Il ile Biten 5 Harfli Kelimeler

IL ile biten 5 harfli 21 kelime bulunuyor. Sonu IL olan 5 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Il ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Il olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

BAĞIL15, FAZIL15, FASIL13, HAŞIL13, TIFIL13, VASIL13, BICIL12, CIBIL12, HASIL11, HATIL10, KIZIL10, TAHIL10, AKÇIL9, ÇAKIL9, KAZIL9, TAŞIL9, ARDIL8, BATIL8, KIMIL8, NASIL7, TIRIL7

NASIL (Kelime Kökeni: Türkçe ne + Arapça aṣl)

[zarf]

  • Bir işin ne biçimde, hangi yolla olduğunu belirtmek için kullanılan bir söz

    Nasıl sevebilirse üç gönül bir tek gülü / Sen de güzelliğine kul edersin üç gönlü - Faruk Nafiz Çamlıbel

  • Bir hareketin yapılış biçimine duyulan şaşkınlığı belirten bir söz

    Falih Rıfkı Atay gibi en güzel Türkçeyi yazan bir muhabirin kaleminden bu satırlar nasıl çıktı? - Orhan Seyfi Orhon

  • İşin zorunlu olduğunu belirten bir söz

    Bu yaptıklarından sonra ona nasıl kızmam?

    Okula nasıl gitmez!

  • Ne kadar çok

    Seni nasıl seviyorum.

  • Elbette, kesinlikle

    Bak nasıl sınıfını geçecek!

  • `Ben sana dememiş miydim, gördün mü?` anlamlarında kullanılan bir söz

    Nasıl, kitap kiminmiş?

  • `Ne dediniz?` veya `iyi mi, beğendiniz mi?` anlamlarında kullanılan bir söz

    Nasıl, bir daha söyler misiniz?

[sıfat]

  • Ne gibi, ne türlü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nasıl ki
  • nasıl olmuşsa
  • nasıl olsa
  • nasılsınız

TIRIL

[sıfat]

[teklifsiz konuşmada]

  • Çıplak ve zayıf

[mecaz]

  • Parasız, züğürt

    Validenin hâli malum ... O benden tırıl... - Ercüment Ekrem Talu

ARDIL

[isim]

  • Birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, arda, halef, öncel karşıtı

[mantık]

  • Bir çıkarımda varılan sonuç

Birleşik Kelimeler: ardıl görüntü

BATIL (Kelime Kökeni: Arapça bāṭil)

[sıfat]

  • İnançlar bakımından gerçek olmayan
  • Çürük, temelsiz, asılsız
  • Boş, beyhude
  • Geçersiz

    Bütün kıymet hükümlerinin batıl ve bütün ölçülerin bozuk olduğunu ispat yolunda birbiriyle müsabaka eden muharrir ve mütefekkirlerin adedi, o devirde, sayılmayacak kadar çoktu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: batıl inanç, batıl itikat

KIMIL

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata)

Birleşik Kelimeler: kımıl kımıl

AKÇIL

[sıfat]

  • Rengi atmış, ağarmış

    Buruşuk, akçıl donlu bir bedevi. - Refik Halit Karay

  • İçinde ak renk bulunan

    İçlerinden birisi akçıl kirpiklerini kırpıştırdı, bir ölüm boyasıyla boyanmışa benzeyen dudaklarını kıpırdattı. - Nazım Hikmet

ÇAKIL

[isim]

[mineraloji]

  • Çakıl taşı

    Çakıl dolu kamyonla, klakson çalarak yapı yerine girdi. - Aydın Boysan

Birleşik Kelimeler: çakıl çukul, çakıl kuşu, çakıl taşı, çakıl yol

KAZIL

[isim]

  • Kıldan bükülmüş, çuval dikmekte kullanılan ip, sicim

TAŞIL

[isim]

  • Fosil

Birleşik Kelimeler: taşıl bilimi

HATIL (Kelime Kökeni: Arapça ḫaṭīl)

[isim]

[eskimiş]

[mimarlık]

  • Ağırlığı yatay olarak dağıtmak ve duvarların düşey doğrultudaki çatlamalarını önlemek için yatay olarak boydan boya yerleştirilen ahşap, tuğla veya beton bağlama ögesi

    İki saattir eski, sararmış hatılları sayıyordu. - Ömer Seyfettin

KIZIL

[isim]

  • Parlak kırmızı renk

[sıfat]

  • Bu renkte olan

    Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta / Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta - Ahmet Haşim

[sıfat]

[mecaz]

  • Aşırı derecede olan

    Softalar arasında kızıl bir kavga kopmuştu. - Falih Rıfkı Atay

[mecaz]

  • Komünist

[tıp]

  • Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık

[halk ağzında]

  • Altın

Birleşik Kelimeler: kızılağaç, Kızılbaş, kızılboya, kızılçam, Kızılderili, Kızılelma, kızılgeyik, kızıl ısı, kızıl iblis, kızılkanat, kızılkantaron, kızıl kıyamet, kızılkök, kızılkurt, kızılkuyruk, kızılötesi, kızılsöğüt, kızıl su yosunları, kızılşap, kızılyaprak, kızılyara, kızıl yel, kızılyörük, kankızıl

TAHIL (Kelime Kökeni: Arapça daḫl)

[isim]

  • Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat

Birleşik Kelimeler: tahıl ambarı, tahıl yemi

HASIL (Kelime Kökeni: Arapça ḥāṣil)

[sıfat]

  • Olan, ortaya çıkan, görünen

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hasıl etmek
  • hasıl olmak

Birleşik Kelimeler: hasılıkelam

BICIL

[isim]

[halk ağzında]

  • Aşık kemiğinin altında bulunan küçük bir kemik
  • Bu kemikle oynanan bir oyun

CIBIL

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Çıplak
  • Yoksul, parasız, geçim darlığı çeken