ITRİYATÇILIK Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler
ITRİYATÇILIK harflerini içeren 5 harfli 74 kelime bulunuyor. 5 harfli ITRİYATÇILIK kelime türetme listesi ve kelime anlamları.
AYRIÇ11,
KATİL (Kelime Kökeni: Arapça ḳātil)
-
İnsan öldüren kimse, cani
Öldürdüğü güzele ağlayan bu katilin / Elleri kanlı fakat gözyaşları temizdi - Enis Behiç Koryürek
-
Öldürücü, ölüme neden olan
Katil kurşun.
Birleşik Kelimeler: kanlı katil, kiralık katil
- Öldürme
Birleşik Kelimeler: katletmek, katliam
RAKİT (Kelime Kökeni: Arapça rākid)
- Durgun (su)
TİRAT (Kelime Kökeni: Fransızca tirade)
- Bir tiyatro oyununda oyuncuların bir defada söylediği parça
-
Yazı veya konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi
Nina romantik bir tiradı andıran anlatışı kesti. - Refik Halit Karay
-
Uzun ve tumturaklı konuşma
Hayatın insafsızlığı ile başlayan bir yakınma tiradı, sizin beceriksizliğinize dayanır. - Haldun Taner
TARİK (Kelime Kökeni: Arapça ṭarīḳ)
- Yol
TALİK (Kelime Kökeni: Arapça taʿlīḳ)
- Asma, yukarı kaldırma
- Bir işin yapılmasını herhangi bir şarta bağlı tutma
- Belli bir zamana bırakma, erteleme
- Arap alfabesinde geliştirilen, yatık olarak yazılan yazı türlerinden biri
-
Bu tür yazı ile yazılmış
... sonra üç de eski talik levha. - Yusuf Ziya Ortaç
Ata Sözleri ve Deyimler
- talik etmek
TAKTİ (Kelime Kökeni: Arapça taḳṭīʿ)
- Kesme, parçalama
- Aruz ölçüsünde bir dizeyi ölçünün parçalarına göre ayırma
Ata Sözleri ve Deyimler
- takti etmek
TATİL (Kelime Kökeni: Arapça taʿṭīl)
-
Kanun gereğince çalışmaya ara verileceği belirtilen süre, dinlenme
Gel gelelim berberlere karşı haksızlığımız şu hafta tatili işinde bile kendini gösteriyor. - Nazım Hikmet
-
Okul, meclis, adliye vb. kuruluşların çalışmasını durdurduğu veya kapalı bulunduğu dönem
Yakında dönmesi lazım. Sömestir tatili sona eriyor. - Ahmet Ümit
-
Eğlenmek, dinlenmek amacıyla çalışmadan geçirilen süre
Beni tatili geçirmek üzere evlerine davet ettiler. - Sait Faik Abasıyanık
Ata Sözleri ve Deyimler
- tatile girmek
- tatil etmek
- tatil olmak
- tatil yapmak
Birleşik Kelimeler: tatil köyü, adli tatil, hafta tatili, öğle tatili
ARKIT
- Köy evlerinde kapıların arkasına konulan kalın kuşak
ARTIK
- İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan
-
Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü
Kumaş artığı.
Dibinde bir yudumluk kararmış çay artığı vardı. - Yusuf Atılgan
- Daha çok, daha fazla
-
(a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra
Artık onlar en lüks gazino ve barlara gidiyorlar, gecelerini oralarda geçiriyorlardı. - Tarık Buğra
- Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli
Birleşik Kelimeler: artık değer, artık emek, artık göl, artık gün, artık yıl, eksik artık, üretim artığı
ALTIK
- Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: `Kimi insanlar fânidir` önermesi `Bütün insanlar fânidir` önermesinin altığı olur
ITLAK (Kelime Kökeni: Arapça iṭlāḳ)
- Salıverme, koyuverme
- Genelleme
ILTAR
- Çoban köpeklerinin boğazına takılan çivili demir
KITAL (Kelime Kökeni: Arapça ḳitāl)
- Vuruşma, birbirini öldürme
- Savaş
KARLI
-
Üstünde kar bulunan
Baş pınarın karlı suyun içelim / Gurbet kalesini tezce geçelim - Halk türküsü
-
Kar yağan
Kışın çok karlı, tipili günlerinden başka günlerini günahı kadar sevmezdi. - Osman Cemal Kaygılı
-
Kârı olan, kazançlı
Şimdi ayrıntılara girmeyelim. Kitapta yazılanlara inanmak, inanmamaktan çok daha kârlıdır. - Nazım Hikmet
Birleşik Kelimeler: kârlı iş
KATLI
-
Katlanmış, bükülmüş
Katlı mendilleri dolaba koydu.
-
Katı veya katları olan
Çok katlı apartmanlarda oturanlar arasında zıtlaşmalar olağan oldu. - Aydın Boysan
Birleşik Kelimeler: katlı kur, çok katlı otopark, üç katlı