Öğ ile Başlayan 7 Harfli Kelimeler

ÖĞ harfleri ile başlayan 7 harfli 15 kelime bulunuyor. Başında ÖĞ olan 7 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde Öğ olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ÖĞÜTÜCÜ29, ÖĞÜRLÜK24, ÖĞÜTMEK23, ÖĞÜRTME23, ÖĞÜRMEK23, ÖĞRETİŞ23, ÖĞRENCİ23, ÖĞLENCİ23, ÖĞRENİŞ23, ÖĞLEYİN22, ÖĞLENDE22, ÖĞRETME21, ÖĞRETİM21, ÖĞRENME21, ÖĞRENİM21

ÖĞRETME

[isim]

  • Öğretmek işi

ÖĞRETİM

[isim]

  • Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim
  • Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi

Birleşik Kelimeler: öğretim bilgisi, öğretim elemanı, öğretim görevlisi, öğretim programı, öğretim üyesi, öğretim yardımcısı, öğretim yılı, açık öğretim, etkin öğretim, ilköğretim, ortaöğretim, teknik öğretim, temel öğretim, yaygın öğretim, yükseköğretim, dil öğretimi, gece öğretimi

ÖĞRENME

[isim]

  • Öğrenmek işi

    Öğrenme konusundaki yorulmayan açlığımı karşılayan bir okuldaydım. - Ayla Kutlu

Birleşik Kelimeler: sözel öğrenme

ÖĞRENİM

[isim]

  • Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma, tahsil

    Öğrenimini bitirmeye bir yıl kala Türkiye'deki büyük fabrika sahiplerinden çağrılar alıyormuş. - Melih Cevdet Anday

Birleşik Kelimeler: öğrenim belgesi, öğrenim düzeyi, ilköğrenim, ortaöğrenim, öz öğrenim, yükseköğrenim, zorunlu öğrenim, dil öğrenimi

ÖĞLEYİN

[zarf]

  • Öğle vakti

    Babam içki içiyordu. Bazen öğleyin de içiyordu. - Ayla Kutlu

ÖĞLENDE

[zarf]

  • Öğle vakti

ÖĞÜTMEK

[-i]

  • Tane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek
  • Ezmek, çiğnemek

ÖĞÜRTME

[isim]

  • Öğürtmek işi

ÖĞÜRMEK

[nesnesiz]

  • Kusarken veya kusacak gibi olurken `öğürtü` sesi çıkarmak

    Elini göğsüne bastırarak üst üste öğürdü. - Peyami Safa

[halk ağzında]

  • Böğürmek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • öğüreceği gelmek

ÖĞRETİŞ

[isim]

  • Öğretme işi

ÖĞRENCİ

[isim]

  • Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt
  • Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse

    Kant'ın öğrencisi.

  • Özel ders alan kimse

Birleşik Kelimeler: öğrenci belgesi, öğrenci bileti, öğrenci kimliği, öğrenci yurdu, ekstern öğrenci

ÖĞLENCİ

[isim]

  • İkili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı

ÖĞRENİŞ

[isim]

  • Öğrenme işi

ÖĞÜRLÜK

[isim]

  • Öğür olma durumu

ÖĞÜTÜCÜ

[sıfat]

  • Öğütme özelliği olan

[isim]

  • Öğütme işini yapan makine

[isim]

  • Kâğıtçılıkta gerekli özelliklerdeki kâğıt veya karton hamuruna istenen bazı özellikleri kazandırmak için sulu ortamda elyaflı maddelerin işlenmesinde kullanılan diskli veya konik rotor ve statoru olan makine

Birleşik Kelimeler: öğütücü diş