BAŞVEKİL Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



BAŞVEKİL harflerini içeren 5 harfli 26 kelime bulunuyor. 5 harfli BAŞVEKİL kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Başvekil ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Başvekil olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

AŞEVİ14, İŞLEV14, ŞEKVA14, VEBAL13, ALEVİ11, EVLİK11, İLAVE11, KAVİL11, VEKİL11, BİŞEK10, BEŞLİ10, BEŞİK10, ŞAİBE10, EŞKAL8, EŞLİK8, İŞLEK8, İŞKAL8, KLİŞE8, ŞEKLİ8, ŞEKİL8, BİLEK7, BELKİ7, BELİK7, İKBAL7, KABİL7, KALBİ7


BİLEK


[isim]
  • Elle kolun, ayakla bacağın birleştiği bölüm

    Kadın, ağır takılarla yüklü sol bileğini yeşil abajurun altına doğru uzatmış. - Adalet Ağaoğlu

[mecaz]
  • Güç, kuvvet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bileğinde altın bileziği olmak
  • bileğine güvenmek
  • bileğinin hakkıyla (veya gücüyle veya kuvvetiyle veya zoruyla)
  • bilek gibi

Birleşik Kelimeler: bilek damarı, bilek güreşi, bilek saati, demir bilek, tek bilek, ayak bileği, tunç bilekli


BELKİ (Kelime Kökeni: Arapça bel + Farsça ki)


[zarf]
  • Olabilir ki, muhtemel olarak

    İşte en basit bir sebep. Belki sadeliğinden tuhaf geliyor insana. - Necip Fazıl Kısakürek

[bağlaç]
  • Olsa olsa, ya ... ya ..., ihtimal

    Belki bir sabah vakti, belki bir gece yarısı / Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz - Ziya Osman Saba

Ata Sözleri ve Deyimler

  • belki de


BELİK


[isim] [halk ağzında]
  • Saç örgüsü

İKBAL (Kelime Kökeni: Arapça iḳbāl)


[isim]
  • Baht açıklığı veya yüksek bir makama, duruma erişmiş olma durumu

    Aşk ile ikbal ile bahtiyar oldum diye / Hangi gafil sevinir, hangi şair yükselir? - Enis Behiç Koryürek

[tarih]
  • Odalık
[eskimiş]
  • İstek, arzu

    Çaya ikbal yok mu?

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikbali sönmek

Birleşik Kelimeler: ikbal düşkünü, izzetüikbal


KABİL (Kelime Kökeni: Arapça ḳābil)


[sıfat]
  • Olabilir

    Ben onu bir göreyim, dedi, kabil mi? - Peyami Safa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kabil değil

[sıfat] [eskimiş]
  • Türlü, gibi, benzer
[isim]
  • Tür, cins

Birleşik Kelimeler: bu kabîl


KALBÎ (Kelime Kökeni: Arapça ḳalbī)


[sıfat] [eskimiş]
  • İçten, yürekten, gönülden (gelen)

EŞKÂL (Kelime Kökeni: Arapça eşkāl)


[isim] [eskimiş]
  • Dıştan görünüş

    Şu anda kendisinin eşkâlini bilen yüzlerce ve belki de binlerce kişi onu arıyordu. - İhsan Oktay Anar


EŞLİK


[isim]
  • Eş olma durumu
[müzik]
  • Belirli bir modeli ile armoni oluşturan ve bir veya birkaç partiye bölüştürülen sesler bütünü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • eşlik etmek


İŞLEK


[sıfat]
  • Çok işleyen, canlı, hareketli

    İki harp esnasında, burası kolay kazançların, vurgunculuğun en işlek merkezlerinden biriydi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: işlek ek


İŞKÂL (Kelime Kökeni: Arapça işkāl)


[isim] [eskimiş]
  • Güçleştirme, zorlaştırma, çetinleştirme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • işkâl etmek


KLİŞE (Kelime Kökeni: Fransızca cliché)


[isim]
  • Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal levha

    Klişecilik sanatını usta bir klişeci kadar bildiği hatta kendisi de klişe yaptığı için, siyah ve beyazın tonlarını son derece hünerle kaynaştırır. - Yusuf Ziya Ortaç

[sıfat] [mecaz]
  • Basmakalıp (söz, görüş vb.)

    Söylediği sözün klişe olduğunu, bir yazarın klişelerle yazmamak zorunda olduğunu kabul etmez o. - Necati Cumalı

Birleşik Kelimeler: klişehane, dişi klişe


ŞEKLÎ (Kelime Kökeni: Arapça şeklī)


[sıfat] [eskimiş]
  • Biçimle ilgili, biçimsel, formel

ŞEKİL (Kelime Kökeni: Arapça şekl)


[isim]
  • Biçim
[edebiyat]
  • Biçim
[matematik]
  • Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim

    Geometrik şekil.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • şekil almak
  • şekil vermek
  • şekil ve şemail
  • şekle sokmak (veya koymak)

Birleşik Kelimeler: şekil bilgisi, şekil değiştirme, benzer şekiller, yüzey şekilleri


BİŞEK


[isim] [halk ağzında]
  • Yayık dövmede kullanılan araç

BEŞLİ


[sıfat]
  • Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan
[isim]
  • İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş
[isim] [edebiyat]
  • Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes
[isim] [edebiyat]
  • Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume
[isim] [müzik]
  • Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet, kuintet
[isim] [müzik]
  • Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası

Birleşik Kelimeler: beşli ganyan, hüzzam beşlisi