BETONLAŞMAK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



BETONLAŞMAK harflerini içeren 5 harfli 122 kelime bulunuyor. 5 harfli BETONLAŞMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

ABAŞO11, BEŞON11, AKBAŞ10, BAŞTA10, BAŞKA10, BAŞAT10, BAŞAK10, KOŞAM10, KOŞMA10, ŞABAN10, AŞMAK9, ALMAŞ9, AKŞAM9, BEMOL9, ŞAMAN9, TAŞMA9, ATAŞE8, ABONE8, AKTAŞ8, BLOKE8, BANMA8, BANKO8, BALON8, BAKMA8, BAKAM8, BETON8, BATMA8, EŞKAL8, KAŞAN8, KABLO8, KEŞAN8, LAMBA8, MABET8, MABAT8, ŞALAK8, TAŞAK8, TABLO8, TALAŞ8, TELAŞ8, ABLAK7, AKABE7, BANKA7, BANAL7, BANAK7, BALTA7, BALET7, BALAT7, BAKLA7, BAKAN7, BATAK7, KONMA7, KABAN7, KEBAN7, LOKMA7, MOTEL7, MONTE7, MONAT7, MANTO7, MELON7, NOTAM7, NEBAT7, OTAMA7, ONMAK7, ONAMA7, OMLET7, OLMAK7, TABAK7, TOMAK7, TABLA7, TABAN7, TEBAA7, ANMAK6, ANLAM6, ATMAK6, ALMAN6, ALMAK6, AKMAN6, AKONT6, EMLAK6, KOLAN6, KOTAN6, KOALA6, KANTO6, KAMET6, KANMA6, KATMA6, KAMAN6, KALEM6, KALMA6, KETON6, KEMAL6, KEMAN6, KELAM6, LENTO6, METAN6, METAL6, MANAT6, MALEN6, MALAK6, MAKTA6, MAKET6, MAKAT6, MEKAN6, MATLA6, NOKTA6, OTLAK6, OKTAN6, TONLA6, TAKMA6, ANLAK5, ANKET5, ALKAN5, AKLEN5, AKLAN5, KANAL5, KANAT5, KALAN5, KETAL5, LANET5, TALAN5, TALAK5, TAKLA5


ANLAK


[isim] [ruh bilimi]
  • Zekâ

ANKET (Kelime Kökeni: Fransızca enquête)


[isim]
  • Sormaca

    Öteden beri zaman zaman yapılagelen bu anketler ne güzel anketlerdir! - Behçet Necatigil

Ata Sözleri ve Deyimler

  • anket yapmak


ALKAN (Kelime Kökeni: Fransızca alcane)


[isim] [kimya]
  • Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin

AKLEN (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳlen)


[zarf] [eskimiş]
  • Akıl gereğince, akıl yönünden

AKLAN


[isim] [coğrafya]
  • Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile

    Karadeniz aklanı.


KANAL (Kelime Kökeni: Fransızca canal)


[isim]
  • Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu

    Süveyş Kanalı.

    Panama Kanalı.

[anatomi]
  • İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol
[coğrafya]
  • İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz

    Mozambik Kanalı.

Birleşik Kelimeler: atmık kanalı, hava kanalı, öd kanalı, reçine kanalı, yarım daire kanalları


KANAT


[isim]
  • Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ

    Bir daldan hızla geçip gitti bir kuş kanadı / Sessizlik bir tüy gibi bir dakika sallandı / Pırıldadı bir ateş böceği sarmaşıkta - Halit Fahri Ozansoy

[askerlik]
  • Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah

    Ordunun sağ kanadı.

[spor]
  • Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kanadı altına almak
  • kanat açmak
  • kanat alıştırmak
  • kanat çırpmak
  • kanat germek

Birleşik Kelimeler: çakırkanat, kın kanat, kızılkanat, sağ kanat, sarıkanat, yelkenkanat, burun kanadı, kazkanadı, kuşkanadı, pencere kanadı


KALAN


[sıfat]
  • Kalma işini yapan
[isim] [matematik]
  • Bir çıkarmanın sonucu
[isim] [matematik]
  • Bölme işleminde bölünenden artan sayı

KETAL


[isim]
  • Çirişli bir tür parlak bez

LANET (Kelime Kökeni: Arapça laʿnet)


[isim]
  • Tanrı'nın merhametinden yoksun olma

    Başıma yağan bu ana laneti beni ürpertiyor. - Yusuf Ziya Ortaç

[sıfat]
  • Kötü, berbat, çok kötü

    Lanet bir adam.

[ünlem]
  • Bir ilenme sözü

    Lanet, filozofum diyerek ortaya çıkıp Allah'a ve kullara karşı hezeyan eden tımarhanelik herifler! - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • lanet etmek
  • lanet okumak
  • lanet olsun!


TALAN


[isim]
  • Yağma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • talandan geçmek
  • talan etmek

Birleşik Kelimeler: alan talan


TALAK (Kelime Kökeni: Arapça ṭalāḳ)


[isim] [eskimiş] [hukuk]
  • Evliliğin sona ermesi, erkeğin karısını boşaması

Birleşik Kelimeler: talakıselase


TAKLA


[isim]
  • Elleri yere koyduktan sonra ayakları kaldırıp vücudu üstten aşırtarak öne veya arkaya yapılan dönme hareketi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • takla atmak
  • takla attırmak

Birleşik Kelimeler: takla böcekleri, tepetakla, yıldırım takla


ANMAK


[-i]
  • Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak

    Onun bu fedakârlığını her yerde, her zaman minnetle anacağım. - Peyami Safa

[-i] [-le]
  • Bir armağanla birinin gönlünü almak

ANLAM


[isim] [dil bilimi]
  • Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör
[mantık]
  • Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey

Ata Sözleri ve Deyimler

  • anlam çıkarmak
  • anlamına gelmek
  • anlam vermek

Birleşik Kelimeler: anlam aykırılığı, anlam bayağılaşması, anlam bilimi, anlam bilimsel, anlam daralması, anlam değişmesi, anlam genişlemesi, anlam iyileşmesi, anlam kayması, anlam kötüleşmesi, bağlamsal anlam, eş anlam, ikiz anlam, bir anlamda