IŞIKLANDIRMAK Harflerini İçeren 9 Harfli Kelimeler

IŞIKLANDIRMAK harflerini içeren 9 harfli 28 kelime bulunuyor. 9 harfli IŞIKLANDIRMAK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

ANDIRIŞMA17, AŞINDIRMA17, DIŞKILAMA17, DIŞARILIK17, DANIŞILMA17, DANIŞIKLI17, IŞILDAMAK17, ŞIRILDAMA17, ŞIKIRDAMA17, DIŞLANMAK16, DIRLAŞMAK16, AŞIRILMAK15, IŞIKLANMA15, IŞINLAMAK15, IKINDIRMA15, ILINDIRMA15, KANDAŞLIK15, KARIŞILMA15, AKINDIRIK14, KIRLAŞMAK14, KIKIRDAMA14, KILDIRMAK14, LIKIRDAMA14, DIRLANMAK13, KALDIRMAK13, KANDIRMAK13, KIRIKLAMA12, KIRKLANMA11

KIRKLANMA

[isim]

  • Kırklanmak işi

KIRIKLAMA

[isim]

  • Kırıklamak işi

DIRLANMAK

[nesnesiz]

  • Herkesi tedirgin edecek, bezdirecek biçimde söylenmek

    Kapısını vurmalı, o zaman uyanır açar diye başlayarak bir hayli dırlandı. - Abdülhak Şinasi Hisar

KALDIRMAK

[-i]

  • Bulunduğu yerden almak

    Örtüyü masanın üzerinden kaldır.

  • Yukarı doğru hareket ettirmek

    Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık. - Sait Faik Abasıyanık

  • Yükseltmek

    Duvarı bir metre daha kaldırmalı.

  • Ürün toplamak, taşımak

    İki tarla ötede Çetecioğlu Mustafa, bu yıl mahsulünü kaldırdığı tarlayı nadas etmekle uğraşıyordu. - Nabizade Nâzım

  • Çekmek, taşımak

    Bu araba bu yükü kaldırmaz.

  • Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek

    Meclis ... olağanüstü hâli kaldırabilir. - Anayasa

[-e]

  • Hastayı hastaneye götürmek

    Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesine kaldırdılar. - Aka Gündüz

  • Tören yaparak ölüyü gömmek
  • Toplamak

    Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar. - Necati Cumalı

  • Alıp başka yere götürmek
  • Uyandırmak

    Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni - Halk türküsü

  • Piyasadan çekmek

    İstifçilerin piyasadan kaldırdığı mallar.

  • Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak

    Vazoyu ortadan kaldıralım, çocuğun eline geçmesin.

  • Kaçırmak
  • İyi etmek, iyileştirmek

    Bu ilaç onu yataktan kaldırdı.

  • Bir şeyden çokça satın almak
  • Tayin etmek, atamak

    Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler. - Memduh Şevket Esendal

  • Yok etmek, ortadan silmek

    Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır. - Orhan Seyfi Orhon

[nesnesiz]

[mecaz]

  • Uygun gelmek, yakışmak

    Bu kumaş fazla süs kaldırmaz.

[argo]

  • Çalmak, aşırmak

Birleşik Kelimeler: başkaldırmak

KANDIRMAK

[-i]

  • Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek

    Beni kendisiyle yalnız bırakmaya ve geceyi beraber geçirmeye kandırmak istiyor. - Etem İzzet Benice

  • Aldatmak

    Kızcağızı yaşadığı muhitteki sabıkalılar kandırarak bir şebekeye sokmuş. - Refik Halit Karay

  • İçme, yeme isteğini karşılamak

AKINDIRIK

[isim]

[halk ağzında]

  • Reçine, çam sakızı, akma

KIRLAŞMAK

[nesnesiz]

  • Rengi kır olmak

    Bir ay boyunca, kırlaşan saçlarına tarak sürmedi. - Lâtife Tekin

[nesnesiz]

  • Kırsal duruma gelmek

    Burası memleketin bir temiz köşesi, şehrin kırlaşmış bir bucağı... - Memduh Şevket Esendal

KIKIRDAMA

[isim]

  • Kıkırdamak işi

KILDIRMAK

[-e]

[-i]

  • Kılma işini yaptırmak
  • Namaz kılınmasını sağlamak

    Böylece birçok cenaze namazı kıldırır, pek çok nikâh kıyarmış. - Salâh Birsel

LIKIRDAMA

[isim]

  • Lıkırdamak işi

AŞIRILMAK

[nesnesiz]

  • Aşırma işine konu olmak

    Bir şiirin aşırılmış olmasının güzelliğiyle ilgili olmadığını bilecek kaç yazar var? - Orhan Veli Kanık

IŞIKLANMA

[isim]

  • Işıklanmak işi

IŞINLAMAK

[-i]

[fizik]

  • Bilim kurguya göre ışın gücüyle bir varlığı, atomlara ayırarak görünmez duruma getirmek veya atomlarını birleştirerek bir varlığı yeniden oluşturmak

[fizik]

  • Virüslerden başka mikroorganizmaların, özellikle mikropların bulaşmasını azaltmak amacıyla yiyecek maddelerini hafif iyonlaştırıcı ışınlara tutmak

[mecaz]

  • Bir şeyi bir yerden başka bir yere hızla göndermek

IKINDIRMA

[isim]

  • Ikındırmak işi

ILINDIRMA

[isim]

  • Ilındırmak işi