BAYRAMÜSTÜ Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



BAYRAMÜSTÜ harflerini içeren 5 harfli 37 kelime bulunuyor. 5 harfli BAYRAMÜSTÜ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

SÜYÜM13, BÜRÜM12, YÜSRÜ12, SÜRÜM11, BAMYA10, BASYA10, BAYMA10, TÜMÜR10, TÜRÜM10, BASMA9, BAYAT9, SAMBA9, SAYMA9, TABYA9, YASMA9, AYSAR8, AMBAR8, BASAR8, BASTA8, BATMA8, MABAT8, MARYA8, SÜRAT8, SARAY8, YARMA8, YATMA8, BATAR7, MASAT7, RABAT7, SARMA7, SATMA7, TASMA7, ARTMA6, ASTAR6, RASAT6, SARAT6, TASAR6


ARTMA


[isim]
  • Artmak işi

    Tiyatrolar sayıca arttı, bunun sonucu seyirci sayısında da artma oldu. - Metin And


ASTAR (Kelime Kökeni: Farsça āster)


[isim]
  • Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat

Ata Sözleri ve Deyimler

  • astar bol olmayınca yüze gelmez
  • astarı yüzünden pahalı olmak (veya pahalıya gelmek)
  • astar sürmek (veya vurmak veya çekmek)

Birleşik Kelimeler: astar boyası, astar kaplama, aslı astarı


RASAT (Kelime Kökeni: Arapça raṣad)


[isim] [gök bilimi]
  • Gözlem

    Türkler Belgrat'a yaklaştıkları zaman evvelki keşif ve rasat merkezi olmak üzere Havale kalesini inşa etmişlerdi. - Falih Rıfkı Atay

Birleşik Kelimeler: rasathane


SARAT


[isim] [halk ağzında]
  • Büyük delikli kalbur

TASAR


[isim]
  • Bir iş, bir düşünce sırasını, düzeyini gösteren resim, yazı, plan

Birleşik Kelimeler: tasar çizim, ön tasar


BATAR


[isim] [halk ağzında]
  • Zatürre

MASAT (Kelime Kökeni: Arapça mişḫaẕ)


[isim]
  • Bıçak bilemeye yarayan çelikten, çubuk biçiminde araç

    Kasap masadı. Aşçı masadı.


SARMA


[isim]
  • Sarmak işi

    Evlerindeki düzensizliğin, yozlaşmanın ve erinçsizliğin her yanı sarmasının yaratıcısı annesiydi. - Muzaffer Uyguner

[askerlik]
  • Çevirme
[madencilik]
  • Bir ayakta alınan, paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk
[sıfat]
  • Sarılarak yapılan

    Sarma yay.

Birleşik Kelimeler: sarma kafiye, ciğer sarma, kilit sarma, zeytinyağlı sarma, lahana sarması, tavuk sarması, yaprak sarması


SATMA


[isim]
  • Satmak işi

    Bir kitabın çok satmasında o kitabı aklayıcı nedenler pek özel durumlara bağlıdır. - Necati Cumalı


TASMA


[isim]
  • Bazı hayvanların boynuna takılan, bu hayvanları bir yere bağlamaya, çekip götürmeye yarayan kemer biçiminde bağ

    Bir adam yanaştı, tasmasından tuttuğu güzel bir koyunu gösterdi. - Burhan Felek


AYSAR


[sıfat]
  • Ayın etkisiyle huyunun değiştiği sanılan (kimse)

AMBAR (Kelime Kökeni: Farsça anbār)


[isim]
  • Genellikle tahıl saklanan yer

    Asker ambarlarında buğday var. - Halide Edip Adıvar

[mecaz]
  • Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge

    Buğday ambarımız Konya.

[mimarlık]
  • Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek

    Şu dört yüz elli dört kuruş, iki ambar kum. - Halit Fahri Ozansoy

[ticaret]
  • Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık

Birleşik Kelimeler: ambar memuru, ambarda kurutma, kırkambar, tahıl ambarı


BASAR (Kelime Kökeni: Arapça baṣar)


[isim] [eskimiş]
  • Göz
[mecaz]
  • İleriyi görme, algılama yetisi
[isim] [halk ağzında]
  • Merdivenin ayakla basılan yüzeyi

BATMA


[isim]
  • Batmak işi
[gök bilimi]
  • Bir gök cisminin (ay, güneş, yıldız vb.) ufkun altına inmesi

Birleşik Kelimeler: geğrek batması


MABAT (Kelime Kökeni: Arapça mābaʿd)


[isim] [eskimiş]
  • Bitmemiş yazı, roman vb.nde arka, devam
[mecaz]
  • Kıç