BİLLURLAŞABİLME Harflerini İçeren 7 Harfli Kelimeler



BİLLURLAŞABİLME harflerini içeren 7 harfli 21 kelime bulunuyor. 7 harfli BİLLURLAŞABİLME kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

BULAŞMA14, AMBERBU13, BİLEŞİM13, BİREŞİM13, BİLİŞME13, ELMABAŞ13, MURABBA13, ŞAMBREL13, BELİRİŞ12, ŞAİBELİ12, URLAŞMA12, BİBERLİ11, MAREŞAL11, AMABİLE10, BİLLURİ10, LAUBALİ10, MİLİBAR10, BELİRLİ9, LİBERAL9, MUALLEL9, RİMELLİ8


RİMELLİ


[sıfat]
  • Rimel sürülmüş (kirpik)

BELİRLİ


[sıfat]
  • Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen

    Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı. - Erhan Bener

Birleşik Kelimeler: belirli belirsiz, belirli geçmiş, belirli nesne


LİBERAL (Kelime Kökeni: Fransızca libéral)


[sıfat]
  • Hürriyet ve serbestlikle ilgili
[mecaz]
  • Hoşgörülü

MUALLEL (Kelime Kökeni: Arapça muʿallel)


[sıfat] [eskimiş]
  • Sakat, eksik

AMABİLE (Kelime Kökeni: İtalyanca amabile)


[zarf] [müzik]
  • Sevimli ve cana yakın bir biçimde (çalınmak)

BİLLURİ (Kelime Kökeni: Arapça billūrī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Billura benzer, billur gibi

    Bu taze kadın sesleri öyle güzel, billuri, ilahi duyulurmuş ki bunları hep birden dinlemek, deniz kızlarını işitmek kadar tesirli olurmuş. - Abdülhak Şinasi Hisar


LAUBALİ (Kelime Kökeni: Arapça lāʾubālī)


[sıfat]
  • Saygısız, çekinmesi olmayan

    O ilk gönderdiği laubali ve kaba haberi yumuşatmış. - Samiha Ayverdi

[zarf]
  • Aşırı samimi bir biçimde, teklifsizce

Ata Sözleri ve Deyimler

  • laubali olmak


MİLİBAR (Kelime Kökeni: Fransızca millibar)


[isim] [fizik]
  • Bir barın binde biri değerinde atmosfer basıncı ölçü birimi

BİBERLİ


[sıfat]
  • İçine biber katılmış

MAREŞAL (Kelime Kökeni: Fransızca maréchal)


[isim] [askerlik]
  • En yüksek askerî rütbe

    Mareşal Fevzi Çakmak.

Birleşik Kelimeler: feldmareşal


BELİRİŞ


[isim]
  • Belirme işi

ŞAİBELİ


[sıfat]
  • Şaibesi olan

    Şaibeli ruhsatlarla gökdelen bile inşa edilebilen İstanbul... - Aydın Boysan


URLAŞMA


[isim]
  • Urlaşmak durumu

AMBERBU (Kelime Kökeni: Arapça ʿanber + Farsça bū)


[isim]
  • Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun taneli bir pirinç türü

BİLEŞİM


[isim]
  • Bileşme işi

    Mustafa Kemal Dil Kurumunu, Tarih Kurumunu ulusal bir bileşim yaratılsın, ulusal bir bilinç doğsun diye kurmuş. - Attila İlhan

[kimya]
  • İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip

    Suyun bileşiminde hidrojenle oksijen vardır.

[kimya]
  • Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı
[kimya]
  • Bileşme sonucu oluşan cisim