BORÇLANDIRMAK Harflerini İçeren 8 Harfli Kelimeler



BORÇLANDIRMAK harflerini içeren 8 harfli 40 kelime bulunuyor. 8 harfli BORÇLANDIRMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

DOLAMBAÇ17, BARDAKÇI16, ÇORBALIK15, ÇOBANLIK15, ÇALDIRMA15, BANDIRMA14, BAKIMDAN14, ÇOBANLAR14, ÇARDAKLI14, ÇALDIRAN14, KALDIRAÇ14, BALDIRAN13, BALDIRAK13, ÇIRAKMAN13, ÇINLAMAK13, ÇALINMAK13, KOÇLANMA13, LABRADOR13, ARDILMAK12, ANDIRMAK12, ALDIRMAK12, BOKLANMA12, BOLARMAK12, BARINMAK12, DOLANMAK12, DARILMAK12, DIRLANMA12, KANÇILAR12, KANDIRMA12, KARDIRMA12, KARAMBOL12, KALDIRMA12, BARKAROL11, DALKIRAN11, KALANDIR11, KALDIRAN11, ORMANLIK11, ONARILMA11, KORLANMA10, MALKIRAN10


KORLANMA


[isim]
  • Korlanmak işi

MALKIRAN


[isim] [halk ağzında]
  • Hayvan vebası

BARKAROL (Kelime Kökeni: Fransızca barcarolle)


[isim]
  • Venedik gondolcularının söz ve müziği önceden yazılmadan içlerinden geldiği gibi söyledikleri şarkı

DALKIRAN


[isim] [hayvan bilimi]
  • Kabuk böcekleri familyasından, fındık ağaçlarında yaşayan kın kanatlı böcek (Anisandrus dispar)
[halk ağzında]
  • Şiddetli esen rüzgâr

KALANDIR


[isim]
  • Dokunmuş kumaş ve bezleri buhar altında veya belli bir ısıda silindir arasından geçirerek ütüleme, parlatma, istenilen boy ve ene göre çektirip germe

Birleşik Kelimeler: kalandır makinesi


KALDIRAN


[isim] [anatomi]
  • Bazı organları yukarıya doğru hareket ettiren kas

ORMANLIK


[sıfat]
  • Ormanı çok olan, ormanla kaplı veya orman gibi olan (yer)

ONARILMA


[isim]
  • Onarılmak işi

ARDILMAK


[-e] [halk ağzında]
  • Birisinin sırtına asılmak
[mecaz]
  • Musallat olmak, asılmak, takılmak

ANDIRMAK


[-i]
  • Benzer yanları bulunmak, çağrıştırmak

    Şiirde gazete havadisini andıran bir mısra da bulunabilir. - Asaf Halet Çelebi


ALDIRMAK


[nesnesiz]
  • Alma işini yaptırmak

    Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım. - Necati Cumalı

[-e] [-i]
  • Getirtmek

    Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı. - Cahit Uçuk

[-den]
  • Başkasına kaptırmak

    Elimden aldırdım gül yüzlü yâri / Ben bir daha buldum ellere nispet - Emrah

[-e] [-i]
  • Sığdırmak

    Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız.

[-e] [mecaz]
  • Önem vermek, değer vermek

    Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz - Enis Behiç Koryürek


BOKLANMA


[isim]
  • Boklanmak durumu

BOLARMAK


[nesnesiz] [halk ağzında]
  • Bol duruma gelmek

BARINMAK


[nesnesiz]
  • Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak

    İnsan barınacak yerler yaptı, yiyeceğini pişirerek yemeye başladı. - Nazım Hikmet

[nesnesiz] [mecaz]
  • Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak
[mecaz]
  • Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak

    Girip çıktığı mesleklerin hiçbirinde üç dört, hadi bilemediniz, altı aydan fazla barınamadı. - Haldun Taner


DOLANMAK


[-e]
  • Bir şeyin çevresine sarılmak

    Kocasının kolu beline bir kobra gibi dolanmış, ince kaburgalarını birbirine geçirecek gibi sıkıyordu. - Halide Edip Adıvar

[nesnesiz]
  • Bir şeyin çevresinde dönmek, gezmek, dolaşmak

    Arkadan dolanıp uzaktan gözetleyecekti çeşmeyi. - Çetin Altan

[nesnesiz]
  • Karışmak, dolaşmak
[-de]
  • Gelişigüzel gezmek

    Kızlarının, gelinlerinin evleri arasında dolanıyor, hep evini, komşularını arıyordu. - Necati Cumalı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • dolanıp durmak