In ile Biten 5 Harfli Kelimeler
IN ile biten 5 harfli 43 kelime bulunuyor. Sonu IN olan 5 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "İçinde In olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
YIĞIN16,
ARTIN
- Katyon
ALTIN
- Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au)
-
Bu elementten yapılmış
Kolundaki altın künye, okuduğu kâğıdın üzerine sürtünüyor. - Ahmet Ümit
-
Altından yapılmış sikke
Çocuğa bir altın taktı.
-
Üstün nitelikli, değerli
Altın ses.
Ata Sözleri ve Deyimler
- altın adını bakır etmek
- altın adı pul oldu, kız adı dul oldu
- altın anahtar her kapıyı açar
- altın ateşte, insan mihnette belli olur
- altın eli bıçak kesmez
- altın eşik gümüş eşiğe muhtaç olur
- altın gibi
- altının kıymetini sarraf bilir
- altın kesmek
- altın leğene kan kusmak
- altın pas tutmaz
- altın top gibi
- altın tutsa toprak olur (veya altına yapışsa elinde bakır kesilir)
- altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz
- altın yere düşmekle pul olmaz
- altın yumurtlayan tavuk
Birleşik Kelimeler: altın adam, altınbaş, altınbeşik, altın bilezik, altın böcek, altın çağ, altın çağı, altın gol, altın kaplama, altın keseği, altın kökü, altın küpü, altınoluk, altın otu, altın rengi, altın saatler, altın sarısı, altın suyu, altıntop, altın varak, altın yağmurcun, altın yakalı, altın yıl, altın yürekli, çeyrek altın, tam altın, yarım altın, cumhuriyet altını, fındık altını
KARIN
-
İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi
Şuursuz bir acele ile mahmuzlarını atının karnına vurdu. - Ömer Seyfettin
-
Döl yatağı
Fakat karnındaki çocuk da bu insanüstü erkeğin bir parçasıydı. - Halide Edip Adıvar
-
Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm
Geminin karnı. Şişenin karnı.
-
Mide
Karnım aç, elim ayağım donmuş gibi. - Halide Edip Adıvar
-
İç, gönül, akıl, kafa
Ben senin karnındakini ne bileyim?
- Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme
- Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar
Ata Sözleri ve Deyimler
- karın doyurmak
- karnı büyümek
- karnından konuşmak (veya söylemek)
- karnını doldurmak
- karnı tok it gölgede yatar
- karnı tok, sırtı pek
- karnı zil çalmak
Birleşik Kelimeler: karın ağrısı, karın boşluğu, karıntası, karın tokluğuna, karın zarı, karından ayaklılar, karından bacaklılar, karnı aç, karnı burnunda, karnı geniş, karnıkara, karnı kara, karnı tok, karnıyarık, karnından konuşan, orta karın, yumuşak karın, aç karnına, tok karnına
KALIN
-
Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı
Alt katta her tarafın pencereleri kalın, sık demir parmaklıklarla örtülüydü. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- Enli ve gür (kaş)
-
Yoğun, akıcılığı az olan
Kalın bir sis tabakası.
-
Etli, dolgun
Dudakları kalın, yüzü ergenlik içinde... - Memduh Şevket Esendal
- Pes (ses)
Ata Sözleri ve Deyimler
- kalın incelene kadar ince süzülür
Birleşik Kelimeler: kalın bağırsak, kalın kafa, kalın ses, kalın ünlü, kalın yağ, ensesi kalın
-
Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık
Babam senden çok mu istedi kalını? - Halk türküsü
- Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü
NALIN (Kelime Kökeni: Arapça naʿleyn)
-
Takunya
Çarşı hamamlarındaki nalınlar da boy boymuş. - Salâh Birsel
Birleşik Kelimeler: natır nalını
SAKIN
-
Asla
Aman matmazel, sakın dışarı çıkmayınız! - Sait Faik Abasıyanık
-
`Korkulacak bir durum olmasın` anlamında kullanılan bir söz
Sakın bulaşıcı bir hastalık olmasın!
Ata Sözleri ve Deyimler
- sakın ha!
BÂTIN (Kelime Kökeni: Arapça bāṭin)
- İç
- Gizli, görünmeyen
- Karın
-
Kuşak
O, dördüncü batından dedesi oluyor.
