılan ve kalafat işlerinde kullanılan bir macun türü

BELLİ


[sıfat]
  • Beli olan

    Hani sen benim gibi ince belli sarışınları severdin? - Nezihe Araz

Birleşik Kelimeler: karınca belli

[sıfat]
  • Bilinmedik bir yanı olmayan, malum

    Hâlimiz, vaktimiz sizce belli. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • belli etmek
  • belli olmak

Birleşik Kelimeler: belli başlı, belli belirsiz


BERİL (Kelime Kökeni: Fransızca béryl)


[isim] [mineraloji]
  • Doğada altıgen billurlar durumunda bulunan, saydam, çoğu yeşil renkli berilyum ve alüminyum silikat

DELİL (Kelime Kökeni: Arapça delīl)


[isim]
  • İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare

    Milletlerin hürriyet için yaptıkları fedakârlıklardan canlı deliller gösteriyordu. - Peyami Safa

[hukuk] [mantık]
  • Kanıt

    Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bırakıldı. - Sait Faik Abasıyanık

[eskimiş]
  • (deli:li) Kılavuz, rehber

DAİRE (Kelime Kökeni: Arapça dāʾire)


[isim]
  • Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat

    Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş. - Halit Fahri Ozansoy

[mecaz]
  • Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü

    Serkeşliklerden vazgeçerek edep ve itaat dairesine dönünüz! - Necip Fazıl Kısakürek

[matematik]
  • Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası
[müzik]
  • Saz takımında usul vurmaya yarayan tef

Birleşik Kelimeler: daire kesmesi, daire parçası, dubleks daire, fasit daire, uçan daire, yarım daire, arz dairesi, askerlik dairesi, enlem dairesi, hareket dairesi, harp dairesi, istihbarat dairesi, kalorifer dairesi, kaza dairesi, kazan dairesi, lojistik dairesi, saat dairesi, vergi dairesi