KADIN
-
Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen
Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler. - Abdülhak Şinasi Hisar
- Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan
- Hizmetçi bayan
- Bayan
Ata Sözleri ve Deyimler
- kadının fendi, erkeği yendi
- kadının yüzünün karası erkeğin elinin kınası
- kadın olmak
Birleşik Kelimeler: kadınana, kadın avcısı, kadın başına, kadın berberi, kadınbudu, kadındüğmesi, kadınevi, kadıngöbeği, kadın hareketi, kadın hastalıkları, kadın kadına, kadın kadıncık, kadınnine, kadın terzisi, kadın ticareti, kadıntuzluğu, kadınlar hamamı, ana kadın, ayşekadın, bohçacı kadın, genel kadın, kiralık kadın, kötü kadın, temizlikçi kadın, yazıcı kadın, bilim kadını, ev kadını, hayat kadını, iş kadını, Osmanlı kadını, salon kadını, sokak kadını
KAYIN
- Kayıngillerin örnek bitkisi olan, 30-40 metre boyunda, 2 metre çapında, kışın yapraklarını döken, kerestesi beyaz ve değerli olan bir orman ağacı (Fagus orientalis)
- Bu ağaçtan yapılmış
Birleşik Kelimeler: Avrupa kayını, doğu kayını
-
Kadın veya kocaya göre birbirlerinin erkek kardeşi, kayınbirader, ini
Sabahleyin kaynım beni bir katıra bindirdi. - Halide Edip Adıvar
Birleşik Kelimeler: kayınbaba, kayınbirader, kayınpeder, kayınvalide, kaynana
TAYIN (Kelime Kökeni: Arapça taʿyīn)
-
Asker azığı
Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum. - Erhan Bener
- Asker ekmeği
-
Savaş veya seferberlik dönemlerinde vatandaşlara karneyle dağıtılan ekmek
Çok defa kahvaltı tayınım olan bir dilim kuru ekmekle bir topak tulum peynirini bile tıkınmaya imkân bulamıyordum. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Birleşik Kelimeler: tayın bedeli, asker tayını
YALIN
- Alev
- Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı)
-
Çıplak, kınından çıkmış
Dışarıdan içeriye ellerinde yalın kasaturalarla polisler daldı. - Ercüment Ekrem Talu
Birleşik Kelimeler: yalın ad, yalın ayak, yalın cümle, yalın durum, yalıngöz, yalın hâl, yalın isim, yalın kat, yalın kelime, yalın kılıç, yalın sıfat, yalın tümce, yalın üslup, yalın yapıldak, yalın zaman, yalın zarf
YAKIN
- Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı
-
Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan
İklim ile toprağın bereketi ve insanın faaliyeti arasında yakın bir münasebet vardır. - Cemil Meriç
-
Aralarında sıkı ilgi bulunan
Her birinin muhakkak bir yakın arkadaşı vardır. - Elif Şafak
-
Benzeyen, andıran, yaklaşan
Beş dönüme yakın bahçesi bir ormanı andırırdı. - Ömer Seyfettin
-
Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan
Elli yaşında adam, ellisine yakın kadın... - Sait Faik Abasıyanık
-
Uzak olmayan yer
Yakınımızda otururlar.
-
Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba
En yakınlarından başlayarak herkese hayatı cehennem ettiği de doğrudur. - Murathan Mungan
-
Uzak olmadan
Gelin, bana yakın oturun lütfen.
Birleşik Kelimeler: yakın akraba, yakın anlamlı, yakın benzeşme, yakın benzeşmezlik, Yakın Çağ, Yakın Doğu, yakın dost, yakın göçüşme, yakın koruma, yakın sesli, Yakın Şark, yakın takip, akla yakın, cana yakın, fırtınaya yakın rüzgâr
YARIN
- Bugünden sonra gelecek ilk gün
-
Gelecek, ilerideki zaman
İnsan daima yarını düşünmeli.
-
(ya'rın) Bugünden sonra gelecek ilk gün içinde
Bin beş yüzü toka edip yarın halıyı çekeceksin. - Necip Fazıl Kısakürek
Ata Sözleri ve Deyimler
- yarından tezi yok
Birleşik Kelimeler: yarın öbür gün, bugün yarın, arkası yarın, bugünden yarına
ARŞIN
-
Yaklaşık 68 santimetreye eşit olan uzunluk ölçüsü
Bu duvarlar yerden bir arşın kadar yüksek, üstünde güzel bir parmaklığı olan duvarlardı. - Memduh Şevket Esendal
AŞKIN
-
Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş
Altı ayı aşkın bir zamandan beri hazırlanıyordu bu yolculuk. - Abidin Dino
- Benzerlerinden üstün
- Çok, fazla